Hayat yaptığımız seçimlerden ibarettir aslında. Bazen sevdiğimiz şeyler arasından seçim yapmaya zorlar yaşam bizi. Bazen de zor seçimler yapmaya iter.
Çocukken ailenizle alışverişe gittiğinizdeki halinizi hatırlıyor musunuz? Sevdiğimiz iki şey arasında kalmamız bizi ne kadar zorlardı. Ben çok iyi hatırlıyorum. Çoğu zaman da sevdiğimiz birini üzmemek için seçim yapmak zorunda kalırız. Her seçim ister iyi ister kötü olsun, hayatımızı etkiliyor. Yaptığımız seçimler sonucunda zincirleme bir döngüde devam ederiz yaşantımıza.
Aslında seçimlerimiz düşüncelerimizin eseridir. Zihnimiz düşüncelerimizi harekete geçirir. “Ne istersek o olur” diyebiliriz bir bakıma. “Başımıza gelen kötü şeyleri de mi biz çekiyoruz?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Bu kapsamlı bir konu ama cevabım: “Evet, onları da biz çekiyoruz.”
Hayat, sabah kalktığımız andan gece uykuya dalıncaya kadar yaptığımız seçimlerden oluşur. Gördüğümüz, duyduğumuz her şey bu seçimlerin, kendimizle ilgili inançlarımızın sonucudur. Hayata nasıl yaklaşacağımız bize bağlıdır. Kendimize ve seçimlerimize güven duyup duymayacağımız da bize bağlıdır. Bir düşünürün dediği gibi “Kaderimizin efendisi, ruhumuzun kaptanıyız”
Bir kez kontrolü ele geçirdik mi, artık karar vermek kolaydır. Bir gemi doğuya gider, bir diğeri batıya…
Esen rüzgârla yol alır gemi ama geminin hangi yöne gideceğini belirleyen rüzgâr değil yelkendir. Yelkeni biz ayarlarız ve gitmek istediğimiz yere yöneliriz.
Kararlı bir şekilde hayatımıza hâkim olmak kendi elimizdedir. İster isteyerek, ister istemeyerek yapılan tercihler olsun, her iki durumda da bu bizim tercihimizdir. Ve bizim geleceğimizi şekillendirmemizi sağlar. Hayat insanlara farklı muamele yapmaz. Kararlı bir şekilde hayatınıza hâkim olmak yine sizin elinizdedir. Neyin değerli olduğuna karar verecek olan nihayetinde sizsiniz: Vazgeçtiğiniz şey mi yoksa seçtiğiniz şey mi daha değerli?