Magazin Gazetecileri Derneği’nin her yıl düzenlediği Altın Objektif ödül töreninin 17’ncisi Ataköy Sheraton otelinde yapıldı… Bu ödül törenlerinde amaç Magazin gazetecilerinin bir yıl öncesinde branşların da en başarılı isimleri ödüllendirmek. Yapılan bu gece ile 2009 yılının en başarılılarına ödülleri verildi. Başlığı okuyunca acaba gece de ne oldu diye merak ettiğinizi hissedebiliyorum.
Ben MGD’nin hem kurucusu, hem de uzun yıllar yönetiminde bulunan bir kişiyim. 16 yıl bir çok farklı mekan da Altın Objektif ödül geceleri yaptık. İstanbul’un en güzel otellerinde, Taksim Maksim gazinosunda hatta alışveriş merkezinde bile. Ancak bu kez Sheraton oteli havuz başında yapıldı. Mevsim olarak rizikolu olsa da sıcakların mevsim normallerinin üstünde olması sanırım hem otel hem de Dernek yöneticilerinin böyle bir karar almalarına neden olmuş. Fenada olmamış. Havuz başında yapılan gece görüntü olarak çok güzeldi. Açık havada ve havuz başında olması geceye ayrı bir renk kattı. “Haydi, kardeşim uzattın şu törenden biraz bahset” der gibisiniz. Ama biraz daha bekleteceğim özür dilerim. Buraya kadar her şey çok güzel, buna bir de havai fişek gösterisini ekleyebiliriz. MGD’nin bundan önceki tüm geceleri kapalı mekânlarda olduğu için bu yıl ilk kez havai fişek gösterisi yapıldı. Bence gecenin en güzel dakikalarıydı…
Bu gece ile ilgili olarak başta Başkan Sinan Tosun, vekili Erol Işık ve tüm yönetim kurulunu kutlamak isterim. Zor bir gecenin üstesinden geldiler. Hepsi arkadaşlarım, kardeşlerim ancak ödül gecesini yukarıda anlattıklarımın dışında beğendiğim söylenemez.
Nedenlerini tek tek sayacağım. Bana katılırsınız veya katılmazsınız.
Öncelikle davetiye ile başlayacağım.
Evet şık bir davetiyeydi, davetiye geceden birkaç gün önce elime geçti. Bir gün sonra gecenin organizasyonunu yapan firmadan bir bayan arayarak geceye katılıp katılamayacağımı ve kaç kişi ile geleceğimi sordu. Bende 2 kişi olarak katılacağımı belirttim. Otele gittiğimde görevli hanımlar tüm konuklar gibi beni de karşıladılar ve dolayısı ile adımı sordular. Gerekli bilgileri verdikten sonra bana 20 no’lu masadan sonra istediğim bir masaya oturabileceğimi söylediler.
Dakikabir gol bir. Madem 20 no’lu masaya kadar lcv yapılacaksa neden bana katılıp katılmayacağımı sordunuz, niçin 20 no’lu masaya kadar oturma düzeni yapıldı? Aslında önemli değil ama neden olsun. Bende 20 no’lu masalardan sonraki masalara göz gezdirirken kaç numaralı olduğunu bilmediğim bir masaya gözüm takıldı. Masada Erkan Yolaç ve esi Asuman hanımı gördüm, merhabalaştıktan sonra yanlarına arkadaşım ile birlikte oturdum. Masaya otururken sandalyenin üstündeki kitapçığı aldım ve göz atmaya başladım.
Şaşırdım doğrusu, bir an 2009 mu yoksa 2010’un ödüllerini mi veriyoruz diye düşündüm. Evet, tabiî ki 2009 yılının ödüllerini veriyorduk. Ancak 2009 yılında sadece dört bölüm yayınlanan TV 8’in Salı sefasına nasıl olurda 2009’un en iyi eğlence programı ödülü verilir, anlamak mümkün değil.
Ezel dizisi 2009 yılında Show TV’deydi, atv’de değil. Üstelik yeni yayın döneminde yeni başlamıştı. Normal de bu kategori de olması, Barış Falay’ın bu dizi ile ödül alması çok yanlış. Barış Falay, çok başarı bir sanatçı mutlaka ödül hatta ödülleri hak ediyor ancak 2009 ödülleri ise format olarak bunu hak etmiyor…
Yılın komedi oyuncusu Binnur Kaya ise Türk Malı dizisi ile aday olmuş. Arkadaşlar Türk Malı Dizisi 2009’da hiç yayınlanmadı. Kuzey’in oğlu Volkan Konak Show 2009’da kaç hafta show TV’de program yaptı acaba? Yılın en iyi sunucusu ödülünü alan Zuhal Topal’ı ise anlatmama gerek yok. Gecenin sanatçısı, Ajda Pekkan ve Enbe orkestrası’nın geceye çok büyük bir heyecan getireceğini düşünmüştüm. Ancak çok yanılmışım. Ajda Pekkan’ın ödül törenindeki yüz ifadesi sanki geceye zorla getirilmiş gibiydi. Zaten dört veya beş şarkı söyleyip kaçtı.Ses düzeni ise evlere şenlik. MGD tarihinde bu gece ile yine bir ilk yaşandı. Gece 23’de bitti. Adeta gecenin başlaması ve bir anda bitmesi sanki hızlı gösterilmiş bir film gibiydi. Kimin ne için, ne ödül aldığını takip etmek hayli güçtü. Gece bir an önce bitsin de bu işten sıyrılalım gibiydi. Yönetim kurulu üyeleri arkadaşlarımın bu gecenin bandını hep birlikte bir kez daha izlemelerini istiyorum.
