Yeni bir Kadınlar Günü kutlanırken gerçekten kadınlarımız hakettikleri yerde mi? diye sormadan edemiyorum.
Özellikle kadınlarımızın çalışma hayatında olsun, siyasette olsun hakettikleri yerde olduğuna inanmıyorum..
Bugün ben Kadınların siyasetteki yeri konusunda yine bir kadın siyasetçimiz olan Gönen Açıkel Mirici hanımın söylediklerinden esinlenmek istiyorum.
Biliyorsunuzdur ki, 1800’lü yıllarda bir tekstil fabrikasında aynı işyerinde çalıştıkları erkeklerle eşit haklara sahip olmak isteyen, eşit iş eşit ücret talebiyle greve giden kadın işçilerin çalıştıkları fabrikada kilitlenmeleri, arkasındanda çıkan yangında hayatlarını kaybetmeleri anısına her yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlanmaktadır.
Kadınların sorunlarını açıklıkla dile getiren Gönen hanım “Bu kadınlar; dünya genelinde kadın haklarında son yıllarda meydana gelen artışın dahi birçok gerçeği değiştirebilecek nitelikte olmadığını, ekonomik durumlarının yetersiz olduğunu ve bugün ülkemizde de erkeklere göre %25-50 oranında daha az ücretle çalıştırılmakta olduğunu biliyor ve üzülüyoruz.
Bu kadınlar; Birleşmiş Milletler tarafından yapılan bir araştırmaya göre; dünyadaki işlerin %66’sının kadınlar tarafından görüldüğünü buna karşın kadınların dünyadaki toplam gelirin ancak %10’una, dünya’daki mal varlığının ise %1’ine, başka bir değişle Dünya’daki işlerin %34’ünün erkekler tarafından görüldüğüne ama erkeklerin dünyadaki toplam gelirin :%90’ına ve toplam mal varlığının %99’una sahip olduklarını biliyoruz.
Biz kadınlar; Türkiye’de şehirlerde evli kadınların %18’i, köylerde %76’sının eşleri tarafından dövüldüğünü, kadınların %57,7’sinin evliliklerinin ilk gününde şiddetle karşılaştığını, aile içi suçların %90’ının kadına karşı işlenen suçlar olduğunu biliyoruz.
Biz kadınlar; dünyanın çeşitli yerlerinde işgal edilmiş ülkelerde, çocukları öldüren, evleri yıkılan yağmalanan, izzeti, iffeti ayaklar altına alınan, yerinden ve yurdundan sürgün edilerek perişan ve sefil bir yaşam süren, her türlü sağlık, barınma, eğitim ve insanca yaşama imkanından uzak olan annelerin varlığını biliyoruz.
KADINLAR PARTİSİ..
Biz kadınlar; bugün nüfusumuzun yarıdan fazlasını oluşturan kadınların ve siyasi partiler bünyelerinde ne de parlamentoda yeterince temsil edilemediğini ve sizlerinde bildiği gibi günümüz dünyasında kadın erkek eşitsizliğinin en somut yaşandığı alanın siyasi hayat olduğunu da biliyoruz.
Biz kadınlar; siyasi partilerin her kademesinde görev almak, siyasi sürecin her aşamasında aktif ve yoğun katılımı arzuluyor ve bunun çağdaş, katılımcı bir demokrasi için vazgeçilmez unsur olduğunun bilinmesini istiyoruz.
Biz kadınlar; en az erkekler kadar siyasete vakit ayırabilecek, gece gündüz siyasetin mekanlarında dişe diş mücadele edebilecek, il, ilçe kongrelerinde, yönetimlerinde sadece alkışlayan değil, kendisini alkışlatan bir cesaretle aday olabilecek güçte olduğumuzun bilinmesini istiyoruz.
Biz kadınlar; her fırsatta insan hakları savunuculuğunu yapan batılı ülkelerin kendi insanlarına layık gördükleri demokrasi ve insan hakkında diğer insanlarında layık olduğunu asla unutmamaları gerektiğini bilmelerini istiyoruz.
Ve Biz kadınlar diyoruz ki "Ne Mutlu Bir Atatürk yetiştiren Türk kadınına, ne mutlu o’na sahip olan Türk Milletine"
**
Evet..
Kadınlarımız haklarını aramasını bilmeli.. Bunun içinde ben Türk Kadınlarının siyasetin içinde yer almaları gerektiğine inanıyorum.
Çünkü siyaüsette yer alan insan birçok hakkını korurken, daha üst mevkilere yükselebilmenin de önünü açmaktadır. Bunun içinde kadınların siyasi partiler içinde yer almasını istiyorum. İş bununlada bitmemeli. Siyasi parti içinde aktif rol almalı, sadece Kadınlar Kolu ile yetinmemeli..
Seçim zamanlarında gerek milletvekilliğine, gerek belediye başkanlığına, gerekse il genel ve belediye meclis üyeliklerine aday olarak seçime girmeli.. Seçilmeli..
Siyasetçi olarak hem kadınlara hem de halkımıza daha çok hizmet verebilmelidir.
Bugüne kadar siyasi partilerimizin kadınlara gereken aday kontenjanını vermediğini üzülerek görüyoruz.
Maalesef kadınlar kendilerine siyasi partiler yeteri kadar seçilecek yerde sıra vermemesine rağmen haklarını arayamıyor.
O halde bugüne kadar Kadınlar siyasette istenilen yere gelemediyse bunda hem kendilerinin suçu var, hemde içinde bulundukları partilerin..
O nedenle diyorum ki..
Kadınlar, kendilerine seçimlerde seçilebilecek yerlerde kontenjan hakkı vermeyen partilere ya isteklerini kabul ettirip haklarını almalılar, ya da alamıyorlarsa “KADINLAR PARTİSİ”Nİ kurarak hayata geçirmelidirler.
**
05374128900