Şifremi unuttum | Üye Ol
    GÜNDEM   |  SİYASET   |  SPOR   |  DÜNYA   |  EKONOMİ   |  MAGAZİN   |  MEDYA   |  EĞİTİM   |  SAĞLIK   |  TEKNOLOJİ   |  YEREL HABER   |  FOTO GALERİ 
   
 
 
 
 
Halk, NASIL ALDATILIYOR?
  A. Raif Öztürk   araifozturk@mynet.com 28 Ağustos 2010 Cumartesi  

Maymun bile ısırıldığı bir deliğe, bir daha asla elini sokmazmış.

Kendisini işine gücüne, aile problemlerine, derslerine, sporuna veya çeşitli dertlerine vermiş halkımızın bir kısmı maalesef, defalarca aldatılıyor ve kandırılıyor.

Aradan bir zaman geçtikten sonra yine unutuyor, bakıyorsunuz aynı zihniyet tarafından tekrar adatılıyor da, kendi kendine “hoop, n’oluyoruz yahu, bu kaçıncı oldu” diyemiyor.

Birkaç belgesel olay arz edeceğim, tâ ki üzerimizdeki ölü toprağını atalım artık…

***

12 Eylül 1980 Darbesinden önce; TBMM’DEN orduya tam yetki ve emir verildiği halde, anarşik olayların üzerine kasıtlı bir şekilde gitmediler, tâ ki DARBE GEREKÇESİ PEKİŞSİN. Halk da kendilerini “darbe yapmakta haklı” zannetsin. Sırf bu art niyet nedeniyle binlerce masum vatandaşımızın öldürülmesine seyirci kalınmıştı. Bu gerçeği, o gün darbe yapan konseyin üyesi olan Bedrettin paşa, sonradan açık-açık itiraf etti. (Bkz.: İnternet.)

Kenan Evren’in hatıralarında da maalesef böyle açıklanmıştı.

Evet, o yıllarda halkı bu şekilde ALDATARAK ve anarşiden iyice bezdirdikten sonra, “sanki KURTARICIYMIŞ gibi” gözükerek 12 Eylül darbesini yaptılar.

Masum halkın önemli bir kesimi bu senaryoya inandı. Bir kısmının da zaten işine geliyordu, çünkü kendi ideolojilerine ve yandaşlarına çok daha geniş imkânlar sağlanıyordu.

Aynı ordunun, TBMM’den tam yetki aldığı halde yıllarca önleyemediği anarşik olayların, bir günde nasıl önlendiği ve bıçak gibi kesildiği hiç sorgulanmadı veya maalesef sorgulanamadı.

Darbe sonrasında ise bazı hallerde, eski günlere rahmet okutacak biçimde halka eziyet olan OHAL, sıkıyönetimler ve keyfî kanunlar nedeniyle, bu masum halka birkaç yıl KAN KUSTURULDU. Bu günlerde TV’lerde, bu konudaki itirafları bol-bol izliyorsunuz…

Bu arada da, o gün “hay-hay”ci yandaş hukukçularına, darbecileri ömür boyu koruyacak olan ve kendilerinden birini Cumhurbaşkanı yapacak, hattâ istedikleri zaman yine darbe yapabilecekleri donanıma sahip, bir CUNTA ANAYASASI hazırlattılar...

Uzun süre (yani yıllarca) OHAL ve Sıkıyönetimlerin baskısından bezdirilen, yıldırılan ve kan kusturulan halkı da şu slogan ile bir kez daha ALDATTILAR:

-"EĞER BU SIKIYÖNETİMDEN KURTULMAK ve SİVİL YÖNETİME GEÇMEK İSTİYORSANIZ BU ANAYASAYA EVET DEYİN, KURTULUN!!!" diye dayatıldı. Halkın % 90'dan fazlası bu cunta yasalarını anlayamadan veya KERHEN (denize düşenin YILANA sarılması misali) o günkü referandum şartlarında, (hem de yüz küsur madde +C.Başk.lığı) köşeye sıkıştırılmış olarak, bu cunta anayasasını işte böyle aldanarak kabul etmişti. Asla hür iradeyle değil!!!...

