Şifremi unuttum | Üye Ol
    GÜNDEM   |  SİYASET   |  SPOR   |  DÜNYA   |  EKONOMİ   |  MAGAZİN   |  MEDYA   |  EĞİTİM   |  SAĞLIK   |  TEKNOLOJİ   |  YEREL HABER   |  FOTO GALERİ 
   
 
 
 
 
Huzurkent'ten geri adım!
  Yakup BONCUK   yakupboncuk@gmail.com 16 Aralık 2009 Çarşamba  

İki yıl önce lavedilen ve Mersin Büyükşehir’e dolayısıyla Akdeniz belediyesine bağlanan Huzurkentliler bin pişman..

 

Hükümetin 2008 yılında  aldığı bir karar vardı...

Nüfusu 2 binin altına düşen 863 belde ile büyükşehirlerdeki 283 ilk kademe belediyesi olmak üzere 1146 belediye kapatılacaktı.. Bunlar hakkındaki karar kesinleşti...

Ve sonrasında uygulandı..

Bu karar çıkarken ne yazıkki, Tarsus’a bağlı eski beldelerimizden Bağcılar ve Huzurkent’te tarih oldu.

Belediyeler Yasası'yla ilgili görüşmeler, CHP'nin engelleme manevraları ve çetin tartışmalarla 14 saati bulmasına rağmen meclisten geçmişti.

Buna Göre Adanalıoğlu, Bahçeli, Dikilitaş, Karacailyas, Kazanlı, Yenitaşkent, Bağcılar ve Huzurkent ilk kademe belediyelerinin tüzel kişilikleri kaldırılarak mahalleleri ile birlikte Akdeniz İlk Kademe Belediyesine katılmıştı.

Akdeniz merkez olmak üzere bazı köyler bağlanmak üzere Mersin İlinde Akdeniz,  Davultepe, Tece ve Kuyuluk ilk kademe belediyelerinin tüzel kişilikleri kaldırılarak mahalleleri ile birlikte Mezitli İlk Kademe Belediyesine katılmıştır.   Mersin İlinde Mezitli,  Dorukkent, Arpaçsakarlar ve Yalınayak ilk kademe belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleleri ile birlikte Toroslar İlk Kademe Belediyesine katılmıştı.  

 Mersin İlinde Toroslar, Çiftlikköy İlk Kademe Belediyesinin tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleleri ile birlikte Yenişehir İlk Kademe Belediyesine katılmıştı.  

 Mersin İlinde Yenişehir, Mersin İlinde Gözne ve Soğucak belediyeleri Toroslar İlçesine ve Değirmençay Belediyesi Yenişehir İlçesine bağlanarak büyükşehir belediye sınırları dışına çıkarılmıştı.

Kesinleşen bu karara göre Tarsus’un topraklarından ayrılan  Bağcılar ve Huzurkent Belediyeleri resmen tarih olmuştu.

Belediye seçimlerinde bu beldelerimizde belediyelik seçimi değil, mahalle muhtarlığı seçimi yapılmıştı.

Bundan yıllar önce 1970’lerde dönemin başbakanlarından Süleyman Demirel’in kurulmasını sağladığı Huzurkent,   göz göre göre yok edilmiştir.

Düne kadar Huzurkent’in mahallesi konumundaki köylerden Demirel’e karpuz götürülürken bundan sonra sayın Demirel bundanda mahrum kalacaktır.(!)

 

Burası latife ama, Huzurkentliler artık işlerini görmek için Tarsus yerine Mersin’e gidip gelmek zorunda kalmışlardır. 10 dakikalık Tarsus’a gelmek yerine yarım saatlik Mersin’e gider olmuşlardı.. Bunun neticesinde Trafiğe takılacaklar, hiç tanımadıkları yerlere gidip işlerini takibe çalışacaklar...

Oysa beldelerin birleştirilip yeni ilçelere bağlanması sırasında Huzurkentlilerin de, Bağcılar sakinlerinin de haklarını sonuna kadar aramasını, hükümetin bu kararını protesto etmesini beklerdik. Bunun için  defalarca yazılar yazdık, haberler yaptık ama nafile.. Sanki Huzurkentliler hallerinden memnunmuş gibi bir hava yaratıldı.. Yeni bağlandıkları Akdeniz beldesinin ve Mersin Büyükşehir belediyesinin himayesine girerek daha çok hizmet alacaklarının beklentisine girdiler..

**

Yıllar evvel Demirel’in kurduğu Huzurkent  beldesi  yok sayılmış, Mersin’in bir mahallesi konumuna getirilmiştir. Yani ilçe olmayı beklerken evdeki bulgurdan da olmuş,  resmen mahalle olarak küçültülmüştür.

Yani belediyelik olan ve geçen dönemde Ak Partiden belediye başkanı seçilen Mustafa Akgül artık Beldesinde belediye başkanı değil …

 Ne acı ve üzüntü verici bir durum değil mi?

Sen iktidardaki Ak Partinin  başkanının kenti ol. Ama seni haritadan silsinler, ilçe olmayı beklerken mahalle yapsınlar.

