Kürtlere bağımsızlık kazandırmak gayesiyle yapılmakta olan bozguncu propagandaların önüne geçme hususu uygun bulundu. Bugün için düşman işgali altında bulunan bölgelerden Çukurova (Kilikya)’yı, Arabistan ile Türkiye arasında bir tampon devlet yapmak üzere anavatandan ayırma isteğinde bulunulduğundan söz edildi. Anadolu’nun, en koyu Türk çevresi, en bereketli ve zengin bir bölgesi olan bu parçasının hiçbir şekilde ayrılmasına razı olunmayacağı ilkesi genellikle kabul edildi.”
Yukarıdaki sözler nerede geçmektedir desem acaba kaç kişi bunu bilir merak ediyorum. Bu sözler Amasya Genelgesinde Atatürk’ün ve kurmaylarının Türkiye’nin kurtuluşu için aldığı kararların ta kendisidir. Ayrıca Atatürk bize bıraktığı en büyük mirası Nutuk’ta, Kürtler için, “Kürt milliyetçiliğine kesinlikle izin vermeyin” çıkışısını da yapmıştır. Peki şimdikiler Atatürk’ten daha mı iyi biliyorlar ki açılım peşinde koşuyorlar. Çanakkale savaşına bir tanesinin bile katılmadığı Sarıkamış’ta Ruslar için savaşan bir ırktan bahsediyorum. İşte tarihin tozlu rafları arasında kaybolmuş gerçekler…
KÜRTLER, ATATÜRK’ÜN İDAMINI İSTEDİLER
Peki Kürtlerin Kurtuluş Savaşımız sırasındaki tek ihanetleri bu mudur? Aslında, Kurtuluş Savaşı’nın başından itibaren Mustafa Kemal’in karşısındadır Kürtler. Mustafa Kemal’in idam emrini veren Kürt Mustafa Paşa’dır!. Aynı Kürt Mustafa Paşa’nın eniştesi ise Kürt İzzet Bey’dir ve İstanbul Hükümeti’nin İçişleri Bakanıdır. Kürt İzzet Bey de İngiliz ajanıdır. Kürt İzzet Bey’in bir de yeğeni vardır Şerif Paşa, o da Kürdistan Teali Cemiyeti’nin Paris temsilcisidir. İstanbul Hükümeti’nin ve İngilizler’in Mustafa Kemal hareketini engellemek için kullanmayı düşündükleri kütle ise Kürtlerdir. Damat Ferit, Kürdistan Teali Cemiyeti ile görüşerek onlara özerklik karşılığında Mustafa Kemal’e karşı savaşmayı teklif eder. Damat Ferit Yüksek Komiser De Robeck ile görüşerek Sevr koşulları gereğince, 15 bin kişilik bir Kürt ordusu kurulmasını ve Kürtleri Mustafa Kemal’e saldırtmayı teklif eder. Bu yönde en önemli girişim Ali Galip olayıdır.
İngiliz ajanı Binbaşı Noel, Ali Galip ve Kürdistan Teali Cemiyeti liderleri Malatya’ya geçerler. Burada bir Kürt birliği kurarak Sivas yolunda Mustafa Kemal’i öldürecekler ve Kongre’nin toplanmasına engel olacaklardır. Ancak, Mustafa Kemal girişimi haber alır ve tedbir alır. Malatya’da Türk birlikler İngiliz ajanı, Ali Galip ve Kürdistan Teali Cemiyeti liderlerini kıstırırlar. Tutuklama emri vardır. Noel, İngilizlerden yardım ister. Saraya baskı yapılır fakat sonuç vermez. En sonunda, kaçmak zorunda kalırlar. Görüldüğü üzere daha Sivas Kongresi öncesinde bile Kürtler İngilizlerle, İstanbul Hükümeti ile birlikte Mustafa Kemal’e karşıdır. İngiliz gizli belgeleri de bunu doğrulamaktadır.
YUNANLILAR İÇİN SAVAŞAN KÜRTLER
İngiliz Gizli Belgeleri’nin verdiği bilgiye göre, Kürtler aynı zamanda Yunanlılarla da temas halindedir. Amasya’da Yunan temsilcisi ile görüşen Kürtler, Yunanlılara, Türk ordusunda ele geçirilen Kürt esirlere iyi davranılmasını ve bu esirlerin Türk ordusuna karşı kullanılmasını önerir. Teklif kabul edilir ve esir Kürtler Yunan ordusunun hizmetine girerler. Kürt-Yunan işbirliğinin en büyük sonucu ise Koçgiri İsyanı’dır. Yunan ordusu büyük ilerleyişe geçmeden hemen önce, Kürtler isyan eder. Yunan ordusu Bursa’ya doğru ilerlerken, Kürtler Sivas’a doğru yürümeye başlar.
Amerikan Askeri Ataşesi durumu şöyle rapor eder:
“... Yunanlılar önemli bir zafer kazanırlarsa, Kürt isyanı Türkiye’nin arkasını ciddi bir şekilde tehdit edebilir. Ancak Batıdaki savaş Türklerin lehine gelişirse, Türkler, ellerindeki yarım düzine yetenekli liderden biriyle Kürt sorununa son verebilir. İngilizler kuşkusuz bu durumu bilmektedirler. Gene de Kürt sorunu ile meşgul olduğu sürece Mustafa Kemal’in Musul’a el koyamayacağını düşünmektedirler. Dolayısıyla Kürt akımına yardımcı olmaktadırlar.”
Baytar Nuri Dersim isyanının planlayıcısı ve Kurt isyanlarının fikir babasıdır. İşte hain Baytar’ın Ankara Hükümetine çektiği muhturanın maddeleri;
1-İstanbul Hükümeti’nce kabul edilen Kürdistan özerkliğinin Ankara Hükümeti’nce de tanınıp tanınmayacağının açıklanması
2-Kürdistan özerk yönetimi konusunda Mustafa Kemal hükümetinin ivedi yanıt vermesi
3-Elazığ, Malatya, Sivas ve Erzincan cezaevlerindeki Kürtlerin hemen salıverilmesi
4-Kürt çoğunluğu bulunan illerden Türk memurlarının çekilmesi
5-Koçgiri yöresine gönderilen birliklerin geri alınması.
Şimdi bu yaşananların bugün yaşananlardan farkı var mı? Hala daha aynı tehdit içinde değilmiyiz? Hala daha aynı sevda peşinde koşmuyorlar mı? Hala daha Türk Milletinin en büyük düşmanlarının koynunda yatmıyorlar mı?
Peki o zaman Atatürk ne yapmıştı. Bunu hepimizi çok iyi biliyoruz. Şimdi yapılacak olan da bellidir. Hayatın bir gerçeği vardır, Sana acımayana sende acımayacaksın. Biz bunlara kaç defa insanca yaşamaları ve davranmaları için el uzattık sonuçta ne oldu? İhanete uğradık. O zaman hakettiklerini verelim. Kafasını kaldıranın kafasını seve seve indirtmezsek daha çok acı çekeriz. Bu sözlerim ve eleştiriler TÜRKLÜĞÜ’NÜ inkar edenler ve kimlik arayanlar içindir.