Eskimiş ve puan yitirmiş bir partiye yeni lider olarak tanıdık onu. Marka kimliğine baktığımızda: eğitimli, kibar, akıllı, yeni söylemleri olan bir kişilik olarak görüyoruz. Ee Türk siyasetindeki yaş ortalamasına göre de genç sayılabilir. Bunların hepsi de iyi özellikler. Bir partinin genel başkanı olarak siyasette tecrübeli olsa da, yeni bir lider. Yani bu anlamda daha yolun başında. Şu anda olumlu ama Türk siyasi hızına göre yavaş giden bir markalama sürecinde. Çok hassas bir dönemde aslında. Marka konumlandırmasını başarılı yaparsa var olur, yoksa yok olur.
Markalar genellikle hangi alanda başarılı olduğunu söylemek durumundayken, liderlerde buna ilave olarak birçok alanda başarılı olduklarını halka anlatma zorunluluğu vardır. Numan Kurtulmuş hangi alanlarda başarılı sorusuna yanıt arıyorum ve bir şey aklıma gelmiyor. Vizyonun nedir diye sorduğumda yenilikçi, değişimden yana söylemlerine rastlıyorum ama iletişimde bu da yetersiz. Vizyonunu anlatırken beni ne kadar heyecanlandırıyor? Cevap veriyorum hiç.
Söylemlerini hangi yenilikçi dünya görüşü besliyor? Ya da kiminle rekabet ediyor? Seni birinci ya da ikinci sıraya yerleştirecek stratejin ne? R. Tayyip Erdoğan’ın oylarına mı talipsin? Ben bu soruların ne yazık ki cevabını bilmiyorum. Numan Kurtulmuş’un eminim bu sorulara yanıtları vardır. Ama bizler bilmiyoruz. O halde iletişim yönetimi yok, eksik ya da başarısız. Öncelikle ideal bilinirlik adına, bu soruların cevabını bizlere birtakım yöntemlerle anlatmalıdır.
Diyelim ki R. Tayyip Erdoğan’ın oylarına yani AKP’nin kamuoyuna talip. O halde onlardan daha üstün taraflarını anlatmak zorundadır. Temsil ettiği partinin, son yıllardaki en facia lideri Recai Kutan ve partiye çay içmeye bile gelmemesi gereken Erbakan’dan sonra eskimişliği ortadadır. Aslında Numan Kurtulmuş’un en büyük şansızlığı temsil ettiği partinin köhneliğidir. Tıpkı kötü bir ürünü iyi bir ambalajla satmaya çalışmak gibi. Numan Kurtulmuş’un birinci işi ürünü yani partiyi daha kaliteli hale getirmek olmalıdır. Ürünü meydana getiren kötü hammaddeleri atıp, yeni karışımlar denemelidir.
Lider olma çabasında ve iktidara oynayan liderlerde beni kahreden başka bir iletişim sorunu da kamuoyunu heyecanlandıran farklılıklar ortaya koyamamaları. Lütfen farklı, evrensel ve yepyeni bir şeyler söyleyin! Öyle bir şey söyleyin ki halkı heyecanlandırın. Seni bu alanda tek kılan bir şey söyleyin, kimsenin bugüne kadar söylemediği. Mesela yepyeni bir sektörden söz edin, ya da yepyeni bir uygulamadan.
Sonra da kendinizi anlatın bize, tanıyalım. Kimdir, neler yapmış, neler yapacak? Bizi etkileyin ki marka elçileriniz sizin adınıza hemen çalışmaya başlasın.
Süleyman Demirel’in bile son yıllarda siyasette olmamasına sevinecek bir pozisyona gelmiş bir ülkeyiz biz. Necmettin Erbakan ve grubunun Numan Kurtulmuş’u rahat bırakmaları ve bir kenara çekilmeleri gerekmektedir. Çekilsinler ki Numan Kurtulmuş nasıl kurtulur izleyelim…