İnternet …
Bu güzel icattan herkes yararlanmalı değil mi?
Ama bu güzel icat iyiliğe, güzelliğe doğru kullanılırsa amacına ulaşıyor, yok kötülüğüne kullanılıyorsa o zaman insanları, çocuklarımızı yani toplumu bozuyor..
Bu konuda bir süredir bazı kötü amaçlı sitelerin yayınları durduruluyor.
Bu çabalar güzel hoş da yeterli mi?
Elbette hayır..
Şimdi gelelim şu internet denilen mucizevi buluşun günümüzde başımıza getirdiklerine..
Türkiye’nin diğer illerini ve ilçelerini bilmem ama Tarsus’ta bir internet çılgınlığıdır gidiyor.
Öyleki bu meret okullarımıza girdikten sonra birçok kişinin işleri kolaylaştı.
Bazıları bu işten ekmek parası kazanmaya başladı.
Sağolsun Milli Eğitim Müdürümüz gerek kent merkezindeki okullarımızda, gerekse köy okullarına kadar bilgisayar ağı kurarak hem öğretmenlerin , hem de öğrencilerin bilgisayardan ve dolayısıyla internetten yararlanmalarına olanak verdi.
Ancak bilgisayarı öğrenen çocuklar soluğu internet cafelerde alıyor. Sürekli denetim yapılıyor olsa da buralara giden çocukların nelerle karşılaştığını, internette neler yaptığını bilen var mı?
Çocuklar oyun oynamaya da gitse, orada onları bekleyen tuzaklar var…
Çünkü internete giren genç veya öğrenci, aradığı konuyu bulmaya çalışırken birden karşısına bir kutu açılıyor. Açılan bu kutu yada pencerede bir bayar resmi. Altında da şu veya bu şekilde "Sizde arkadaş arıyorsanız, yada da sevgiliniz olsun istiyorsanız, tıklayın…" gibi ibareler yer alıyor.
Yarı çıplak olan bu bayan fotoğraflarını merak edip tıklayanlar hem internette zehirlenmiş oluyor, hem parası gidiyor, hem de ahlakı bozuluyor.
Tabi bir de bu tür yabancı tanıdık olmayan sitelere tıkladığınız zaman bilgisayarın virüs kapma ve çökme ihtimali var.
Gördüğünüz gibi bilgi amaçlı da bilgisayarın başına otursanız, internet denen mucizevi buluş sizleri iyi ortama da, kötü ortama da sürükleyebiliyor.
İşte yetkililerin asıl üzerinde durması gereken konu bu…
Sadece bilgisayar öğretmek ya da interneti hizmete sunmak yetmiyor.
Bunun sürekli bir denetiminin yapılması şart…
Yani çağın buluşu bizlere, sizlere, özellikle de çocuklarımıza büyük kolaylık ve fayda getirecek derken bunun tersi de olabiliyor.
Bunu önlemenin yolu tedbir.. tedbir.. tedbir…
İnternetin nimetlerinden herkes yararlansın dersen, evdeki bulgurdan da olmayalım değil mi?
**
İNTERNETTEN EV ÖDEVİ…
Bugün sütunumuzu internetin faydalarına ve zararlarını anlatmaya ayırdık ya.. Yine bu konudaki bazı tesbitlerimle devam etmek istiyorum..
Günümüzde Bilgisayar ve internet en çok öğretmen ve öğrencilerimizin işine yaradı dersem yalan söylemiş olmam.
Konuyu açmak gerekirse, buyurun açalım...
Öğretmenlerimiz çocuklara ev ödevi verirken bir konu veriyorlar, bunu internette arayın diyorlar.
Çocuklarda , yani öğrencilerde internetçilere koşuyor...
“Abi, bana şu konuyu internetten bulup kağıda çıkış alır mısın?”
“Tabi...Yalnız çıktısı 50 kuruş ile 1 TL arası..
“Tamam, yeterki siz konuyu bulup çıkışını alın...”
Sonra bilgisayardan çıkışlar alınıyor. 3, 4,5, hatta 6 parşümen... Öğrenci buna 3_5 TL veriyor. Hem çocuğun (öğrencinin) ödevi yapılıyor, hem de internetçi para kazanıyor.
İyi hoş da öğretmenin; öğrenciler araştırmacı olsun, yeni bilgiler öğrensin diye verdiği ev ödevini internetçi çıkış alıp verince, çocukta bunu okumadan (ki 5-6, 7 sayfa yazı büyük ihtimalle okunmuyor) öğretmenine götürüp veriyor. Eminim ki, 30-35 kişilik sınıfta öğretmen hangi öğrencisinin 5-6 sayfalık çıkışlı ev ödevini okuyacak.
Bunlar biraz olmayacak işler.. Diyelim ki öğretmen kontrol etti, öğrencilerin hangisi konuyu tam araştırıyor, okuyor, ya da kendi çabasıyla bilgisayardan çıkış alabiliyor.
İnanın benim başıma bunlar gelince gerek kendi çocuklarıma, gerekse mahalleden gelen çocuklara konuları kendilerinin araştırıp ödevlerini yapmasını tembihliyorum. Ama yine de tembih ettiklerimin çoğu gidip parasıyla ev ödevi yaptırıyor.
Sonra çıktıyı al, götür öğretmene ver...
Oh..oh... ne ala, ne ala!..
Biz Türk Milleti ne yazık ki, herşeyi kendimizin menfaatine göre yontmayı çok iyi beceriyoruz. Bu ev ödevi konusu da bunlardan biri. Bu nedenle öğretmenlerimiz ev ödevlerini bilgisayar çıktısı yerine el yazısıyla isterlerse o zaman öğrenci gerçekten araştırmacı olacak ve ödevini öğrenecektir. Bu veli olarak benim önerim. Uygulaması ise eğitimcilere kalmış...