***

Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nun SSK Genel Müdürlüğü görevini yürüttüğü 1992-1999 yılları arasında, 5 milyar dolarlık yolsuzluk olduğu, bakanlık araştırmalarıyla belirlendi. Bu rakam tam, o gün İMF kapısında avuç açılan miktar kadardı. O günkü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, “22 dolardan ithal edilen bir stentin, devlete 2 bin 450 dolara satılmış olduğunu bizzat açıkladı. Vicdansızlığa bakar mısınız?... Bu dönemdeki SSK yolsuzluğundan 60 firma yetkilisi yargılandı, 29’u tutuklandı ve yıllarca hapis yattıkları halde, SSK genel Müdürü K.Kılıçdaroğlu’nun nasıl kurtulduğunu zannediyorsunuz?

  • Masum bir sima ile halka, “garibanların, ailelerine kavuşturulması”ymış gibi gösterilen “Rahşan Affı” ile değil mi?... Arşivler yalan söylemez!...

***

Üç sene önce; “..heronlar PKK’lı dostlarımıza zarar veriyor, ya düşürelim veya rotalarını bozalım” diye haykıran teğmene, “BİR ÇARESİNE BAKARIZ” diye cevap veren hainler hâlâ koruma altındalar… Duyarlı vatandaşlara, basın yayın kurumlarına veya şehit annelerinin avukatlarına “konu hassasiyetle takip ediliyor” denilerek ALDATILIYOR. Gelişmelere baktığınızda ise o hainlerin kollandığını ve hatta terfi ettirildiklerini görüyorsunuz.

Oysa aynı TSK, sadece namaz kıldığı fişlenen yüzlerce subayı, sorgusuz sualsiz ihraç ediyordu. Siciline ise sadece “İRTİCÂÎ FÂALİYET” suçu (!!!) işleniyordu. Bu subaylar bile cunta yasaları nedeniyle haklarını arayamadıkları için, halk bunları maalesef suçlu zannediyordu. Aldatmacanın dik âlâsı, değil mi?...

***

Ne idüğü belirsiz İRTİCA diye bir öcü kelime türeterek, bu kelimeyi yıllarca kullandılar.

Bu kelime, bir suç sebebi gibi gösterilerek, binlerce masum subayı ordudan ihraç (o dönemde toplam 1655 kişi ihraç) ettikleri gibi, muhafazakâr memurları, doktorları, öğretmenleri, hattâ öğretim üyelerini bile bu kelimeyi kullanarak harcadılar. Her birinin sadece namaz kıldığı veya görev dışında başörtüsü taktığı tespit edildi. Demek ki “irticâî faaliyet” dedikleri şey, yüce dinimiz İslâm’ın, o kutsî prensipleriymiş. Halkımızı yıllarca, uyduruk bir öcü isimle ALDATTILAR…

***

Bu konuda bunca tecrübeli olan halkımızı, bakınız şimdi de nasıl aldatmaya çalışıyorlar:

     1.)“Referandum sizin fındık taban fiyatlarınızı arttıracak mı?” Öyleyse HAYIR!!!

2.)     “Referandum sizin tütün fiyatlarınızı yükseltecek mi?” Öyleyse hayır deyin!!!

3.)     “Referandum işsizliğe çare olacak mı?” Çare değilse hayır deyin!...

4.)     Yeni yasaları ele alacağına, her gittiği yerde “Recep Tayyip Erdoğan’ı 12 Eylül referandumunda yakasından tutacağız” diye bağırıyor. ..Yahu bu seçim değil ki!!!

5.)     “Hayır derseniz, inançlarınıza da aynı zamanda sahip çıkmış olursunuz!!!”(?)

6.)     Malatya’da, “Bu yasalar KAYISIYA çözüm olacak mı? Olmayacak. Öyleyse HAYIR”. !!!... Allahaşkına, bunların referandumla ne alâkası var?...

7.)     Karadeniz’de “Bunlara hesap sormanın zamanı 12 Eylül'dür. İşte bunun için HAYIR diyeceğiz!!!” (12 Eylül’lün referandum olduğunu o zât bilmiyor mu yoksa?)

