Şifremi unuttum | Üye Ol
    GÜNDEM   |  SİYASET   |  SPOR   |  DÜNYA   |  EKONOMİ   |  MAGAZİN   |  MEDYA   |  EĞİTİM   |  SAĞLIK   |  TEKNOLOJİ   |  YEREL HABER   |  FOTO GALERİ 
   
 
 
 
 
Tantan'dan Şeyh Sait Dersi
  Alper MERT   alpermertt@gmail.com 29 Haziran 2010 Salı  

Benim için bu ülkenin şuanda en büyük değeri ve vatanseverlerin en üstteki siyasetçisi Sadettin Tantan'dır. Bunun için söylediği her sözü kayıt altına alır. Arşiv yaparım, böyle bir değerin söyledikleri bir Türk genci için her zaman klavuz görevi görecektir. İşte size PKK'nın kökünü oluşturan ama AKP'nin ve cemaatçilerin halk kahramanı olarak gösterdiği Şeyh Saidin gerçek yüzünü ortaya koyan bir Sadettin Tantan açılımı. Beni araştırmamakla ve bilgisizlikle suçlayanlar acaba sayın Sadettin Tantan'ın bu sözlerine nasıl yorumlar yapacaklar çok merak ediyorum. Biz araştırıyoruz arkadaşlar hiç merak etmeyin. Öğreniyoruz, öğretiyoruz. Sizin işinize gelmiyor diyek biz cahil olmayız ama zamanı gelince sizin hainliklerinizi de resmi kayıtlara geçireceğiz. Ama acele etmeyin yavaş, yavaş. İntikam soğuk yenince lezzetli olur. Bakın biz size sabr gösteriyoruz. Sizde bize biraz sabır gösterin ayrıca daha birşey yapmadık. Yapınca panik olun şimdi değil. Bu ülke sahipsiz değil sevgili PKK dostları meydanı boş zannetmeyin. 

 


 
“Şeyh Sait İngiliz Emellerine Hizmet Etmişti…”
 
Diyarbakır’da bugün başlayan “ŞEYH SAİT”i anma toplantılarının perde arkasını Türk milleti bilmek zorundadır. Çünkü 2000’lerde Türkiye özellikle etnik ve dini temelde ayrıştırılmak istenmektedir. Ve Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında İngiliz emperyalizminin kışkırttığı bu sözde isyanın arka planı bugün yaşananları da anlamamız için önemlidir.
 
 
Ne yaşanmıştır o zaman?
 
Şeyh Sait isyanı İngiliz çıkarlarına hizmet etmektedir
 
-Şeyh Sait isyanı esas itibariyle İngiliz çıkarlarına hizmet eden bir olay olarak tarihimizdeki yerini almıştır.
 
I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nın hesaplarının görüldüğü Lozan Konferansı'nda üzerinde çetin tartışmaların meydana geldiği konu “Musul Meselesi” olmuştur. Türkiye için hayatî bir öneme sahip olan Musul, müzakerelere ve müttefiklerine hâkim olan İngiltere için de gerek zengin “petrol kaynakları” ve gerekse “Hindistan yolunun emniyeti” bakımından ele geçirilmesi zorunlu görülen stratejik ve iktisadî öneme sahip bir bölge idi. Türkiye için ise asgari vatan sınırlarını ifâde eden Misâk-ı Millînin vazgeçilmez bir ilkesi idi.
 
Lozan’da taraflar Musul meselesi konusunda anlaşamadılar. Bu meselesinin çözümü, ileride yapılacak görüşmelere bırakılarak 24 Temmuz 1923'de Lozan Barış Antlaşması imza edildi. Antlaşma’nın üçüncü maddesinin ikinci paragrafında yer alan Musul konusundaki hüküm şu şekildeydi:
 
"Türkiye ile Irak arasındaki sınır, işbu antlaşmanın yürürlüğe girişinden başlayarak 9 aylık bir süre içinde Türkiye ile İngiltere arasında dostça bir çözüm yoluyla saptanacaktır. Öngörülen süre içinde iki hükümet arasında bir antlaşmaya varılmazsa Musul meselesi Milletler Cemiyeti Meclisi'ne götürülecektir".
 
