Şifremi unuttum | Üye Ol
    GÜNDEM   |  SİYASET   |  SPOR   |  DÜNYA   |  EKONOMİ   |  MAGAZİN   |  MEDYA   |  EĞİTİM   |  SAĞLIK   |  TEKNOLOJİ   |  YEREL HABER   |  FOTO GALERİ 
   
 
 
 
 
Ne kadar da benziyorlar…
  Naif KARABATAK   naifkarabatak@gmail.com 26 Ağustos 2010 Perşembe  

Eskişehir’de işadamlarına kadınlarla tuzak kurup şantaj yapan bir şebekenin üyeleri tutuklanmış. Şebeke dediğime bakmayın, 6 kişilik şebekeymiş ama tutuklanan sadece iki kişi…

Yazıma konu olması ise tehdit ve şantaj yaparken söyledikleri söz…

Şebeke üyeleri, işadamlarına “Biz MİT’iz, JİTEM’iz, aşiretiz, mafyayız” diyerek, çok geniş bir görev(!) alanları olduğunu söylemek istemişler…

Belki de “hangisinden korkuyorsan biz oyuz” demek istiyorlardır…

Ya da “biz her an her şey olabiliriz” demeye getiriyorlardı…

 Biz PKK’yız, biz Ergenekon’uz” demeyi unutmuşlar ama belki de saydıklarının arasına serpiştirmişlerdir, ben mi okuyamadım yoksa…

***

Tam yazıma devam ediyordum ki, televizyonda bir reklam gözüme ilişti, “Yok aslında bir birimizden farkımız ama biz bilmem ne bankasıyız.”

Hepimize “Bu kadar doğru reklam olmaz ki” dedirten bir reklam…

Hiçbir bankayı kötülemeden, kendini övmek böyle olsa gerek…

Gördünüz mü yazıyı kaynattım yine…

Bu banka reklamı nerden çıktı, birisi bu bölümü alsın, konuyla ne alakası var anlamıyorum ki…

Hey editör, pardon editör de bendim değil mi, ne şans…

Neyse siz reklam bölümünü geçin, şimdi oruç oruç o bölümü çıkaracak takatim yok…

Biz gelelim Eskişehir’e…

***

Bugünlerde Eskişehir ilgi çekmeye başladı…

İlginçliği, son günlerdeki şöhretiyle alakalı…

Hanefi Avcı…

Eskişehir Emniyet Müdürüydü…

1956 yılında Kahramanmaraş’ta dünyaya gelen Avcı, bazı şarkıcılar gibi istihbaratçılığı henüz bebekken öğrenmemiş. 1983’te daha yeni bir baş komiser iken çantadan “Altın kaçakçılığı” dosyası çıkıvermiş. Önemli bir olayı aydınlattığından yıldızı omzunda parlamaya başlamış…

Sonra şöhret basamakları gelmiş, onu alıp şıp diye Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkan Yardımcılığına yükseltmiş…

Tesadüf bu ya, orada da şansı gülmüş ve Susurluk’la ilgili önemli bilgileri ortaya atmış… (Çıkarmış demedim, ortaya atmış dedim dikkat edin…)

Birçok kişi o dönemde Hanefi Avcı’ya ateş püskürdü, “temiz” adamları nasıl “mafya ile ilişkilendirebilirdi” falan da filan…

Hatta sürekli aydınlık için bir dakika karanlıkta kalmıştık o zamanlar ama biz aydınlığa Hanefi Avcı’nın ifadeleriyle değil, demokratikleşme adımlarıyla çıkmaya başlıyorduk…

Avcı’nın yükselen yıldızı ve parlayan istikbali Genel Kurmay’a çatınca tökezledi…

Sen misin Genel Kurmay Başkanlığı’nı dinleyen?

Bir iddiaydı bu elbet ama onu görevinden etti, sonra da açığa alındı…

İstihbaratçılık kanına işlemişti bir kere, “yürü ya Avcı” diyen de olmuştu demek ki, başka büyük balık avlanmalıydı, adını tarihe altın harflerle yazdırmalıydı…

MİT Müsteşarlığı’nın telefonlarını deşifre ettiği gerekçesiyle yargılanıp tutuklanması yolunda bir engeldi, öyle olmamalıydı ama ne yaparsın, adaletin kestiği parmak acımazdı…

Bir süre sonra serbest kaldı, serbest kalması gerekiyordu…

O da yargıya başvurdu, görevine iade istedi…

2006 yılında Edirne Emniyet Müdürlüğü’ne atandı.

