Türkiye yaklaşık 50 yıldır az gelişmiş ülke olarak anılır ve bize göre ne yapsa, ne etse gelişmiş ülke düzeyine ulaşamaz. Avrupalılar hep bizi geri bırakmak ister hep böyle düşünürüz biz. Ancak ortada bazı gerçekler var. Biz ne iş adamı, ne siyasetçi, ne sporcu, ne doktor hatta nede gazeteci yetiştiremiyoruz. Çünkü biz paraya tapan bir milletiz. Allah kitap diyenimizde, Allahı tanımam diyenimizde tek ortak bir nokta için aynı masada el sıkışır o da para. Para ve mal hırsı o kadar içimizi kaplamışki ne vatan sevgisini, ne gururunu nede insan hayatını takan kalmamış. Hiç kimse inkar etmesin. O kadar paracı olduk ki Allah'tan korkacağımıza, ölümden korkar hale geldik. Ne dinimizi adam gibi yaşatıyorlar, ne vatan sevgisini, ne atatürk sevgisini adam gibi yaşatıyorlar kim yapıyor bunları tabiki çıkar için masada buluşan paraya tapanlar tarikatının mensupları. Evet yeni bir tarikat değil bu aslında Türkiye'nin yaklaşık 100 yıldır kanını emen bir tarikat yani o meşhur cemaatlerin ve ergenokoncularında patronlarının içine dahil olduğu paraya tapanlar tarikatı. Bu tarikatın içinde her meslekten, her dinden, her ilden, her ırktan karaktersiz adamlar bulunuyor. Şimdi size Türkiye'nin en kanlı ve hain oluşumunu açıklıyorum, buyrun...
PTT'nin beyin takımı
Paraya Tapanlar Tarikatı'nın herşeyi siyaset sevenleridir, tabiki hepsi kötü değilğdir, düzgün olanları vardır ama onlar zaten bu tarikatın içinde kendilerine yer bulamamışlardır. Ne yapar bu siyasetçiler parası çok olup kafası az çalışan, ağzı az laf yapanları bulur onları yolmaya başlarlar. O vasıfsız zengilerin paraları ile bir yere gelip, istedikleri hedefe ulaştıkları zamanda kendilerine o paraları verenlere tüyü bitmemiş yetimin hakkından ayırdıkları fondan borçlarını ödemeye başlarlar. Ama sorduğunuz zaman hepsi müslümandır. O kadar büyük müslümandır ki bu tarikat mensupları garibanlara yardım için para toplarlar, bunları ceplerine atarlar. Sonra da yok öyle birşey derler. Halkı tehdit ederler. İhaleye fesat karıştırırlar. Tarikatın mensupları adına her türlü üç kağıdı da yapmayı göze alırlar. Ama yine de Türkiye'de müslümanlık onlardan sorulur. Yani onlar onaylamadığı sürece siz müslüman bile olamazsınız. İşte PTT'nin bir kısım siyasetçisi şimdi ikinci kısım siyasetçisine gelelim. Bunlar aslında bu inançlı tarikatçıların yanından ayrılmazlar ama her ortamda onlara karşı duruş sergilerler. Bunlar Atatürkçü diye geçinirler ama işin içine para girerse Atatürk düşmanları ile birlikte hareket ederler. Atatürk'ü ağızlarından düşürmezler ama sorduğun zaman bu ülkeye Atatürk'ün tırnağı kadar fayda sağlamadıklarını verdikleri cevaplardan görürsünüz. Bunlarda karizmalarını içki masalarında sahte kabadayılıklarla ve allaha inanmadıklarını söyleyerek sağlarlar. Şöyle fotoğrafa baktığınızda bir farkları yok aslında. Biri Atatürk'ü sevmez, dini sever öteki Atatürk'ü, sever, dini sevmez. Şimdi üçüncü kısım siyasetçilere bir bakalım PTT'nin belkide en milliyetçi siyasetçileridir. Bunlarda delikanlılığı ve vatan sevgisini parsellemişlerdir. Bunlar Atatürk'e de dine de laf söyletmezler. Ama gelin görün ki içlerinde biri bile birkereliğine Anıtkabire gidip dua etmemiştir. Hemen hemen hepsi de dinimizin yasak demesine rağmen içki masasından kalkmazlar, milliyetçilikleri de okul koridorlarındaki çoluk, çocuğu etkilemekten de öteye gitmez. Ülkeyi çok severler ama yaptıkları milliyetçiliğin sınırı İstanbul, İzmir ve Ankara'yı henüz daha geçememiştir. Silah taşımayı, tespih çekmeyi, küfür etmeyi, kendi çıkarı için başkasının hakkını yemeyi delikanlılık olarak görür. Paraya Tapanlar Tarikatının siyaset kanadının üçlü saç ayağı bunlardır. Bunlar yüzünden bu ülkede ya dini seveceksin, ya Atatürk'ü seveceksin, yada ülkeyi seveceksin bunların üçünü birden seversen vatan haini olursun. Türkiye'de izlenen siyasete bir bakın şimdi ne görüyorsunuz. Hizmet siyasetimi var? Yoksa insanların inançları üzerinden yapılan tembel siyaseti mi var? (Not: Ha birde ezikler vardır onlara hiç değinmedim çünkü kaale alıp kendimi yormak istemedim. Onlar bu tarikatın en altında ne yaptığı belli olmayan gariban sömürenlerin ayakçılığını yapan mezhepe ve ırka göre insanları bölüp birde parti kurarak ülkenin huzurunu bozan ve siyasi rengiz diyebilecek kadar gereksiz ve hainler topluluğudur. Garibanlarda bunlara inanırlar peşlerinden giderler. Halk yiyecek ekmek bulamaz bunların bir takım elbisesi 2000 dolar'dır. Ama ezilmişin sesidir onlar!)
