Bundan birkaç gün öncesinde Türk Kadınına seçme ve seçilme hakkı verilmesinin yıldönümüydü.
Türkiye'de nüfusun yarısını oluşturan kadınların 1934'de seçme ve seçilme hakkına sahip olmaları dünyada çok önemli bir gelişmeydi.
1935'de kadınların mecliste temsilinde dünyanın 2'nci ülkesiyken, 2002'de kadınların mecliste temsilinde 163'üncü sıraya gerilediğimizi öğrendiğimizde bunun aslında büyük bir eksiklik olduğunu söylemek gerek.. Günümüzde de ne yazık ki değişen bir şey olmadı. Bakıyorum geçen dönemin istatistiklerine..Son genel seçimlerde TBMM'de kadın sayısı 48'e yükselmiş, ama yine de kadın oranı yüzde 10'un altında kalmış. Yerel yönetimlerde ise durum daha da kötü. 81 ilden yalnızca 2 ilde kadın belediye başkanı bulunuyor.
Bu ölçüyü Tarsus’a uyarladığımızda 31 kişilik Mecliste 4 bayan meclis üyemiz var. MHP’de Fazilet Özcan ve Şerife Hasoğlu olmak üzere 2, CHP’de Yeşim Sancaktar ve Ak Partide Tebessüm Köksal’dan oluşan 4 bayan meclis üyemiz var. 31 kişinin yanında bu oran yüzde 10’lar cıvarında..
Kadının, insan haklarının eksiksiz yaşama geçmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması, mecliste ve tüm karar mekanizmalarında eşit temsil ve eşit katılım ile mümkündür. Bunun için Anayasa ve seçim yasaları değiştirilmeli ve yüzde 50 cinsiyet kotası getirilmelidir diyen kadın siyasetçilhere katılmamak mümkünmü?
Cumhuriyet'in en önemli amaçlarından birinin, kadınlarında erkeklerin yanında toplum yaşamında yer almalarını sağlamak olduğunu, bu amacın gerçekleşmesi sürecinde ise, kadınların siyasal yaşamda yer almalarının kaçınılmaz olduğunu herkesin bilmesi gerek.
5 Aralık, Türk kadının statüsünde ileri bir dönemeç olarak tarihe yazılmıştır. Bu tarihte TBMM kadınlara seçme ve seçilme hakkını tanıyan yasayı kabul ederek, Türk kadınının yasalar önündeki kısıtlı statüsüne kaynaklık eden gerici ve geleneksel anlayışa da en büyük darbeyi vurmuştur. Atatürk'ün Türk Milletinin var oluşunu sağlamasından sonra kadınlarımıza tanıdığı bu hakkın kıymetini aslında kadınlarımızın kendileride pek bilmiyor dersem yalan ve yanlış konuşmuş olmam..
Bir dahaki seçimlerde yerelde veya genelde Tarsus’tan daha çon kadın adayımızın çıkması ve seçilecek yerlere konulması gereklidir.Bu hususta partilerimizin ve sivil toplum kuruluşlarının bayan yöneticilerinin şimdiden ciddi bir çalışma içine girmesinde yarar vardır.
Bu duygu ve drüşüncelerle kadınlarımızın seçme ve seçilme hakları gününü kutlarken kendilerininde bu haklarına sahip çıkmaları gereklidir.