Bugünlerde önümüze yeniden bir sandık koyma sevdası var. Bu sandıkta aslında seçim yapılmayacak, ama sanki seçim yapılacakmış gibi hava estiriliyor..
Kaderin tecellisi mi dersiniz, bilinçli olarak denk getirildimi dersiniz.. Ne derseniz deyin..
12 Eylül 1980 ihtilalinin ürünü oylan anayasanın değiştirilmiş hali 2010 yılının 12 Eylülünde bir referandum ile önümüze gelecek.
Yani yakında Milletçe sandığa gideceğiz.
Evet mi, Hayır mı vereceğiz..
MHP, CHP Hayır diyor, AKP, SP, BBP “Evet” diyor. Adı sık sık değişen partinin mensupları ise “Biz boykotçuyuz. Ne evet, ne hayır.. Boykot edeceğiz” diyerek görüşlerini dile getiriyor.
Ama birde hem evet hem hayır diyen partiler var.
Mesela MHP.. Genel başkan Devlet Bahçeli “Hayır” diyor, MHP’nin eski kurucularından bazıları “Evet” diyor. Onun da “Evet” vermesinin haklı gerekçeleri var.
DP genel başkanı Hüsamettin Cindoruk Hayır diyor, ama DP’nin eski genel başkanlarından Süleyman Soylu “Ben evet vereceğim ve tüm teşkilatları gezerek evet verilmesini isteyeceğim” diyor..
Şimdi gelin burada şaşırmayın.. Bocalamayın..
MHP Evetçi mi, Hayırcı mı?
DP Evetçi mi, Hayırcı mı?
CHP de bile “Hayır” diyen genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun aksine Evet vereceğim diyenler var.
Herkes nasıl doğruyu biliyorsa o yönde karar versin. Kimse kimseyi kandırmaya, kendi saflarına çekmeye çalışmasın.
Vallahi ben bunları görünce Evet mi hayırmı vereceğim diye kararsız kalıyorum.
Benim gördüğüm..
Tüm siyasi partiler işi siyasete dökmüş. Kendileri iktidarda iken beyaz dediklerine muhalefete düşünce kara diyenler, tezat oluşturuyor bence..
O yüzden Türkiye’yi seven, milletini seven, 12 Eylül Anayasasının eskidiğini görenler bu anayasanın değiştirilmesini ve günümüze uyarlanmasını istiyor.
Ancak sonuçta hangi mühürü basacağını sorduğunuzda bazı partiler Evet, bazıları Hayır diye diretiyor..
Tarih yazarımız, emekli öğretmenimiz Müslüm Hocamız, bu hususta görüşlerini dile getirirken 1876 anayasanın ilanı Jön Türkler sağlarken 1908 anayasasının da ittihat ve terakkiciler yaşattı. 1961 anayasasının kabulüne kadar hep ittihatçıların ağırlığı altında anayasalar yapıldı ve maddeleri değiştirildi.
Anayasalar, halktan ziyade devleti ve kurumlarını korumak için yapıldı.” diyerek şunları söylüyor..
“12 Eylül 2010 günü Türk halkı yine bir anayasa değişikliğiyle karşı karşıya.12 Eylül’de anayasa oylanmıyacak, iktidar ve muhalefetin gücü oylanacak.
CHP değiştirilmek istenen 30 anayasa maddesinin üç maddesine karşı olduğunu söyledi.
CHP’sinin karşı olduğu üç maddenin birisi zaten meclisten geçmedi. İstemediği demokrasiye mugayyil olan iki madde de anayasa mahkemesi tarafından rötüşlendi.
Anayasa maddelerinin kabulu için mitingler düzenlenecek... İktidar ve muhalefet anayasa maddeleri yerine, yaklaşan genel seçimlerin provasını yapacaklar...
İktidar ve muhalefet anlaşarak halkı bölmeden birbirine düşürmeden anayasanın kabülü konusunda anlaşsalar olmaz mı?
Referandum da bu bir iktidar yarışı olmayıp da sadece Anayasa tartışılsa olmaz mı?İktidar tartışması için insanlar ikilem içerisindedir. AKP’sine oy vermek istemeyip de Anayasa’ya evet diyecek insanlar mevcut...
Bırakınız insanlar gönül hoşluğu ile "EVET" veya "HAYIR" desinler...
Evet diyenler AKP’li olmadığını da bilsinler...Referandumda "EVET" oyu çıkınca iktidar bu benim iktidar oyum demesin...Aklı selim insanların düşüncesi olarak kabullensinler...
Anayasa tartışması artık bitsin bu ülkede... Bütün sorunları bir tarafa itip tek sorunumuz Anayasa olmasın...” diyerek tarafsız bir şekilde fikirlerini beyan etmiştir.
Buna rağmen birçok kişi ise 12 Eylül’de ne için evet, ne için hayır diyeceğini bilmemektedir.
Bugün bu referandum olayı şimdiden çığırından çıkmış, her parti olayı kendine artı puan getirme meselesine çevirmiştir.
İşte ben bu yüzden siyaseti sevmiyorum.
Siyasetçilere inanmıyorum...