Tarsus’ta Kurtuluş savaşından bu yana kurulan büyük işletmeler Tarsus’a ve ekonomisine hayat vermiştir.
Öyleki Tarsus’un ilk büyük sanayi işletmelerinden birisi Rasim Dokur’un sahibi olduğu Dokuma fabrikasıdır. Bu büyük fabrika kurulduğunda dokumanın dumanının tütmesi için büyük bir baca yapılmıştır. Bu baca yıllar geçmesine rağmen bugünde dimdik ayaktadır. Fabrika yıllar önce yıkılmış olmasına rağmen halen İsmetpaşa mahallesinde bir abide gibi durmaktadır. Bir ara yıkılma tehlikesi geçiren bu baca koruma altına alınmış, çevresi demir kelepçelerle sarılmış ve bulunduğu meydanda korunmaktadır. Bu bacanın çevresi geçen yıl Park haline getirilmek istenmiş. Ancak projesi hala hayata geçirilmemiştir. Umuyor ve inanıyorum ki, Rasim Dokur Fabrikasının bacası korunduğu gibi çevresine yapılacak büyük bir park da rahmetli hayırsever insan Rasim Dokur’un adını yaşatacaktır.
Bizler Tarsus’la özdeşleşen, geçmişimizi hatırlatan bu büyük bacanın dimdik ayakta durması nedeniyle o günleri hatırlamakta, yeni nesile de bu bacanın ve Rasim Dokur fabrikasının önemini, yaptığı işlevi anlatabilmekteyiz.
Tarsus’ta, Kurtuluş Savaşı yıllarında Türk Ordusunun bez ihtiyacını ücretsiz olarak karşılayan fabrikadan yadigar kalan 27 metre yüksekliğindeki baca, halen İsmetpaşa mahallesinin de simgesi halindedir.
Tarsus'un İsmetpaşa Mahallesi'nde 1911 yılında kurulan ve Türkiye'nin ilk iplik ve dokuma fabrikalarından biri olan Rasim Dokur İplik ve Dokuma Fabrikasının ayakta kalan tek bölümü olan bacası, yıllara direnmeye çalışırken deprem nedeniyle hasar görünce, yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.
Kurtuluş Savaşı sırasında, işletme sahibi tarafından maddi karşılık beklemeden Türk Ordusunun bez ihtiyacını karşılanması, işletmenin ilk sanayi fabrikalarından biri olması ve tarihi dokusu nedeniyle, baca Tarsus Kaymakamlığının girişimiyle bakıma alındı.
İşletmeden geriye tek kalan bölüm olan 27 metre uzunluğundaki bacanın depremde hasar görmesi üzerine çevresinin çelik telle sarılarak güçlendirildi.
BERDAN BACASI..
Yine Rasim Dokur fabrikasının tarihi bacası gibi şehrimizdeki bir başka büyük tekstil kuruluşu olan Berdan fabrikasının da simgesi durumuna gelmiş olan büyük bacası geçen yıl fabrika yıkılmış olmasına rağmen dimdik ayakta idi. Hatta bu simge olmuş baca da yıkılmayacak, simge olarak korunacaktı.
Bu konuda Berdan 1 fabrikasının eski yerini satın alan firma yetkilileride söz vermişlerdi. Bu söz bizlere teminat olarak görülmüş, içimizi rahatlatmıştı.
Ancak kısa bir süre önce Berdan 1 fabrikasının eski yerinden geçerken etrafı saç levhalarla çevrili alanın içinden gökyüzüne doğru yükselen bacayı göremeyince önce gözlerime inanamadım. O koskoca alanın etrafında iki kere turladım.
Ya ben rüya görüyorum dedim kendi kendime, yada gözlerim beni kandırıyor..
Ama iki kez dolaştığım halde bacayı göremedim. 3 metrelik saç levhaların yanından yükselen yaklaşık 30 metre yüksekliğindeki Berdan’ın bacasını görememek imkansızdı.
Öyle ki, Fevzi Çakmak mahallesinde ve Karakaya Çarşısının olduğu mevkiide iki ayrı kişiye "Burada bir baca vardı. Ne oldu acaba?" diye saçma sapan sorular sordum.
Adlarını bile bilmediğim, tanımadığım o iki kişi de "baca yıkıldı abi" dediklerinde inanmak zorunda kaldım Berdan’ın simgesinin yerle bir olduğunu..
Oysa bu baca korunmalıydı ve tarihe tanıklık etmeliydi.
Benim gibi düşünen Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz da konunun gazetemizde haber olarak çıkması ve benim bu köşemden yayınlanması sonrasında yurtdışından dönünce bir açıklama yapma gereği duymuş.
Başkanın açıklamalarını dün gazetemizde manşetten verdik…
Başkan Kocamaz, Tarsus'ta 1951 yılından itibaren Türkiye ve dünyaya tekstil ürünleri üreten ve tekstil sektörünün krize girmesiyle kapanan Berdan-1 fabrikasında bulunan bacanın yıkılmaması için belediyenin yaptığı girişimler olumlu sonuçlanmamasından büyük üzüntü duyduğunu açıklıyordu.
Kapanmasının ardından bir alış veriş merkezi'ne satılan Berdan-1 fabrikası içerisinde bulunan bacanın yıkılmaması için Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, Anıtlar Yüksek Kurulu'na müracaat ederek bacanın tescillenmesini talep ettiklerini yapılan müracaat neticesinde Anıtlar Yüksek Kurulu bacanın tarihi değeri olmadığı 1950'li yıllarda yapıldığı ve bacanın tehlike arz ettiği yönünde rapor verdiğini açıkladı.
Rapor doğrultusunda bacanın her hangi bir can ve mal kaybına neden olmaması için yıkımı gerçekleştirilmiş.
Oysa bu Baca, Berdan Tekstil ile özdeşleşmişti. Berdan-1 yerine yapılacak alışveriş merkezinin projesinde de baca yer alıyordu. Yani orayı satın alanlar, bu bacayı yıkmamaya, yıktırmamaya söz vermişlerdi..Anıtlar Yüksek Kurulu'na yapılan müracaat neticesinde bacanın tehlike arz ettiği belirtildi ve bacanın yıkımı firmaca gerçekleştirildi.. Tüm Tarsusluları üzen konu bizi de çok üzmüştür.