Şifremi unuttum | Üye Ol
    GÜNDEM   |  SİYASET   |  SPOR   |  DÜNYA   |  EKONOMİ   |  MAGAZİN   |  MEDYA   |  EĞİTİM   |  SAĞLIK   |  TEKNOLOJİ   |  YEREL HABER   |  FOTO GALERİ 
   
 
 
 
 
İçteki hain dıştaki düşman
  Levent ÖZLER   leventozler@gmail.com 02 Eylül 2009 Çarşamba  
“Bir ulus kendi içindeki aptal ve hatta muhteris olanlarla baş edebilir. Fakat içerisindeki satılmış ve hainlerle yaşayabilmesi olanaksızdır. Sınırları zorlayan düşman silah ve alemlerini açıkta taşıdığı için daha az tehlikelidir. Fakat bir hain, hain gibi görünmez, kurbanları ile aynı aksanda konuşur, onların çehresine bürünür ve onların argümanlarını kullanarak ulusun politik yapısına nüfuz eder, bütün kapılardan serbestçe geçer, sesi en üst düzey hükümet koridorlarında duyulur, ulusun ruhunu çürütür. Politik yapıya her türlü hastalık bulaştırarak ulusun yaşam gücünü elinden alır.” (ROMALI devlet adamı bilgin, hatip ve yazar Cicero’nun 2040 yıl önceki sözlerinden) *** Yukarıdaki sözler tam 2040 yıl önce söylenmiş. Ama ne kadar güncel değimli? Atatürk’ün de hayatı boyunca mücadele ettiği ve sonraki kuşaklara en büyük tehlikenin bu hainler olacağına dikkat çektiği gibi günümüzde ülkemizin başındaki en büyük bela bu değimli? Doğaldır ki bu satılmış hainler yalnız değiller. Evrensel egemen güçler tarafından beslenmekte başarıları(!) kadar da ödüllendirilmekteler. Fon adı altında çalışmalarını kılıfına uydurmakta ve içinden çıktığı toplumu emperyalizme en iyi pazarlayana uluslar arası ödül vermekteler. Bunlar her daim barışı, insan haklarını, demokrasiyi, İslam’ı ve hat da Avrupa’nın uydurma ütopya sosyalizmini dillerinden düşürmezler. Oysa bakınca, biraz yaşantılarını konumlarını inceleyince ruhlarına pragmatizmin (Faydacılık) işlediğini görürüz. Bu amaç içinde ellerinden gelen her türlü ihaneti uygularlar. Pragmatizm en önemli uygulayıcısı ABD’nin dünyadaki uyguladığı acımasız vahşi kapitalist anlayışa asla ses çıkarmazlar. Hatta onlardan nasiplenmek için tüm yeteneklerini ortaya koyarlar. Kendi toplumlarını emperyalizmin istekleri doğrultusunda adeta sinsi bir virüs gibi yok edip güçsüzleştirir. İçinde olduğu toplum güçsüz olmalı ki kendileri, şahsi çıkarları güçlü olsun. 30 Ağustos Zafer bayramı için Genel Kurmay Başkanı “Güçlü Ordu Güçlü Türkiye” dedi ya beylerin çok zoruna gitmiş. (Mehmet Altan, Eser Karakaş gibilerin 30 ağustos Tv. Konuşmaları HABERTÜRK) Böyle slogan olamaz! Hükümet buna dur demeli diyorlar. Bu tiplere ne denir siz karar verin artık. Bir ülke güçlüyse ordusu da güçlüdür. Başka nasıl izah edilir bu fonculara bilemiyorum. Yani ABD, İngiltere, Fransa güçlü, orduları güçsüz. Yada tersi! Türkiye’ye gelince “Güçlü Türkiye Güçlü Ordu” Zafer Bayramı sloganını yakıştıramıyorlar emperyalist yemlemesi beyler. Hani rahmetli Uğur Mumcu her ülkenin haini olur derdi ya. Ama bizdekiler toprağından mı suyundan mı nedir biraz fazlaca. Gerçi bu hainlik oranı ülkelerin gelişmişliğiyle doğru orantılı olarak değişkenlik gösterebilir ama bizdeki oranlama da hiç bir istatistik verilerine uymaz! Bu tipleri, Kıbrıs-Rum ilişkilerinde, Ermeni sorununda, Kürt sorununda, Ege sorununda, ve de tüm Türkiye’nin başına bela olmuş sorunlarda taraf olduğunu görürüz. Toplumda bir suçluluk duygusu oluşturmaya çalışırlar. Suç(!) hep bizdeymiş ve herkese haksızlık yapmışız, haklarını yemişiz gibi bir komplekse, bir duyguya esir etmek isterler toplumu. Tarihsel süreç, siyasi konjonktür önemli değil. Varsa yoksa Batılı dostların(!) istekleri ve dayatmaları. Yanlış anlamayın ülke geçmişinde hatalı uygulamalar elbet de olmuştu. Ben burada faşist uygulamaları asla savunmuyorum. Zaten bu tipler faşizmin o karanlık günlerinde gene görevlerini en iyi şekilde uyguluyorlardı! O güçlerle de araları hep iyi olmuştu. Yıllar önce rahmetli Aziz Nesin bin bir zorlukla tedavi için yurt dışına çıkış izni alır. Almanya’da ZDF televizyonu onunla röportaj yapar. Muhabirin her sorusu Türkiye’deki siyasi oluşumla ilgili. Aziz Nesin’de her soruyu ustalıkla geçiştirmiş. Sonunda alışkın olduğu gibi yanıt alamayan muhabir dayanamamış ve siz Türkiye aleyhine hiçbir şey söylemeyecek misiniz demiş. Aziz Nesin’de fırçalar gibi bundan size ne! O benimle ülkemin yöneticileri arasındaki sorun. Siz bana sanatımla ilgili soru sorsanıza der. Televizyonda bu röportajı ancak büyük ustanın ölümünden sonra haber olarak yayınlar. Oysa kimi çalma roman yazan yazarlar da ne kadar ülkene küfür, o kadar ödül politikası uygulayıp göze giriyorlar. Aziz Nesin gibi dünya çapında bir mizah yazarı da aşağılanıyor. Kalın sağlıcakla…
Bu yazı 215 defa okunmuştur.
 Yorumlar  -   Yorum Ekle

