Bazı insanlar
hayatın ağır yükünü,
çok küçük yaşlarda taşımak
zorunda kalırlar.
Yaşıtları oyun oynarken,
onlar minicik bedenleriyle
ailelerine bakma derdine
düşerler.
Yaşamlarında ne kadar
olumsuzluk olursa olsun,
pes etmezler.
İnançlarını ve azimlerini
hiç kaybetmezler.
***
İşte onlardan biri…
İlkokul öğrencisiyken,
çalışmak zorunda kaldı.
Küçük de olsa eve bir katkı
sağladı, duyduğu mutlulukla
daha iyi ders çalıştı.
Bazen bir lokantada
garsonluk yaptı,
bazen de eline aldığı boya
sandığı ile ayakkabı boyadı.
“Boyayalım abiii”
Adıyaman Gölbaşı’ndaki
otogarda çığırtkanlık yaptı.
“Kalkıyorrr! İstanbul
yolcusu kalmasın”
Valizler taşıdı.
Otogardaki işletmelere
müşteri götürdü.
***
O’nun için çalışmak,
nefes almak, su içmek
gibi bir şeydi.
Yaptığı hiçbir işten utanmadı.
Okumak, büyük adam
olmak istiyordu.
Arkadaşları gezip dolaşırken;
O, “Kaybedecek vaktim yok”
diyerek, öğretmenlerinin verdiği
derslere kafa yordu.
Hep çalışmakla geçti gençliği…
Çalıştı ilkokulu bitirdi.
Çalıştı ortaokulu bitirdi.
Çalıştı liseyi bitirdi.
***
Üniversiteyi kazandı.
Fırat Üniversitesi Fen-Edebiyat
Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nü
1986 yılında bitirdi.
Atatürk Üniversitesi
Sosyal Bilimler Enstitüsü
Genel Sosyoloji ve Metodoloji
Ana Bilim Dalı'nda 1992 yılında
"Bürokratik Konum ve Büro Donanımı"
konulu yüksek lisans ve 1995 yılında da
"Basın ve Terör" başlıklı çalışma ile
doktora yaptı. Aynı alanda
21 Kasım 2000 yılında Doçent ve
23 Şubat 2006 yılında da
Profesör oldu.
***
O’nu Gölbaşı’nda
kime sorsanız tanırlar.
Kendisinden birkaç yaş
küçüklere dahi sorsanız,
yaptığı işleri anlatırlar.
Ben sormadan öğrendim.
Çünkü orada,
kiminle konuşursanız konuşun
laf dönüp dolaşır O’na gelir.
Çünkü O örnektir,
her gencin idolüdür.
***
Telefon numarasını
buldum, aradım:
“Hocam Gölbaşı’nda
kiminle konuştuysam
sizi anlattı” dedim.
Duyduklarımı paylaştım.
Yaptığı işleri söyledim.
“Benim için gururdur.
Hiçbir zaman gocunmadım”
dedi.
***
O’nun adı;
Prof.Dr. Mustafa Gündüz…
Şimdi soyadı gibi,
Adıyaman Üniversitesi’ne
ışık veriyor.
Adıyaman Üniversitesi’nin
Rektörü.
Göreve geldiğinden bu yana,
yaptığı hizmetleri anlatmaya
kalksak, günlerce gazetenin
tüm sayfalarını kaplar.
O yüzden kısa keselim.
Önce Allah’a şükredelim,
sonra da böyle değerli bir
bilim adamını bizlere
kazandıranlara teşekkür
edelim.
Yolunuz hep,
açık olsun Hocam…