Başbakan, tekel işçilerini kastederek “milletin bize emanet ettiği kasayı” soydurmayız dedi. Sanki işçiler hırsız! Sanki işçiler soyguncu!
Utanmadan kendi iktidarlarında vurgunlar, soygunlar, hırsızlık son buldu diyor.
Gelmiş geçmiş iktidarın arasında bu hükümet zamanında olan yolsuzluk ne zaman oldu?
İnsaf.
En ufak ihaleleri bile yandaşlarına peş keş çeken, ya da kurdukları paravan şirketlere çeşitli eğitim veya meslek edindirme adı altında belediyelerden milyonlarca lira ne zaman aktarıldı!
Kültürsüz kentin “Dünya Kültür Kenti” olması için yapılan şenliklere 10 milyon dolar harcanmış. Acaba kimler nasiplenip şükrettiler!
Çünkü kasayı millet onlara emanet etmiş.İstediklerine verirler istediklerine vermezler.
Damada renkli televizyon(!) gerekti; Halkbank adı üzerinde halkın emanet ettiği banka. Ver 1 milyar dolar.
Oğlan baba bana gemi al deyince, baba yüreği dayanmaz tabii. – Oğlum gemi değil gemicik alayım büyünce gemide alırım benim bi tanecik oğluma der.
Nasıl olsa Kasa emanette!
Oğul-kız Unakıtanlar, oğul Gül, dünürler, dünürlerin çocukları,bacanaklar, bacanakların çocukları,Amca-dayı ve onların çucukları, teyze-hala onlarında çocukları saymaktan yorulursunuz.
Kasada büyük kasa.
Nede de olsa bu devlet büyük devlet. Kasa da büyük. İçi de dolu! Emanette ee! Bal tutan parmağınıda yalar kasayıda!
Eski başbakanlardan Çoban Sülünün çoban kardeşi Şevket ile oğlu Yahya vardı da sülo nun başını çok ağrıtırlardı.
Sonra Özal geldi. Onun aile efradı biraz daha kalabalıktı 2 oğul 1 kız ve damat.
Daha sonra gelen Çiller de eh işte Özal gibi sayılırdı. Babasından kalan bir miktar parayı değerlendirerek karı-koca Çillerler olarak servet sahibi olmuşlardı! Hatta hizmetçisinin bile koca çiftliği vardı!
Ama şimdi!
Mübareklerin sülalesi Arap kabilesi gibi.
En az 3 çocuğun hikmetinden galiba!
(Bu arada aklınızda olsun. Çocuğun erkek olmasına dikkat edin. Sünnetine gelen altınları değerlendirerek zengin olursunuz Tayyip Erdoğan gibi!)
Baktılar kasa yetmiyecek ne yapsınlar neeekkaadar cumhuriyetin birikimi KİT varsa babalar gibi tikir tikir sattılar. Emanet kasada böylece büyüdü!
Büyüdü ama nedense o kasadan kırıntı da olsa haklarına düşeni isteyen işçilere de HASSSİİ…TİR dediler.
Nedense emanet kasa emanetçiye hak emanet edene haram!
Günlerdir kasayı emanet adenleri ciğerci kedisi bu soğukta aç-susuz kapıda bekletiyorlar!
EEE sen kasayı kime emanet edeceğini bilmezde, “benim ortağım Allah’tır” diyene inanırsan!...
Bizi de kendini de yakarsın!
Kaldı ki bunlar iyi günleriniz, iyi günlerimiz..!
Kasa emanet değil bizim diyecekleri zaman gelecek!
Bu arada Deniz Fenerin den hiç bahsetmedim!
Suç işlemekten çok korkarım da!