  • Oysa REFERANDUM’UN partiler arasında bir seçim olmadığı, çok net bir gerçektir. Bunu onlar da biliyor. Fakat, parti seçimi havası veriyorlar. Bu aldatmacayla referandumu, iktidar partisinin oylarıyla sınırlayarak, %50’nin altına çekmek istiyorlar. Bu korkunç bir aldatmacadır ve halkı yanıltmaktır.

Referandum; kesinlikle bir parti seçimi veya hesaplaşması değildir…

Referandum; sadece halk menfaatine sunulan avantajları, RED veya TERCİH olayıdır… Partiler veya şahıslar değil, sadece yeni anayasa paketi tartışılmalıdır…

Referandumda bizlere sunulan 26 yeni yasa var.

Referandumda bize; “..bu yasalar, ülkemizin menfaatine midir?” Diye soruluyor.

Eğer HAYIR diyeceksen, bunların niçin ülke menfaatine olmadığını anlatsana!!!

Şu madde eksik, şu madde yanlış, şu madde zarar verir diyebiliyor musun?...

Bunu hiç biri diyemez, çünkü gerek halka şirin gözükmek için, gerekse gerçekten ülke menfaatine olduğuna inandıkları için, seçim önceleri bu maddelerin en az yirmi maddesini halka vaat etmişlerdi. Şimdi bu maddeleri kötüleseler, kendileriyle ters düşecekler. Basiretli halk bunları gözlemliyor. Sadece parti sempatizanlarıyla bu iş yürümez. Sağduyulu partizanlar bile, EVET diyebilmek için istifalarını sürdürüyorlar…

  • Evet, bu maddeler yetersiz olabilir, fakat halk iradesinde çok büyük bir adımdır.  

Tekrar haykırarak söylüyorum:

  • HAYIR için çalışanlar yüzünden, şâyet netice HAYIR çıkarsa, ordudan atılan ve hâlâ hakkını arayamayan 1655 muhafazakâr subayın, 12 Eylül mağdurlarının ve binlerce şehit analarının bedduasından, bu hayırcıları kim kurtaracak acaba?...

Bu beddua ve lânet; oylayacağımız paketteki 26 Maddelik avantajdan, sadece 12’nci Maddenin karşılığıdır. Yâ diğerlerinin vebali?... Feraset ve idrakinize havale ediyorum…


Bu yazı 785 defa okunmuştur.
 Yorumlar  -   Yorum Ekle

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
 
 
A. Raif Öztürk

Avantajlar sezonu ÜÇ AYLAR başladı.
 
 
 
 
 
Naif KARABATAK

Fenerbahçe Savunması!
 
 
   
 
  HAVA DURUMU

Hava Durumu ISTANBUL
16/9
Şehir Seç »   
 
  DÖVİZ KURLARI
   Alış  Satış  
  USD  1,4570  1,4640  
  EURO  2,1902  2,2008  
  GBP  2,4021  2,4147  
   ÇOK OKUNANLAR
   YAZARLAR
      A. Raif Öztürk
      Naif KARABATAK
      Mehti SARAÇ
      Gündoğdu YILDIRIM
      Fuat TÜRKER
      Fethi AKAR
      Müge ORUÇKAPTAN
      Yakup BONCUK
      Güngör URAS
      Eshabil ÜSTÜNDAĞ
   ÇOK YORUMLANANLAR
   ANKET
Bu sezon play off'lara hangi takımlar girebilir ?
Eskişehirspor
Bursaspor
Gaziantepspor
Gençlerbirliği
Trabzonspor
Mersin İdman Yurdu
Diğerleri
   ŞANS OYUNLARI
21/04/2012
2-9-14-22-32-38
18/04/2012
4-14-17-18-28-10
 
   GAZETELER

 
 
ANA SAYFA   |   GÜNÜN TÜM HABERLERİ   |   MODA OLANLAR   |   ARŞİV   |   ZİYARETÇİ DEFTERİ   |   KÜNYE   |   REKLAM   |   CANLI YAYIN İZLE  |   İLETİŞİM
 
RSS | Add to Google Haberingundemi.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Haberin Gündemi sorumlu tutulamaz.