Mustafa Kemal Musul’u anavatanın parçası olarak görüyordu
 
M. Kemal Paşa’da başlangıçtan itibaren Musul'dan vazgeçilmesi yönünde herhangi bir temayül görülmemişti. Değişik tarihlerdeki demeçlerinde Musul'un anavatandan ayrılmaz bir Türk yurdu olduğunu defalarca vurgulamıştı. Lozan Konferansı sonrasında Musul konusunun çıkmaza girmesi, Türkiye'yi, bölgeyi savaşarak kazanma düşüncesine yöneltti. Konferansın başarısızlığa uğraması hâlinde karşılaşılacak güçlükler için Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Riyaseti tarafından “çok gizli” kaydıyla bir harekât plânı hazırlanmış, fakat tatbik safhasına konulmamıştı.
 
M. Kemal Paşa ve İsmet Paşa, Musul üzerine bir askerî harekâtı çeşitli zamanlarda müzakere etmişler, hatta Kâzım Karabekir Paşa'ya Musul'un alınması için teklifte dahi bulunmuşlardı. Esasında bütün bu askerî çözümle ilgili düşünceler, T.B.M.M. hükümetlerinin ve M. Kemal Paşa'nın Misâk-ı Millînin gerçekleştirilmesi hususundaki hassasiyetinden kaynaklanmaktaydı.
 
Bu arada uyuşmazlığı gidermek amacıyla 19 Mayıs 1924'de İstanbul'da İngiltere’yle başlayan ikili görüşmelerde İngiltere'nin Irak lehine Hakkâri üzerinde de hak iddia etmesi üzerine Konferans'tan sonuç alınamamıştı. Bunun üzerine İngiltere Musul meselesini 6 Ağustos'ta Cemiyet-i Akvam'a götürdü. Cemiyet-i Akvam Musul meselesini 20 Eylül 1924'te görüşmeye başladı. Görüşmelerde Türk tarafı daha önceki görüşlerinde ısrar ederek Musul'da bir plebisit yapılmasını istediyse de İngiltere bu talebi de "bölgede yaşayan halkın cahil olduğu ve sınır işlerinden anlamadığı" gerekçesiy1e kabul etmedi. Milletler Cemiyeti, 30 Eylül 1924'te bir soruşturma kurulu kurulmasını kararlaştırmıştı. Türkiye soruşturma kurulu raporunun İngiltere lehine çıkacağının farkındaydı. Dolayısı ile gerekirse Musul’a müdahale için askeri hazırlıklara başladı.
 
İsyan Musul direnişimizi kırdı
 
İşte 13 Şubat 1925'de meydana gelen Şeyh Sait İsyanı, Musul'un kaybedilmesine zemin hazırlayan olaylardan birini teşkil etti.  İsyan, Türkiye'nin Musul'daki iddiasını zayıflatmıştı. I. Dünya Savaşı'ndan itibaren bölgedeki Kürtleri destekleyen İngilizler, İngiliz tarihçi Arnold Joseph Toynbee'nin belirttiği gibi, “Musul'u işgal ettikleri andan itibaren Kürt milliyetçiliğini teşvik etmişler” ve “Şeyh Sait İsyanı'ndan istifade etmek suretiyle birtakım yararlar sağlamışlardı”. İsyan ile birlikte, Türk-Kürt ayrılığının ortaya çıkarılması, Musul’un Türkiye'ye verilmesi tezi zaafa uğratmıştı. İsyanla uğraşan bir Türkiye, Musul meselesinde göstermesi gereken direnişi ortaya koyamamıştı.
Nitekim sonraki gelişmeler İngiltere’nin istediği şekilde cereyan etti. İç güvenliğin tehlikede olduğu bir ortamda Musul meselesinden dolayı yeni bir savaşı göze alamayan Türkiye 5 Haziran 1926 tarihinde İngiltere ile Ankara Antlaşması'nı imzalamış ve Musul’u İngiliz mandasına terk etmek zorunda kalmıştı. 
Sonuçta Şeyh Sait isyanı Türkiye’yi Musul’dan vazgeçmeye zorlayan bir olay olarak tarihteki yerini aldı.
 