PTT'nin propaganda takımı
Bunlar komik adamlardır. Asli görevleri halka doğruyu en yalın haliyle aktarmaktır. Ancak aktarını ne yazıkki ya bu meslekten uzaklaştırılmış yada hayattan uzaklaştırılmıştır. İşleri güçleri ya emrinde çalıştıkları PTT yandaşı patronlarının yada maaş aldıkları PTT yandaşı siyasetçilerin tetikçiliğini yapmaktır. Birde hiçbirşey yapmamış gibi pişkin, pişkin gülerler. Ahkam kesmekten üzerlerine yoktur. Son dönemde türeyenleri ise 10 gün üstüste 10 sayfa kitap okumamalarına rağmen Türkiye'nin en kültürlüleri gibi yorum yaparlar. Kafası çalışanları ise çoluğunu, çocuğunu geçindirmek için zorlada olsa Paraya Tapanlar Tarikatının içine çekilmiştir. Onlar da bu düzenin içine girmiştir. Sıkıysa halkın kanını emenlerden birini deşifre et yada adını telaffuz et. PTT'nin mensupları adamı anında bu ülkeden sürerler. Halkta koyun gibi tehdite boyun eğecek kadar basiretsiz bu korkak adamların yaptığı yorumları dinlerler, okurlar. PTT'nin belkide nabza göre şerbet veren, gelene ağam giden paşam diyebilme alanında en başarılıları bunlardır. Bunlar parayla çalışan kahve makinaları gibilerdir. Sütlü istersen biraz daha para atarsın, daha çok şeker istersen daha fazla para atarsın. Ama sonunda istediğin lezzete mutlaka ulaşırsın. Yeterki lezzet katacak kadar paran olsun. Bunların gururları ve onurları doğumhane de askıda asılı kaldığı için garibanın kanını emmekten çekinmezler. Dediğim gibi namuslu çalışanları da vardır ama onlarda ya aylardır maaş alamadıkları için kiralarını ödeyemezler yada hasta olan eşini, çocuğunu doktora götüremezler. Yani Paraya Tapanlar Tarikatının hainleri her zaman dürüst olanlardır.
PTT'nin sağlık takımı
Bunlar komple korkusuzdur. İnsan sağlığının değerini gelecek paraya göre değerlendirirler. Ameliyathaneleri mezbaaya çevirmişlerdir. Gerekse de, gerekmese de adamı çatır, çatır keserler. Para için adamın ciğerini sökerler. Ettikleri yeminleri, kutsal görevlerini hiçe sayıp Paraya Tapanlar Tarikatının içindeki işadamlarının emrinde gariban halkı soymak için yola çıkmışlardır. Devletine gidersin yüzüne bakmazlar, özeline gidersin donuna kadar alırlar. Paran bitince de kapının önüne koyarlar. Allah kimseyi muhtaç etmesin ama dediğim gibi Türkiyem de bütün sağlık mensupları Paraya Tapanlar Tarikatı'nın üyesi değildir. Düzgün kurumlar ve sağlık mensupları mutlaka vardır ama bunlarda yukarıdaki medyacılar gibi aç kalırlar. PTT'nin mensubu sağlık personeli mercedes'e biner, dürüstçe işini yapanı ise ya vatan haini ilan edilir, hasta yatağında bile zulm edilir yada gariban gelir, gariban gider. Ada DR.'den doktorluğa hiçbir zaman çıkmaz.
