Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı’nda üst üste yapılan “kozmik” aramanın beş hedefi var:
1. TSK’nın topyekün savunma planının engellenmesi.
2. TSK’nın Irak’ın kuzeyine yönelik planlarının ele geçirilmesi ve engellenmesi.
3. TSK komuta kademesi içinde güvensizlik yaratmak, bölmek ve teslim almak.
4. Ergenekon tertibine karşı ordunun öz savunmasını kırmak.
5. TSK’nın itibarını sarsmak.
Bunlar içinde güncel hedef, TSK’nın Irak’ın kuzeyine yönelik planlarının ele geçirilmesi ve eylemli bir biçimde engellenmesi. Özel Kuvvetler’de ki bilgiler, ABD’nin Irak’ta kalabilmesi için şart.
1998 yılında Talabani, Barzani’nin kontrol ettiği toprakları işgal etti. Barzani Talabani’de ki topraklarını TSK’nın yardımıyla aldı. Irak’ın kuzeyinde kukla bir devlet kurulduğunda doğacak iç savaş da ABD müdahil olacaktır. O zaman Türkiye Özel Kuvvetler’in gücüyle orada ne yapacak, Amerika bunu bilmek istiyor.
Amerika kaynakları orada olup biteni tam bilemez. Irak’ın kuzeyinde Barzani ve Talabani dışında 25′in üzerinde aşiret var, ABD bunların Türkiye ile ilişkilerini, Türk gizli güçlerini, Türkün imkan ve kabiliyetini bilmek istiyor. Oradaki dost taraftaki ilişkileri, isimleri, aşiretleri, şahısları bilmek istiyor.
Amerikan uydu sistemleri gizli ilişkileri tespit edemez. TSK, Irak’ın kuzeyinde ne yapıyor, isimler, yer adresleri… ABD kendisine karşı çıkacakları, karşı eylem planlarını, yerlerini bilmek istiyor. Bu görevi Amerika’da Fethullah’a havale ettiler, Türkiye’de bu nedenle ÖKK’nın kozmik bilgilerine giriyorlar.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, 30 Ekim’de Irak’ın kuzeyine yaptığı ziyarette Amerika’lılarla buluşmuştu. Davutoğlu bu buluşmada, TSK’nın bölgede bulunan Özel Kuvvetler’e bağlı birimlerin geri çekilmesi konusunda Amerikalı yetkililerle anlaştı.
Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı’na düzenlenen tertiple birlikte, “kozmik bilgilerin” ele geçirilmesinin yanı sıra, Özel Kuvvetler’i yıpratmaya dönük kampanyanın da düğmesine basıldı. Fethullahçı Gladyo’nun attığı iz mermisinin arkasından giden diğer gazete ve televizyonlar da Özel Harp Dairesi’ni,Özel Kuvvetler Komutanlığı’nı tartışan yayın ve programlara giriştiler.
Operasyonların düğmesine Atlantik’in ötesinen basılıyor; AKP iktidarı ise en yetkili ağızlardan “uygulayıcı” olduğunu her defasında “ağzından kaçırıyor”.
Bülent Arınç, “Bayramdan sonra ne Danıştay kalacak, ne Arınç” diyerek Seferberlik Dairesine karşı yapılacak tertibi haber verdi. Bülent Arınç, 29 Kasım’da AKP Genel Merkezi’nde partililerle düzenlenen bayramlaşma töreninde Danıştay’ın katsayı kararı üzerine söylemişti bu sözleri.
Arınç’ın açıklamasının ardından darbe girişimi nedeniyle üç kuvvet komutanı Ergenekon savcılarınca ifadeye çağrıldı ve arkasından Seferberlik Dairesi baskını, yine Arınç’la bağlantılı olarak gündeme geldi.Arınç son olaydan sonra ise “Arı kovanına çomak soktuk” diyerek başından beri tertipdeki dolünü itiraf etmiş oldu.
2006 yılında Danıştay baskınından sonra Mehmet Ali Şahin “Bunun arkasında Atabeyler var, Saunalar var, süprizlere hazır olun” demiş, bu sözlerin ardından düğmeye basılmış gibi Ergenekon operasyonları başlamıştı…
Aslında bütün olanları Tayyip Erdoğan birkaç cümlede özetledi: “Statüko sürdürülecek mi yoksa değiştirilecek mi? Bu acılara tahammül mü edeceğiz, yoksa üzerine mi gideceğiz. Biz hükümet olarak değişmesi noktasında irademizi ortaya koyduk“.
Neydi Erdoğan’ın değiştirmek istediği ‘statüko’? ABD’nin bölgeye dönük planlarının önünde en önemli engel olarak gördüğü Türk Ordusu’nu yıpratmak; komuta kademesi içinde güvensizlik yaratarak telim almak.
ABD önümüzdeki 50 yıl içinde bölgedeki enerji kaynaklarını ele geçirmeyi varlık yokluk meselesi olarak saptamış ve bu plan için “22 ülkenin sınırlarını değiştirmek” gibi bir büyük hedefi önüne koymuş bulunuyor.