Bu tarihsel konu bilindiğinde, bugün de yapılmak istenenin ne anlama geldiği ortaya çıkmış bulunmaktadır. Emperyalizm, etnik- dini anlamda ulus devletleri bölmekte, 1920’lerde olduğu gibi siyaset ve sivil toplum arenasında da bugün kendisine “panayır çakalları” aramaktadır. Bu yılki anma toplantılarını PKK terör örgütünün siyasi uzantısı olarak davranan bir partinin de desteklemesi aslında bize çok şey anlatmaktadır.
 
Biz YURT PARTİSİ olarak, geçmişte din ve vatan konusunda hiçbir hassasiyeti olmayan bu tür grupların bugün “milletin dinini koruyormuş” gibi yaptığı eylemlere karşı Türk halkını ve yetkilileri uyarıyoruz. Yanı başımızda Irak örneği yaşanırken, orada bir medeniyet çökertilirken, ülke, din ve mezhep doğrultusunda bölünürken, 1920’lerde İngiliz emperyalizminin “kuklası” olmuş bir isyanı savunmak, Türkiye’yi bölgesinde güçsüzleştirmekten başka bir şey değildir.
Tarih gerçekleri ne güzel ortaya koyuyor değil mi? Allah'tan Sadettin Tantan gibi değerlerimiz varda bazılarının halk kahramanı olarak gösterdiklerinin gerçek yüzlerini öğrenebiliyoruz. Teşekkürler Sayın Tantan yolumuza ışık tuttuğunuz için teşekkürler... 

 


Bu yazı 1272 defa okunmuştur.
 Yorumlar  -   Yorum Ekle

Gönderen: talha

PKK, AKP OMUZ OMUZA TÜRK MİLLETİ ...... İKİ .....

01 Temmuz 2010 Perşembe


 Yazarın Diğer Yazıları
 
 
 
A. Raif Öztürk

Avantajlar sezonu ÜÇ AYLAR başladı.
 
 
 
 
 
Naif KARABATAK

Fenerbahçe Savunması!
 
 
   
 
  HAVA DURUMU

Hava Durumu ISTANBUL
16/9
Şehir Seç »   
 
  DÖVİZ KURLARI
   Alış  Satış  
  USD  1,4570  1,4640  
  EURO  2,1902  2,2008  
  GBP  2,4021  2,4147  
   ÇOK OKUNANLAR
  Pelin Hürremin kızı olacak!!!
Karahan reyting rekortmeni diziye Meryem Uzerli'nin hayat verdiği Hürrem Sultan'ın fettanlık konusunda kendisini aratmayan kızı Mihrimah Sultan karakteriyle dahil olacak.
2   Ahmet Çakar Kanal t Ana Haber'de
3   TEM'de poşet içinde ceset
4   İkinci kez tecavüz edince...
5   En uzun podyum yürüyüşü
6   Hak yerini buldu
7   Meclis'te sert tartışma
8   Somali'de bir Türk öldürüldü
9   Üniversitede dehşet!
10   Korkunç dakikalar!
   YAZARLAR
      A. Raif Öztürk
      Naif KARABATAK
      Mehti SARAÇ
      Gündoğdu YILDIRIM
      Fuat TÜRKER
      Fethi AKAR
      Müge ORUÇKAPTAN
      Yakup BONCUK
      Güngör URAS
      Eshabil ÜSTÜNDAĞ
   ÇOK YORUMLANANLAR
   ANKET
Cumartesi Günü Mesaisi'ni destekliyormusunuz?
Destekliyorum
Desteklemiyorum
   ŞANS OYUNLARI
21/04/2012
2-9-14-22-32-38
18/04/2012
4-14-17-18-28-10
 
   GAZETELER

 
 
ANA SAYFA   |   GÜNÜN TÜM HABERLERİ   |   MODA OLANLAR   |   ARŞİV   |   ZİYARETÇİ DEFTERİ   |   KÜNYE   |   REKLAM   |   CANLI YAYIN İZLE  |   İLETİŞİM
 
RSS | Add to Google Haberingundemi.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Haberin Gündemi sorumlu tutulamaz.