PTT'nin spor takımı
Bunların asıl görevi uyuşturucu görevi görmektir. Ülke gündemi değiştirmek, haketmedikleri başarılara en kısa yoldan ulaşmak için her türlü masa başı diyaloğu kullanmak. PTT'nin en tehlikeli iş adamları bu oluşumun içinde yer alır. Bu spor başka spordur. Kara para vardır, tehdit vardır, silah vardır, kumar vardır, fuhuş vardır, alkol vardır ama bunların toplamına Paraya Tapanlar Tarikatı içinde spor denilmektedir. Yani Mustafa Kemal Atatürk'ün istediği gibi, "Ahlaklı" olanları PTT'nin içinde en gereksiz ve başarısız olanlarıdır. Yukarıda sıraladığımız gibi ahlaklı, kurallara uyan ve dürüst bir sporcuysan Paraya Tapanlar tarafından mutlaka cezalandırılırsın. Öyle bir ceza alırsınki şike yapan yıldız olur sende aç bihaç bir halde, tek başına bir köşeye atılırsın. Yine itirazlar olacaktır. Bizim bahsettiğimiz PTT mensuplarıdır bunun dışında kalan ve bileğinin hakkı ile başarı kazanmış bütün sporcularımızın önünde saygıyla eğiliyoruz. Ancak şöyle bir araştırın bana hak vereceksiniz. Her kimki hakkı ile bir başarı elde edip zirveye çıktıysa mutlaka PTT mensuplarının ortak çalışması ile al aşağıya edilmiştir. Araştırın göreceksiniz...
PTT'nin iş dünyası takımı
İşte zurnanın zırt dediği yere geldik. Ülkenin dibine dinamit koyan Paraya Tapanlar Tarikatının kurucular ekibine sıra geldi. Türkiye'deki sayıları bana göre yüzde 95'tir. Hakederek zengin olma sayımız yıllar geçtikçe yüzde birin altına düşmeye başlamıştır. Paraya Tapanlar Tarikatının mensupları ile aynı anda aynı metrekare de dükkan açanlar hala daha yerinde sayarken PTT'nin mensupları hemen iş adamı olurlar, servetlerine servet katarlar. Çünkü PTT'nin mensuplarının hepsi çok zekidir. Çünkü onlar borç alırlar ödemezler, çek yazarlar karşılığını vermezler, senet imzalarlar ödemezler, çalışanlarının maaşlarını ödemezler ama onlar paranın sıcak yüzü sayesinde her zaman beyefendi olurlar. Hakkı yenen parasını alamayan bunlar yüzünden iflas edenler ise halkın gözünde, "Başarısız, beceriksiz, kafasız" olurlar. Daha fazla uzatmaya gerek yok.
NAMUS MU? PARA MI?
Hak yemiyorsan, hem vatanını, hem dinini hem Atatürk'ünü aynı anda seviyorsan dürüstlükten taviz vermiyorsan sen gereksiz, kafası çalışmayan bir insansın. Hatta bu yaptıklarından dolayı cezalandırılır vatan haini bile olursun. Bu ülkede dürüstlük ve karşılıksız vatan, insan sevgisi her zaman Paraya Tapanlar Tarikatı tarafından cezalandırılmıştır. Ya sizde benim gibi bu insanlara ceplerindeki para kadar saygı gösterenlere inat sadece Yüce rabbimin önünde eğilmeyi, insan insan olduğu için çıkarsız olarak değer vermeyi, bu güzel vatanı çıkarsız sevmeyi, bu güzelliği bize emanet eden en büyük Türk Atatürkümüzü sadece lafla değil, istediği icraatları yaparak anmayı klavuz edinir bu yolda savaşırsınız. Yada yukarıda yazdıklarımın arasında yer alarak Paraya Tapanlar Tarikatının içinde ahiret korkusu olmadan yaşarsınız. Bütün bu güzelliklere rağmen zengin olduysanız o zaman sizi sırtımda taşırım. Ama yine de kızarım madem bu kadar güzelliğe rağmen hiç hak yemeden zengin oldun o zaman bu vatan için niye siyaset yapmadın diye? Siz yine de bir düşünün,tercih edin ya para için yada namus için hangisi daha çekici geliyorsa onun peşinden gidin. Benim yolum bellidir. Benim yolumda yürüyen bütün dostlara selam olsun...
HA UNUTMADAN BURADA ANLATILAN BÜTÜN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR! YANİ BUNLARI BEN UYDURDUM TÜRKİYE'DE BÖYLE OLAYLAR VE İNSANLAR YOKTUR.