Tam yeriydi, büyük bir temizlik harekâtı yapmanın hem yeri, hem zamanıydı…

İşte o tarihlerde tesadüfen Kapıkule Gümrük Kapısı’nda çok sayıda memurun da katıldığı yolsuzluk ve rüşvet operasyonuna imza attı.

Islaktı imzası, gerçekti, yürekten atmıştı, tüm istihbarat tecrübesini ortaya koymuştu…

Tabii bu kadar deşifre yapan birisinin Ergenekon tanığı olmaması kariyerinde bir eksiklik yaratabilirdi o nu da tamamladı sonunda…

Sonra Eskişehir Emniyet Müdürlüğü’ne atandı…

Canı sıkılıyordu…

Bu kadar sakinlik ona iyi gelmedi…

O kadar hareketli yaşamdan sonra Eskişehir ona tatil kasabası gibi geldi…

Ne güzel şiir yazılır, ne güzel hayal kurulur, ne güzel hikâye düşlenir, kim bilir ne masallar uydurulurdu…

İyi satar mıydı orası belli olmazdı…

Kim tanırdı Hanefi Avcı’yı…

Hani ismi o kadar duyulmuştu ama kitabını kim alacaktı?

Bir düşündüğü vardı elbet…

Emniyetteki sakin günlerinde daktilonun, pardon bilgisayarın başına oturdu.

Yazdı da yazdı, deşifre etti de deşifre etti…

Neler, neler yazdı…

Ortaya “Haliçte yaşayan simonlar” çıktı, simon balığını anlatmıyordu, merak etmeyin…

Sonra kitabı bastırdı, dağıttırdı. Bir anda ülkede 7.8 şiddetinde deprem olması gerekiyordu ama çok da tınlanmadı…

Merkeze alındı sadece, her yeri inletecek bilgileri anlatmaya başladı herkese…

Yenilir yutulur iddialar değil” deniliyordu ama bana çok çocukça geldi…

Nasılsa Ankara’da boşta, bir ara bana uğrasın, birkaç adres vereyim, üç beş kitap yazar…

Çok da satar…

Ama tutar dalı var mı derseniz, her şey iyi hoş da “algılama sorunu” olduğunu söyleyebilirim…


Bu yazı 175 defa okunmuştur.
 Yorumlar  -   Yorum Ekle

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
 
 
A. Raif Öztürk

Avantajlar sezonu ÜÇ AYLAR başladı.
 
 
 
 
 
Naif KARABATAK

Fenerbahçe Savunması!
 
 
   
 
  HAVA DURUMU

Hava Durumu ISTANBUL
16/9
Şehir Seç »   
 
  DÖVİZ KURLARI
   Alış  Satış  
  USD  1,4570  1,4640  
  EURO  2,1902  2,2008  
  GBP  2,4021  2,4147  
   ÇOK OKUNANLAR
   YAZARLAR
      A. Raif Öztürk
      Naif KARABATAK
      Mehti SARAÇ
      Gündoğdu YILDIRIM
      Fuat TÜRKER
      Fethi AKAR
      Müge ORUÇKAPTAN
      Yakup BONCUK
      Güngör URAS
      Eshabil ÜSTÜNDAĞ
   ÇOK YORUMLANANLAR
   ANKET
Cumartesi Günü Mesaisi'ni destekliyormusunuz?
Destekliyorum
Desteklemiyorum
   ŞANS OYUNLARI
21/04/2012
2-9-14-22-32-38
18/04/2012
4-14-17-18-28-10
 
   GAZETELER

 
 
ANA SAYFA   |   GÜNÜN TÜM HABERLERİ   |   MODA OLANLAR   |   ARŞİV   |   ZİYARETÇİ DEFTERİ   |   KÜNYE   |   REKLAM   |   CANLI YAYIN İZLE  |   İLETİŞİM
 
RSS | Add to Google Haberingundemi.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Haberin Gündemi sorumlu tutulamaz.