Tuzu kuru cenah, gönüllü yada gönülsüz, istekli yada isteksiz, çıkarlı yada çıkarsız, sazan yada Sezen, bilerek yada bilmeyerek “açılalım, açılalım” diyerek destek veriyor. Kimide moda galiba diyerek öyle görünüyor.
Vatandaş ise şaşkın… Birbirine bakıp daha ne kadar açılalım diyerek donunu gösteriyor…
Yahu kardeşim bu ülkede son yıllarda, bu hükümet zamanında iyice açılan bir ara var.Varsılla yoksulun arası! Nüfusun yarıdan fazlası açlık sınırında yaşamaya çalışıyor. Sen açılım diyorsun.
Tarım can çekişiyor. Ücretli perişan ve sen utanmadan %2 zam diyorsun. Her gün onlarca esnaf ticari sicilini sildiriyor. Bir zamanlar övündüğümüz tekstil yok oldu. Ne demişti İngiliz vatandaşı bakanımız “tekstil 3. Dünya ülkelerinin işi, bırakalım çin’e onlar yapsın” Biz kaçıncı dünya ülkesi olduk Mehmet Şimşek…
Neyse biz dönelim konumuza. Yani açılıma.
Kürt vatandaşlarımız mı açılım istiyor, Türk vatandaşlarımız mı? Çerkez,Gürcü,Laz,Abaza Dürzi başka var mı açılım isteyen…
Açılımın içeriği ne? Deyince bilmiyecek ne var demokrasi diyorlar. Güzel bişey tabi demokrasi. İyide bu demokrasi dediğiniz Türkiye’nin 7 bölgesinden birine mi yakışır. Geriye kalan altı bölge ne yapacak. Oralarda vardı da sadece doğudamı yoktu. Ya bırakın Allah aşkına. Sorun varsa yurdumun her yöresinde var. Ha bu ülkenin başında çok büyük bir bela yokmu, var tabi. Ama onun adı Kürt sorunu değil. PKK sorunu!
Bu ülke 1984 yılından bu yana Kürt lerden değil batı döllemesi PKK dan çekti ne çektiyse! Tüm ülke vatandaşlarımız gibi Kürt vatandaşlarımızda nasibini fazlasıyla aldı bu beladan.
Bu millet, bu hükümete gel birazda sen tit bizi dediğinde, terör 0 dı.(yazıyla sıfır)
Çünkü yıllık milyar dolarları bulan uyuşturucu ve kumarhane gelirleri (legal yada legal olmayan yollardan) kesilmişti.
Para her şeyde olduğu gibi terör içinde en önemli unsur.
PKK, üyelerine ve onların ailelerine maaş vermek zorunda. Para yoksa kim çıkar dağa. Terör onlar için de uyuşturucudan büyük para kazanan iş adamı yada siyasetçi görünümündeki destekçileri içinde çok önemli.
Neyse bu tit-ici hükümet gelir gelmez ilk iş olarak AKP ye ve yobaz Gülen’e karşı olanları düzmece suçlamalarla özel atanmış savcılar hüneriyle içeri tıktılar. Hatta PKK yı kurmak ve desteklemekle suçladılar. Abdullahı (kod adı;Ali Fırat) suçsuz bulup, alakasız bir yasanın içine yerleştirdikleri bir madeyle, İmralı’dan ipini çözüp salacaklardı da, bu vatan haini(!) muhalefet fark etti de beceremediler. Suçüstü oluncada Allah Allah kim yaptı bu adiliği deyip komisyondaki muhalefeti suçladılar. “Bence altındaki imzaya baksalardı Dursun Çiçeği görürlerdi(!)”
PKK’nın önünü açacak her türlü girişimi demokrasi adına uygulamaya soktular. Öyle soktular ki sonunda millete ölümü göstererek sıtmaya (domuz gribi de olabilir) razı ettiler.
Gizli görüşmeler ve pazarlıklarla İmralı’lı Ali’nin(APO) talimatıyla PKK’lılara gelin artık özledik sizi deyip, sınırda tören düzenleyip beklemeye başladılar..
Sonun da “ÇOK GÜZEL HAREKETLER BUNLAR” diyen başbakan, Habur’dan ülkeye giriş yapan barış güverçinlerini(!) GDO su değiştirilmiş yazarları, bürokratları,siyasetçileriyle ağlayarak izledi! Güvercinler adliyeye kadar yorulmasın diye sınara seyyar adliye kurdular. Bu güvercinler Türkçe’yi yıllarca konuşmadıkları için olsa gerek Ali Fırat dedi de, barış görüşmesi için de, asla da pişman değilim de gibi laflar ettiler. Tabi zeki ve bilgili savcılar bunları düzelterek tercüme etdi de ortaya tertemiz bir ifade çıkartarak; hadi DTP otobüsü sizi bekliyor halkınızı selamlayın artık diyerek saldılar.
Sonra baktılar hayvan terli gelmiş!
Ülkenin tüm savaş yanlısı muhalefet, hergün titilmekten anası ağlayan milletin; anaları ağlasın! gençleri biribirini boğazlasın! Ve “barışa hayır savaşa evet(!)” diyerek gösteriler düzenleyince, 28 ekim de (Cumhuriyet’in kuruluş gününde)Avrupa’dan gelecek barış güvercinlerini uçurtmadılar.
Şimdi de bu Cumhuriyet’in kurucusu Atatürk’ün ölüm günün de emperyalistlerin 87 yıl önce başaramadıklarını, AMERİKA BD VE AVRUPA BD’nin talimatları doğrultusunda meclise getirip görüşmeye açaçaklar. Başka gün yok. Hadi kolay gelsin bakalım.
Böyle hükümet……..! e bir fıkra.
Adamın biri hükümete küfür etmiş.
Polis adamı tekme tokat mahkemeye çıkarmış.
Adam hakime evet ben hükümete küfür ettim ama Uganda hükümetine ettim demiş.
Hakimde polislere bu hükümete küfür etmemiş deyince polislerin başındaki komser;
-Hakim bey ben 20 yıllık polisim hangi hükümete küfür edileceğeni çok iyi bilirim, demiş.
Not. Bu yandaş, yalaka GDO lu basının toplanırken canlı yayınlarla verdikleri, faili meçhul! kemiklerin hayvan kemikleri olduğunu söyleyen adli tıp raporunu neden yayınlamazlar! Dalyaprak döt yazarlardan da hiç ses yok!
Kalın sağlıcakla…