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
 
 
A. Raif Öztürk

Avantajlar sezonu ÜÇ AYLAR başladı.
 
 
 
 
 
Naif KARABATAK

Fenerbahçe Savunması!
 
 
   
 
  HAVA DURUMU

Hava Durumu ISTANBUL
16/9
Şehir Seç »   
 
  DÖVİZ KURLARI
   Alış  Satış  
  USD  1,4570  1,4640  
  EURO  2,1902  2,2008  
  GBP  2,4021  2,4147  
   ÇOK OKUNANLAR
   YAZARLAR
      A. Raif Öztürk
      Naif KARABATAK
      Mehti SARAÇ
      Gündoğdu YILDIRIM
      Fuat TÜRKER
      Fethi AKAR
      Müge ORUÇKAPTAN
      Yakup BONCUK
      Güngör URAS
      Eshabil ÜSTÜNDAĞ
   ÇOK YORUMLANANLAR
   ANKET
Bu sezon play off'lara hangi takımlar girebilir ?
Eskişehirspor
Bursaspor
Gaziantepspor
Gençlerbirliği
Trabzonspor
Mersin İdman Yurdu
Diğerleri
   ŞANS OYUNLARI
21/04/2012
2-9-14-22-32-38
18/04/2012
4-14-17-18-28-10
 
   GAZETELER

 
 
ANA SAYFA   |   GÜNÜN TÜM HABERLERİ   |   MODA OLANLAR   |   ARŞİV   |   ZİYARETÇİ DEFTERİ   |   KÜNYE   |   REKLAM   |   CANLI YAYIN İZLE  |   İLETİŞİM
 
RSS | Add to Google Haberingundemi.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Haberin Gündemi sorumlu tutulamaz.