İnsanlar bazen sığınacak bir liman ya da sessiz bir yer arar durular kendileri için…
O sessizliği bulunca da sıkılıp bunalır, çekip gitmek kurtulmak isterler oralardan.
Ne garip bir çelişkidir bu?
Yaşam denen hikaye bu çekişmeler ve çelişkiler arasında döner durur hep. Bir mutluluk bir mutsuzluk kıyısında gezer dururuz sanki. Daima aynı tarafta kalmak mümkün değildir.
Düşünsenize; sadece bir kıyıda kalmak ne kadar da monoton olurdu. Bir huzursuzluk, bir mutsuzluk yaşadığımızda o istediğimiz ışığı beklemek ayrı bir zevktir aslında.
Biz bu koşuşturmanın ve hengamenin ortasında onu göremeyiz ne yazık ki. Her kötü durum, bize sunulan bir hediyedir . Hazinemiz takıldığımız yerde saklıdır. İnsan olduğumuzu hissettirir bize acılarımız. Çaktırmadan daha da güçlenmemizi sağlar. Her bir kötü olaydan sonra toparlanıp oyuna tekrar başlamamız bundandır belki de...
Hep mutluluk kıyısında takılıp kalsak, mutluluk içinde barındırdığı anlamını yitirir. Hep o kıyılar da dolaşarak sahip olduklarımızın değerini nasıl görürüz?
Tıpkı sevdiğimiz birini özlemek gibi mutluluk kıyısına biran önce geçmek isteriz. Zaten hep yanımızda yakınımızda olan yakınlarımız değil midir incittiklerimiz?
Hep yakınımızda olsa belki mutluluğumuzu da yitiririz hiç farkında olmadan. Oysa ki ara sıra mutluluk kıyısına uğrayarak onu incitmemiş oluruz değerini biliriz. Mutluluk hep beraber olmak istediğimiz bir yakınımız gibidir. Biraz özlediğimizde değeri daha da artan.
Etrafımız şöyle bir bakarsak mutluluktan uzak oldukları için yakınan insanlar görürüz. Bu insanlar mutsuzluklarından ders almayı bilmedikleri için o ders onlarının peşini bir türlü bırakmaz. Onlar da usanmadan aynı döngü içinde döner dururlar. Sürekli mutluluğa kavuşmak isterler kavuşunca da monotonluktan sıkılıp yine dert yanarlar.
İşte bu yüzdendir ki; her iki yakaya uğradığımızda orada kalışımızın geçici olduğunu bilmemiz gerekir.
Mutluluk mutsuzluk, iyi- kötü, siyah- beyaz, doğu – batı hep kendimiz etiketliyoruz bu yönleri. Olayları ya da yerleri nasıl etiketlersek etiketleyelim onlar sadece yaşanıyorlar,iyi kötü demeden. Her yaşanan olay hayatımıza farklı bir anlam ve tat katıyor.
Bu nedenledir ki;
her iki kıyıda bizim için vardır ve hep olacaktır.