Bu yazıyı hakkı yenen bizlerin hakkını araması ve hakkında alınan kararlar hakkında bilgi sahibi olması için yoğun istek üzerine yazıyorum. Birçok arkadaşım bu konuyu gündeme getirmem konusunda ricada bulundu. İşte elimizden alınmakla aynı seviyeye getirilmeye çalışılan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortasının içeriği. AKP yine Anayasa refarandumu rüzgarını estirirken çaktırmadan bir hakkımız daha elimizden alıyor. Bu yasa Avrupa'nın birçok yerinde de bu şekilde uygulanıyor ama onlar bizim gibi 3 kuruşa 18 saat çalışmıyor, emekli olunca da 3 kuruşa mahkum edilmiyor. Öncelikli olarak Türk halkının yaşam kalitesi yükseltilir ondan sonra kanun değişiklikleri yapılır. Türkiye'de siyasi irade vermeden almaya çok alıştı. Bu alışkanları bozmak için bu yazının içeriğini her ortamda insanlara anlatalım ki uğradığı hakızlığı ve çekeceği acıları herkes farkına varsın.
Şu anda mecliste bekleyen 5510 sayılı (Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) yasa tasarısı eğer yasalaşırsa pek çok hakkımızı kaybedeceğiz.
Sağlık ve sosyal güvenlik haklarımızda oluşacak kayıplardan bazıları şöyle:
Zaten kadınlar için 58, erkekler için 60 olan emeklilik yaşı
hem kadınlar, hem de erkekler için 65'e çıkarılacak. (Madde 28)
Emekliliğe hak kazanabilmek için yakın zamanda 5.000'den 7.000 güne çıkarılan prim ödeme zorunluluğu 9.000 gün prime çıkacak. (Madde 27)
Emekli maaşları % 23 ila % 33 arasında düşürülecek.(Madde 29)
Yıpranma hakkı gasp edilecek
Aylık geliri 139,6 YTL'den fazla olan bütün vatandaşlar her ay 73 ila 475 YTL Genel Sağlık Sigortası primi ödemek zorunda kalacak. (Madde 88)
Sadece ayakta tedavi olununca değil; hastalık, kaza, ameliyat gibi nedenlerle hastaneye yatmak gerekince de 'katılım payı' adı altında para ödenecek. (Madde 68)
'Katılım payı' gerektiğinde beş katına kadar arttırılacak. (Madde 68)
Bütün sağlık hizmetleri paralı olacak.
Sağlık hizmeti alabilmek için bu ülkenin vatandaşı olmak, üstelik vergi ödemek, dahası Genel Sağlık Sigortası primi yatırmak, hatta bir de 'katılım payı' ödemek yetmeyecek. Şimdi bir de 'ilâve ücret' adı altında para ödemek gerekecek. (Geçici Madde 5)
Bütün dünyada anne sütünün önemi yeniden anlaşılır ve emzirme teşvik edilirken Türkiye'de 'sigortalının çocuğuna bir ay anne sütü yeter' mantığı geçerli olacak. Daha önce doğum yapan sigortalılara altı ay süreyle verilmesi öngörülen emzirme yardımı bir aya düşürülecek.
Hastalanan sigortalılara verilen iş görememezlik ödeneği% 16 azalacak. (Madde 18, 19, 80)
Emekli Bağ-Kur'lularının maaşından 10 yıl süreyle % 10 oranında Genel Sağlık Sigortası primi kesilecek. (Madde 88)
Primini ödeyemeyen vatandaşlar sağlık hizmeti alamayacak, hastane kapılarından geri dönecek. (Madde 88, 89 ,90)
Primini ödeyemeyen çiftçilerin pamuğuna buğdayına, üzümüne tütününe el konulacak. (Madde 87)
Şu anda sadece Türkiye'de değil dünyanın pek çok ülkesinde benzer politikalar uygulanmaya çalışılıyor. Devletler sosyal güvenlik ve sağlık harcamalarını azaltma çabasındalar. Fransa ve Yunanistan'da büyük grevler ve yürüyüşlerle bu yasalar engellenmeye çalışılıyor. Şu an yasanın getirecekleri ile ilgili yeterli farkındalık yok. Biz de bu yasayı engelleyebiliriz. Biz karşı koyarsak bu yasayı geçiremezler! Türkiye'de bu yasanın geçirilmesinin altındaki en büyük gerçek ülkemizde kendilerine istedikleri kadar pazar bulamayan özel sigorta şirketlerine rant ortamı yaratmak insanlarımızı ssk'dan uzaklaştırıp, ABD sigorta şirketlerine muhtaç etmektir. Arkadaşlar gelecek bizim için bu kafa ile gelmeyecek. Yalan gündemleri bırakalım vatandaş artık kendi gündemini yaratmak zorunda. Siyasiler kendi istedikleri suni gündemlerle bizi uyutup arkamızdan yüzlerce dolap çeviriyorlar. Vatandaş artık araştırmalı ve uğradığı haksızlıklara sessiz kalmamalı.