Hasta eşini bırak Ankara yollarına düş, hakkını ara ama hakkını vermesinler. Birde sen iktidar partisinin mensubu ol.

Bu daha da acı bir durum değil mi? Ben burada beklerdim ki Ak Partili belediye başkanı Mustafa Akgül  bu hak gasbını  protesto etsin.

En azından mensubu bulunduğu Ak Parti’den istifa etsin.

Çünkü seçilmiş  bir belediye başkanı olarak, iktidar mensubu olarak beldeni yönetirken ve hükümetten ilçe olmayı beklerken senin elindeki belde hakkını da alsınlar, senin başkan olduğun beldeyi mahalle yapsınlar.

Ben Mustafa başkandan  bu haksız durum karşısında  istifasını tüm halkın huzurunda açıklamasını isterdim ve beklerdim. Ama o dönemin son başkanı Mustafa Akgül’den böyle bir yaklaşım gelmedi.

Başkanın  hükümete de, Mersin milletvekillerine de tepkisini göstermesi, beldesinin hakkını daha çok ses getirecek şekilde aramasını isterdim.

Bununda tek yolu , mensubu olduğu partiden istifa etmekti.

Akgül kendisini o mevkiye getiren insanların hakkını savunmak ve gasbedilmeye çalışılan belde hakkını kurtarmak için en onurlu davranış olan istifa yolunu seçmeliydi.

 

Zaten iki dönemdir tek başına iktidar olan Ak Parti kendi kuyusunu kendi kazmakta, Tarsus gibi Demokrasinin beşiği bir kentin belediyesini ve Mersin Büyükşehir belediyesini almak uğruna bazı icraatlar yaparken seçimlerde de hayal kırıklığına uğradılar..

Ben şahsen bir Tarsus’lu olarak, Huzurkent’i bir kardeşimiz gibi yakın   gördüğümden yaşananlara çok üzüldüm..Ama artık üzülmek fayda etmiyor..

Çünkü Huzurkent diye bir belde yok artık.. O tarihlerde Akdeniz ilçesine ve Mersin Büyükşehire bağlandık diye sevinenler,iki mahalleye asfalt dökülmesiyle gözleri boyananlar artık uyandı..

Uyandı ama artık çok geç..

İnsanlar bir nüfus cüzdanı çıkartmak için bile Mersin’in yolunu tutmak zorunda kalıyor.. İki adım yanlarında olan Tarsus’tan kopmanın ve Mersin’lere gidip oralarda işlerini ağır aksak yaptırmanın, dahası adam yerine konmamanın acısını yaşamaya başladılar.

Yani yaptıkları  hatayı huzurkent halkı yeni anladı. Eski başkan Mustafa Akgül ise Ak Parti il yönetiminde yer aldığı için sesini çıkaramıyor,birşey diyemiyor.. Ağzına çalınan bir parmak bal ile avunup dururken koskoca Huzurkent’i yok ettiğinin hesabını nasıl verecek?

Bugünlerde  Huzurkentliler kendi aralarında imza toplayıp tekrar Tarsus’a bağlanmak istiyorlarmış..

Bu istekleri gerçekleşirmi? Diye sorarsanız, verilecek cevap  tek cümleyle özetlenebilir..

“Geçti Bor’un pazarı,sür eşeğini Niğde’ye…”

Vaaa mı bunun başka izah tarzı?


Bu yazı 302 defa okunmuştur.
 Yorumlar  -   Yorum Ekle

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
 
 
Naif KARABATAK

Sizde eski askerleri ne yaparlar?
 
 
 
 
 
Eshabil ÜSTÜNDAĞ

HEDEFTEKİ ADAM (Muharrem İnce)
 
 
   
 
  HAVA DURUMU

Hava Durumu ISTANBUL
16/9
Şehir Seç »   
 
  DÖVİZ KURLARI
   Alış  Satış  
  USD  1,4570  1,4640  
  EURO  2,1902  2,2008  
  GBP  2,4021  2,4147  
   ÇOK OKUNANLAR
   YAZARLAR
      Fethi AKAR
      Eshabil ÜSTÜNDAĞ
      Naif KARABATAK
      Mehti SARAÇ
      A. Raif Öztürk
      Gündoğdu YILDIRIM
      Fuat TÜRKER
      Yakup BONCUK
      Yasemin ERDEM
      Özlem Saraç
   ÇOK YORUMLANANLAR
   ANKET
Cumartesi Günü Mesaisi'ni destekliyormusunuz?
Destekliyorum
Desteklemiyorum
   ŞANS OYUNLARI
21/01/2012
7-10-17-20-28-36
25/01/2012
14-16-20-28-31-2
 
   GAZETELER

 
 
ANA SAYFA   |   GÜNÜN TÜM HABERLERİ   |   MODA OLANLAR   |   ARŞİV   |   ZİYARETÇİ DEFTERİ   |   KÜNYE   |   REKLAM   |   CANLI YAYIN İZLE  |   İLETİŞİM
 
RSS | Add to Google Haberingundemi.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Haberin Gündemi sorumlu tutulamaz.