Yıllar evveldi...
İstanbul
Esenler’de bir dostumuzun
iş yerinde görmüştüm.
Elinde bir fotoğraf makinesi
uçan sineği çekiyordu.
Bazen bir çay bardağını,
bazen de yerde yürüyen bir
karıncayı kadraja alıyordu.
Sanki bir bebek,
elindeki oyuncakla oynuyor gibiydi.
İnsanmış, hayvanmış, masaymış,
sandalyeymiş, ağaçmış
hiç fark etmiyordu O’nun için.
Yeter ki kafasına koysun.
Hangi şartta olursa olsun
deklanşöre basmak en keyifli
anıydı…
***
Bir değil, on değil,
yüzlerce kare çekerdi.
Bardağın içine mum
koymak mı dersin, adamın
gözündeki çapağın hali mi
dersin?
Değişik açılardan bakardı.
Her çektiğinin
en iyisini bizlerle paylaşırdı...
***
Seneler geçti.
O daha da ustalaştı.
Genç yaşına rağmen
binlerce fotoğraf çekti.
Ve yine genç yaşına rağmen
onlarca ödül aldı.
Her aldığı ödül
ayrı bir şevk ayrı bir zevkti.
Başarılarıyla yılların
fotoğrafçılarını neredeyse
geride bırakıyordu.
***
Muhteşem resimler çekiyor
ama asla şımarmıyordu.
Mütevazılığını elden bırakmadı,
bırakmıyor Kadir Çivici.
Son aldığı ödül ile insanlık
adına en anlamlı çiviyi çaktı.
Kolları olmayan genç bir kızı
ilham alarak unutulmayacak
bir başarıya imza attı.
Ayşe Işık isimli ressam kızın
belki de hayatının akışını
değiştirdi.
Önce kazandığı para ödülünün
yarısını Ayşe Işıkla paylaştı.
Sonra da Yarışmayı düzenleyen
Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı
yetkililerine ilham oldu.
Yani bu kez ilham olan Kadir Çivici’ydi.
***
Bakanlık yetkilileri
takdire şayan bu davranıştan esinlenerek,
Genç Ressam’ın eğitimine destek
olacaklarının sözünü verdiler.
***
Teşekkürler Kadir Çivici.
Başarıların daim olsun…
Son bir not,
Kadir Çivici fotoğrafları konuşuyor.
İnanmayan varsa;
“Google” amcaya
‘Kadir Çivici resimleri’ yazar
‘enter’a basar.
Her birinin;
çok şey anlattığını görecektir…