Hayata nasıl baktığımız bizim hayattaki yerimizi belirler bence. Çünkü hayat aslında bize tutulan bir ayna gibidir.
Ya da eko yapan bir dağ mı desek? Hayatta hep başına iyi şeyler gelen ve kendine şanslı denilen insanlara sorulduğunda onların hayata bakışının çok güzel olduğu görülmektedir. Kendini şanssız gören insanların, nedense başlarına hep hoş olmayan olaylar gelmektedir.
Tool Booth’un bu konu hakkında beğendiğim bir sözü var :
“Buradan bir kova su gibi görünüyor ama bir karıncanın bakış açısından engin bir okyanus, bir filin bakış açısından sadece soğuk bir içecek, bir balığın açısından ise elbette onun yurdu…”
Herkesin hayatı yorumlama şekli vardır ve herkes kendince yaşar hayatı, kendince anlamlandırır yaşadığı olayları.
Kendi perspektifinden değerlendirir ve iyi ya da kötü diye etiketler koyar yaşama.
Bazıları vardır hayatı sunduklarıyla yaşarlar. Düşüncelerini de… 'her şeyin hayırlısı' diye bağlarlar. Bazılarının düşünceleri de sabittir, farklı düşünceleri sürekli iter, alınacak dersleri çıkarmaktan uzaktır.
Bazıları da vardır ki, hiç bir fikri yoktur karışıktır, kararsızdır her daim tutarsızdır.
Aslında bunu çok güzel anlatan bir hikayeyi paylaşmak istiyorum sizlerle :
Fransa'da, ağır işçilerin işleri hakkında ne düşündüklerini incelemek üzere araştırmayı yürüten bir görevli, bir inşaat alanına gönderilir.
Görevli, ilk işçiye yaklaşır ve sorar; "Ne yapıyorsun?"
"Nesin sen, kör mü?" diye öfkeyle bağırır işçi;
"Bu parçalanması imkansız kayaları ilkel aletlerle kırıyor ve patronun emrettiği gibi bir araya yığıyorum.
Cehennem sıcağında kan ter içinde kalıyorum.
Bu çok ağır bir iş, ölümden beter."
Görevli hızla oradan uzaklaşır ve çekinerek ikinci işçiye yaklaşır. Aynı soruyu sorar :
"Ne yapıyorsun?" İşçi cevap verir; "Kayaları mimari plana uygun şekilde yerleştirilebilmeleri için, kullanılabilir şekle getirmeye çalışıyorum. Bu ağır ve bazen de monoton bir iş, ama karım ve çocuklarım için para gerekli. Sonuçta bir işim var. Daha kötü de olabilirdi."
Biraz cesaretlenen görevli üçüncü işçiye doğru ilerler.
"Ya sen ne yapıyorsun?" diye sorar.
"Görmüyor musun?" der işçi kollarını gökyüzüne kaldırarak.
"Bir katedral yapıyorum."
Sonuç olarak hayat sizin bakış açınıza bağlıdır, bardağın dolu tarafına mı yoksa boş tarafına mı odaklanacaksınız ?
Hayatınızın nasıl olacağına siz karar verin, seçim size ait.