Başka insanları yargılamak ne kadar kolaydır biz insanoğlu için.
Hep karşı taraf olarak görmek onları yargılamak ya da onlar için yorum yapmak belki de en kolay yol bizim için.
‘Yargılama çünkü henüz yargılanmadın’ sözü bir anlam taşımaz .
Renk, dil, din, ırk ayrımı yapmak ve bunu haklı bir şeymiş gibi göstermek en büyük meziyet sayılır. Bizim düşüncemizi desteklemeyen ve bizden farklı düşünen insanlar hep karşı taraftır bizim için.
Karşı taraf ya da bir düşman yaratarak ne kadar da önemli ve özel olduğumuzu hissetmek isteriz belki de. Ya da kendi hiçliğimizi böylelikle unutmaya çalışırız. Kaçımız sadece farklı olduğu için hiç sebepsiz sevebilmiştir başka bir insanı?
Düşünsenize, dünyada hep aynı düşünceleri taşıyan aynı bakış açısına sahip tek tip insanlar olsaydı yaşam ne kadar da mat ve cansız olurdu.
Yaşamı güzel ve eğlenceli kılan farklılıkların olması.
Zor olansa, diğer insanları anlamak ve farklılıklarıyla sevmektir.
Fark yaşamın ta kendisidir aslında, farklılığı kabul etmekse yaşamı kabullenmektir.
Yarın sokağa çıktığımızda ya da gazeteyi ellimize aldığımızda bizden çok farklı olduğunu düşündüğümüz bir insanın da özel ve önemli olduğunu düşünelim. Belki de onun bizden bizim ondan öğreneceğimiz bir şeyi çok şey vardır.
Onları anladıkça da,
hayatımıza ve kendimize bir katkıda bulunmuş oluruz kim bilir…