Kurban Bayramı’nda geleneksel hale gelen acemi ve de cani kasapların elinden kaçan, çocukların gözü önünde kesilen kurban görüntüleri, kurallara uymadan yapılan kesimler gündemin 1. sırasında yer almakla beraber ilgiyle izlendi.
Öncelikle Şanlıurfa’daki olay infial yarattı…
Başında bekleyen kasap müsvettesinin cani olduğunu anlayan Boğa, daha fazla dayanamadı ve kaçmaya karar verdi…
Bu görüntülerden sonra herkesin kurban kesemeyeceğini, kesmemesi gerektiğini anladık. Kesse bile Allah’ın takdiri ama şöyle bir günahlarımıza sevaplarımıza, kim olduğumuza, ne yaptığımıza bakarak kabul olup olmayacağı kestirilmeli…
O kasap müsvettesi kaçan boğayı yakalayabilmek için bacakları ve boynuna satırla vurdu. Bu görüntüler tartışıldı, artık zamanı da geldi hayvanlara yapılan işkenceleri gündeme getirmenin…
Kurban bayramı öncesinde kurban kesimi sırasında hayvana yapılan kötü muamele ve işkencenin maddi yaptırımları olacağı duyurulmuştu… Ancak kendini kaptıran caniler bunu unutmuş olmalı…
Savaşa gidiyormuş gibi saldırdı hayvana…
Cani kasap toplam 969 tl para cezasına çarptırıldı ama yetmez! Hayvana yapılan eziyet ve işkencenin bedeli bu kadarla sınırlı olmamalı. O cani, bir insanı öldürmüş olsaydı kesinlikle tutuklanacaktı. Hoş, onların aldığı cezalar da yeterli olmuyor ama bu caninin de tutuklanması gerekir… ki zaten başka bir suçtan arandığı ortaya çıktı. Ama tutuklanma sebebi hayvana yaptığı işkence olmalı. Evrakta sahtecilik olmamalı!
Bir de işkence yapılan varlığın hayvan değil canlı olup olmadığına bakmamız gerekiyor.. (Yani böyle bakıldığını sanıyorum) İşkence yaptığı varlık da bir canlıydı.
Şimdi siz karar verin hangisinin hayvan olduğuna… O boğa mı hayvan yoksa kasap mı?
Hem sokak ortasında hem de çocukların gözü önünde işledi bu cinayeti. Evet! Bu cinayet! Kurban kesimi falan değil… Pişkin katil bir de kendisine tepki gösteren vatandaşa kafa tuttu. Belki korkmasa vatandaşı da doğrayacaktı…
Şimdi tüm ilgili dernekler bir araya gelip bu caninin yargılanmasını istemeli ki bir daha yapmasın hatta kurban falan kesmesin! Bunun vebalinin altından hiçbir zaman kalkamayacak çünkü. 40 kurban bayramı gelse 40 kurban kesse yine de arınamaz bu günahından…
Şimdi merak edilen bunun gibi kaç olay daha yaşandığı… Bu, kameralara yansıyan görüntülerdi… Ya görmediklerimiz? Boyunlarına bağlanan iplerle çekiştirilen, zaptedebilmek için sopayla vurulan hayvanlar…
Şimdi açılım üstüne açılım yapıldığı şu günlerde madem demokratik bir ülkeyiz insan-hayvan ayrımı yapmadan hükümetten “hayvana insanca yaklaşım” açılımı istiyoruz… Açılım yapılması için illa Kürt ya da Alevi olmak gerekmiyor öyle değil mi?
Bu arada dinimizde hayvanlara işkence etmek günah değil miydi? Kurban bayramında yapılan kurban kesimi ibadetiyle fakirlere dağıtılarak işlenen sevabın içinde böyle bir günahın ne işi var? Ya da Allah kabul edecek mi?
O görüntüler hafızalarımızdan silinmeyecek. Sabırsızlıkla bir dahaki kurban bayramını bekliyoruz…