Bugünkü yazımız gerçekten çok sıkıcı bir yazı olacak..
O nedenle size bir fıkra anlatarak konuya gireyim..
Çok eski yıllarda halk padişahın koyduğu vergilerden sıkılmış. Bir vergi varken arkası arkasına yeni vergiler eklenince sırtlarındaki kambur iyice büyümüş, taşıyamaz olmuşlar. Bunun üzerine İnsanlar bu hususta sıkıntılarını padişaha anlatmaya ve aman dilemeye karar vermişler. Bektaşiye giderek “Aman ağam,bu vergilerden öldük bittik. Toplanıp kral hazretlerinin yanına gidelim,bu vergiler çok yüksek,ödeyemiyoruz. Vergileri geri indirin diyelim” demişler.
Bektaşi de “olur” demiş. 100 kişilik bir grup toplanmış. Bektaşi önde 100 kişi arkada saraya varmışlar. Padişahın huzuruna davet edilmişler. Bektaşi önden girmiş,padişahın huzuruna gelmiş.
“Derdiniz” nedir? diye sormuş padişah.. “Biz” diyerek söze başlamış Bektaşi.. O anda arkasını dönüp 100 kişilik halk topluluğunu gösterecekken bakmış ki arkasında bir Allahın kulu yok..
Bunun üzerine..
-Padişahım, bizden aldığınız vergiler az. Ülkemiz ve milletimiz, saray giderleri için şimdiki verginin iki katı daha vergi ekleyin, halkta ülkesi için daha çok katkıda bulunsun” demiş.
Sonra Padişah hazretlerine sağlık, sıhhat ve afiyetler dilerek huzurundan ayrılmış.
Saraydan çıktığında bile etrafta kendisi ile yola çıkan kimse yokmuş.
Şimdilerde tam da bu hikaye yada fıkraya uygun bir olay yaşanıyor..
Tarsus eski SSK Hastanesinin yani 70. Yıl Devlet ve Tarsus Devlet hastanelerinin "Tarsus Devlet Hastanesi"adı altında birleştirilmesi işlemine karşı çıkmak, sağlık çalışanlarının tam gün çalıştırılması olayına tepki göstermek için yetkili bir sendika başkanı Tarsus’a geliyor.
Bu konuda ileride sıkıntı yaşanacağı gün gibi ortada.Bunun için biz basın mensupları olarak halkımızı aydınlatma ve ileride olacakları gözler önüne serme gayretinde iken maalesef halkımız,sivil toplum kuruluşları ve sağlık çalışanları beklenen ve gereken tepkiyi nedense göstermiyorlar.
Bu hususta geçtiğimiz günlerde Türk Sağlık-Sen Mersin Şube Başkanı Ümit Turhan Tarsus’a geldi. Yanında Tarsus hastane temsilcisi bir arkadaşı ile iki hemşire dışında kimsecikler yoktu. Oysa sorduğumuzda Ümit Turhan, Tarsus’ta 290 cıvarında üyeleri bulunduğunu açıklıyor ve diğer iki sendikadan daha çok üyeleri olduğunu, Tarsus Devlet Hastanesinde yetkili sendika olduklarının altını çiziyordu.
Tam da hikaye veya fıkradaki gibi...
Sonuçta üç sendikanın bulunduğu sağlık sektöründe 500 cıvarında sağlık çalışanının sendikalı olduğu ortada iken 70. Yıl Devlet ve Tarsus Devlet Hastanelerin "Tarsus Devlet Hastanesi"adı altında birleştirilmesine tepki beklenenin tam aksine yok denecek kadar azdı..
Şube Başkanı Ümit Turhan, 70. Yıl Devlet Hastanesi önünde yaptığı basın açıklamasında, iki devlet hastanesinin birleştirilmesinin birçok yönden sakınca teşkil edeceğini ve sağlık hizmetlerinin sekteye uğrayacağını belirtti.
Turhan, 'Tüm bu olumsuzluklar nedeniyle hastanelerin birleştirilmesine itiraz ederek, yürütmenin durdurulması amacıyla dava açtık. Hukuk mücadelemiz sürüyor. Biz halkın daha sağlıklı sağlık hizmetini almasını istiyoruz' dedi.
Ümit Turhan yeni Devlet Hastanesi önünde şunları söyledi:
"Türkiye’de sağlıkta uzun süredir gündemde olan tam gün yasa tasarısı meclis genel kurulu gündemine gelmiştir. Kısa zamanda görüşülerek yasalaşması beklenmektedir.
Türk Sağlık-Sen olarak öncelikle ifade etmek isteriz ki, devlette millete hizmeti kutsal bir görev olarak görüyoruz. Bu görevde hekimlerimizin tam gün çalışmasını olumlu buluyoruz. Fakat,yasa tasarısı bu haliyle eksiklikler ve adaletsizliklerle doludur.Biz yamalı ve sorunlu bir tam gün yasası yerine doğru düzgün, çalışanların haklarını koruyan ve genişleten bir yasa talep ediyoruz.
Yasa bu haliyle bizim beklentilerimizi karşılamaktan çok uzaktır. Tam gün çalışma ile tam gün yasası farklı anlmlar içermektedir. Bu nedenle Türk Sağlık-Sen olarak tam gün çalışmaya evet. Fakat bu haliyle tam gün yasasına hayır diyoruz.
Bu yasada istediğimiz değişiklikleri bir mektupla dile getirdik." diyerek konuyu açıkladı. Bu hususta yakında mektuplu fakslı eylem eylem başlatacaklarını da açıkladı.
Başkan "Mektuplarımız tüm sağlık çalışanlarının benimsediği bir tam gün yasası çıkkarılması için yapılan bir çağrıdır. Bu yasayı çıkaracak sayın milletvekillerimize buradan sesleniyorum. Mektupları okuyup insafa gelin. çalışanın istediği hayırlı birişe imza atın. Sağlık çalışanlarını sevindirin" diye tamamladığı konuşmasından sonra kendilerine de bu durumu sorduk.
-Sayın başkan siz üyelerinizin hakkını arıyorsunuz, onlar için kalkıp Mersin’den Tarsus’a gelmişsiniz. Ama 300 kişi olmanız gerekirken 3-4 kişi ile açıklama yapıyorsunuz. Yani sizin üyeleriniz bile kendi sorunlarına sahip çıkmıyor, size destek vermiyor" dediğimizde içindeki şüpheyi ortaya koyuyordu:
-Üyelerimiz sindiriliyor, açıklama yapılırken kamera ve basın önüne çıkmaya çekiniyor. Çünkü bu kez işten atılma,sindirilme,başka yere sürülme gibi sıkıntılar yaşıyor" diyerek kendince bir mazeret gösterdi.
Oysa bu eylemler zaten kendi haklarını korumak için yapılırken, kendileri size ve kendi haklarına sahip çıkmak için meydana inmiyorsa, o zaman sendikaya ne gerek varki?
Gülermisiniz,ağlarmısınız?
Veya aradığınız haklarınızı bu şekilde nasıl alırsınız?
Asıl cevap verilmesi gereken bu sorulardır..
**
Konuyu hikayeyi veya fıkrayı düşünerek kıyaslayacak olursak...
Üç sendikanın 500-600 veya her ne kadar üyesi varsa Hastanedeki eyleme katılmazken, mektup veya faks eylemine de aynı şekilde ilgisiz kalacakları gün gibi aşikar...
Sözün Özü:
Siz bu zihniyette olursanız, sırtınıza basıp çıkan çok olur..
Tel. 0537. 412 8900
18 OCAK 2010