Gelelim gecede magazin terörüne. Gecenin ilk saatleri masada otururken merdivenlerde bir hareketlenmenin olduğunu fark ettim, gelenin Uğur Dündar olduğunu gürünce çok şaşırdım. Ben Uğur Dündar’ı çok severim, konu açıldığında çok iyi bir gazeteci olduğunu her fırsatta söylerim ancak o geceye katıldığını görünce çok şaşırdım…
Sizleri birkaç ay öncesine götürmek istiyorum, Star TV’nin magazin ekibi ile oyuncu Timuçin Esen ve arkadaşları Beyoğlu’nda sözlü bir itiş kakış yaşamışlar, bunun ardından olaya polis müdahil olmuş sonrasında yaşanmaması gereken tatsız olaylar yaşanmıştı ve bu görüntüler kameralar ve fotoğraf makineleri tarafından saniye saniye kaydedilmişti..
Olayların yaşanmasının ardından Uğur Dündar Star TV Ana haber bülteninde hazırladığı haber dehşet vericiydi.
Gelin o gün yaşananlar sonrasında yazdığım yazıdan bir şeyler okuyalım.
Ben de bu konu ile ilgili birçok yazı okudum ve görüntü izledim. Beğendiğim olduğu gibi beğenmediklerimde oldu. Herkes fikirlerini açıklayabilir, görüşlerini anlatabilir demokratik bir ülkede yaşıyoruz. Belki beğenmediğim her şeyi es geçebilirdim ancak Uğur Dündar”ın haber bülteninde yapılan haber ve KJ’leri sindirebilmem çok zordu.
Uğur Dündar, Timuçin Esen'in gözaltına alınışı ile ilgili haberi ekranın altında "Magazin Terörü" başlığı altında yayınladı. Bu yetmiyormuş gibi ekranın sağ tarafında yukarıdan aşağıya "Utanç Haberi" ibaresi dikkat çekiyordu. Haberde ki perforeleri yazmama hiç gerek yok zaten.
Uğur Dündar, haber bitiminde "doğru, dürüst, ilkeli ve tarafsız" haberciliklerinden söz edip, olaya neden olanları kınadı. Evet bende bu olaylara neden olanları sonuna kadar kınıyorum. Bu konuda Dündar ile hem fikirim. Ancak Uğur Dündar”ın yıllardır tarafsız ve araştırmacı gazeteciliği bir anda yok olmuştu, Bur anda adeta Magazin Gazetecisi düşmanı oluvermişti. Yargısız infaz ettiği bu magazin gazetecisi arkadaşları her sene kendisini Altın Objektif ödülüne layık görürken, bildikleri bir şey vardı Uğur ağabeylerini "doğru, dürüst, ilkeli ve tarafsız ve araştırmacı " gazeteciliğin en önemli ismi görür, onu örnek almaya çalışırlardı.
Aynı Uğur Dündar bu yılda en iyi Haber Spikeri! Olarak ödülünü aldı. Birçok kişiye de ödüllerini verdi. Uğur Dündar o gece sahneye inip çıkmaktan çok yorulmuştur. Meslektaşlarıma terörist muamelesi yapan Uğur Dündar’a bu ödülün verilmesini kınıyorum. Ben şahsen Uğur Dündar’dan özellikle o gece bir özür dilemesini bekliyordum. Ancak olmadı. Sanki hiç bir şey olmamış gibi kendisini baş tacı yaptık. Acaba sahnede ödülü alırken, magazin gazetecilerine ödüllerini verirken neler hissetti. Magazin terörü KJ’lerini hiç düşündü mü?
Olaylara sebep olduğu söylenen gazeteci arkadaşlarımda aynı gece En iyi magazin programı ödülünü aldılar. Keşke bu ödülü Uğur Dündar verseydi. Ne güzel olurdu. “Magazin Terörü” dediği haberi yapan arkadaşlarıma, En iyi magazin Programı ödülünü bizzat Uğur Dündar’ın kendisi vermiş olurdu…
Ne yazık ki düşünemediniz arkadaşlar. Uğur Dündar’dan Magazin Terörü yakıştırmasının intikamı ancak bu şekilde alınırdı.
Birde anlamadığım üzüldüğün konu ise birçok ödülü Uğur Dündar, Akşam Gazetesi Yayın Yönetmeni İsmail Küçükkaya ve TV 8’in Genel Müdürü Abiş beyin vermesi. Gecede başka gazeteci ve Başka sanatçı yokmuydu. Keşke masalara bir tur atıp kimlerin geldiğine bir göz atsaydınız.
Yani Kısacası 17. Altın Objektif ödül töreni çok hızlı çekilmiş bir film gibi başladı ve bitti. Ne olduğu anlaşılamadı.
Yılın Komedi oyuncusu ödülünü alan Ufuk Özkan ‘a unutulan ödülü gecenin sonunda bir özür ile verildi. Bu arada radyo ödülleri verilmedi hepten unutuldu herhalde. Yoksa o tempo da ben mi fark etmedim mi acaba?
Bakalım 2010 ödülleri nasıl olacak…