Başlıktan da
anlaşılacağı üzere,
bu bir şikayet yazısıdır.
Bir Adıyamanlı olarak,
Ak Kadrolarla dolu partinize
belediye başkanımızı
yakıştıramıyorum.
***
Belediyenin, belediyeciliğin
ne olduğunu siz çok ama,
çok iyi biliyorsunuz.
Koca şehir İstanbul’da
ekibinizle birlikte yaptığınız
hizmetleri inkar eden
nankördür.
Bir talihsizlik eseri
o kutsal görevden daha
süreniz dolmadan ayrıldınız.
O malum yere girdiniz.
Siz de çok iyi biliyorsunuz ki,
‘Her işte bir hayır vardır’
Yıllar sonra başımıza
Başbakan olarak geldiniz.
Ve yine muhteşem bir ekiple
bu defa koca devleti yönetmeye
çalışıyorsunuz.
“Ülke yönetmek belediye
yönetmeye benzemez”
dediler, aldırmadınız.
Hakkınızda çok sayıda
iddialar ortaya attılar,
“Durmak yok yola devam”
dediniz.
Her yaptığınız konuşma,
bir ders niteliğindeyken
maalesef kadronuzda bulunan
Adıyaman Belediye Başkanı
duymadı, görmedi.
Gözleri var görmezler,
kulakları var, duymazlar…
***
Ne dediniz hep;
“Ak Parti kimsenin
babasının malı değildir.
Bu görevi bize halk
verdi halk alır. Kimse oturduğu
koltuğa yapışmasın.
Halktan uzak durmak,
Bizim anlayışımızda olmadı
olmayacak. İç içe olacağız.
Uzak duranları gördük.
Kaybolup gittiler”
Sizin hiçbir konuşmanızda;
“Ben” yoktu.
Hep “Biz” dediniz.
“Ak Parti” dediniz.
O yüzden;
dediklerinize tezat
belediye başkanımızı,
size şikayet ediyorum…
Adını bile söylemiyorum
benim dilimdeki adı,
Bay Başkan…
Siz ve O… !
***
Siz,
Birinin elini sıkarken başınız dik,
gözünüz, karşınızdakinin gözünde.
O,
Birinin elini sıkarken, başı aşağıda,
gözü yerdeki karıncada.
Siz,
Hakkınızda yazılan yazıların
sahipleriyle kendiniz olmasa bile
ekibiniz konuşurken,
O,
Bırakın kendisini, ekibi bile kaçıyor.
Siz,
Bir hizmeti yaptığınızda
hiçbir yere “Tayyip Erdoğan yaptırdı”
ibaresini yazmazken,
O,
Her yere kendi adını,
koca harflerle yazdırıyor.
Siz,
Basının karşısına aslanlar gibi,
Kasımpaşalı gibi er meydanına çıkarken,
O,
Aman gazeteciler bana
soru sormasın derdinde.
Ve Siz,
Koskoca İstanbul’a kendi
imkanlarınız, kendi kaynaklarınızla
hizmet ederken,
O,
Arkasında bugüne dek,
hiçbir hükümetin olmadığı
kadar güçlü olan Ak Parti
olmasına rağmen bir otogar
bile yaptıramadı...
***
Daha Sizin,
Ekonomi,
Sağlık,
Sosyal Güvenlik,
Sosyal Yardım,
Eğitim,
Tarım,
Ulaşım ve Haberleşme,
Güvenlik,
Enerji,
Dış politika,
Kadın ve Aile,
Adalet, Turizm,
Toplu Konut,
Çevre ve Orman,
Doğal Afetler,
Köydes alanlarındaki
icraatlarınızı yazmadım.
Hele ki,
Türkiye Cumhuriyeti’ni
bölmek parçalamak isteyenlere
karşı çalışmalarınızı yazmadım.
***
Beğeniriz beğenmeyiz
bir sürü icraatınız var.
Muhalefetiniz var.
Ama Bay Başkan
Koca şehirde rakipsiz.
Arkasında Siz varsınız.
Ama gelin görün ki,
hiçbir şeyi yok.
***
Sayın Başbakanım,
Bay Başkanı aylarca yazdım.
Ondan ihale istemedim,
iş istemedim.
Sadece ismini yazdığı
tabelaları değiştirmesini
istedim.
Örnek;
“Abuzer Gaffari Türbesi'nin
Çevre Düzenlemesi ve Çeşmesi
Belediye Başkanı M.Necip
Büyükaslan Döneminde
2007 Yılında Yaptırılmıştır”
Bu tabelanın, böyle değil de;
“Abuzer Gaffari Türbesi’nin
Çevre düzenlemesi ve
Çeşmesi Adıyaman Belediyesi
Tarafından 2007 Yılında
Yaptırılmıştır”
Böyle olmasını istedim.
Ama o ne yaptı?
“Hurşit’tir kendi
söyler kendi işitir”
misali hiç oralı bile olmadı.
***
Şunu da belirteyim
Sayın Başbakanım,
Daha önce belediyenin
yaptığı birçok hizmeti de
gördüm ve kaleme almaya
çalıştım.
“Başarıya başarı” dedim,
teşekkür ettim.
Elbette ki, hizmet güzel.
Hele bir de mübarek
yerlere ve kişilere
sahip çıkılırsa…
***
Siz de çok güzel ve
hayır işleri yapıyorsunuz.
Ben şahsım adına,
isminizi tabelalarda görmedim.
Kaldı ki,
Siz böyle bir durum karşısında
kayıtsız kalmazsınız.
Anında isminizi sildirirsiniz.
***
Ben sizi çok iyi tanıyorum.
Siz hiçbir şeyi unutmazsınız.
İstanbul Büyükşehir
Belediye Başkanı olarak
katıldığınız son
Avrasya Maratonu’nu da
unutmamışsınızdır.
Bir gün önce,
Milli takımımız
Almanya’yı yenmişti…
***
Neyse Sayın Başbakanım,
konumuz o değil.
Rüzgarınızı arkasına alan ve
yüzde 50 oy oranıyla seçilen
Bay Başkan.
İnanıyorum ki
bu yazı size ulaşacaktır.
Şahsım ve Adıyaman Halkı adına
saygı ve sevgilerimi sunarım.