Şifremi unuttum | Üye Ol
    GÜNDEM   |  SİYASET   |  SPOR   |  DÜNYA   |  EKONOMİ   |  MAGAZİN   |  MEDYA   |  EĞİTİM   |  SAĞLIK   |  TEKNOLOJİ   |  YEREL HABER   |  FOTO GALERİ 
   
 
 
 
 
Devlet cinayet işler mi?
  Naif KARABATAK   naifkarabatak@gmail.com 05 Ağustos 2010 Perşembe  

Yazımın başlığına aldığım “Devlet cinayet işler mi?” sorusu, ülkeye göre değişir. Demokratik ülkelerde, insan hak ve özgürlüklerinin egemen olduğu yerlerde, değil uygulamak, düşünmek bile mümkün olamaz…

Ama antidemokratik ülkelerde düşünmek lazım…

Üçüncü dünya ülkelerinde, ilkel kabile yönetimlerinin egemen olduğu yerlerde, demokrasiyle yönetilmeyen, insan hak ve özgürlüklerinden bihaber her yerde düşünmeniz mümkündür…

Peki Türkiye’de mümkün mü?

Darbe dönemlerini saymazsanız, hiç kimse çıkıp da “evet mümkündür” diyemiyor ama “mümkün olmadığını” da gönül rahatlığıyla ikrar edemiyor…

Darbe yapan ve darbe planlayanları adamdan saymadığım için o tür yaratıkların her türlü pisliği yapabileceklerine inancım tamdır. Nitekim yaptılar da…

Onları geçelim…

Peki, darbe dönemi dışında…

İşte orası biraz karışık…

Kimi “derin” yapılanmalar eliyle, devletin her dönem cinayet işlediğini söyler…

Hatta “faili meçhullerin failinin de devlet olduğu”nu iddia eder…

Kimileri Ergenekon türü yapılanmaları ve aynı yapılanmayla PKK’nın dirsek temasını örnek göstererek, 30 yıldır işlenen her cinayette devletin parmağının olduğunu iddia eder…

Bazıları bunu vicdansızlık olarak görüp, “devlet için” adam öldürmenin kutsallığından dem vurur…

Hatta bazı başbakanlarımız da “devlet için kurşun yiyen de, kurşun atanda” diyerek ne kadar önemsediğinin altını çizer…

Belki de “devletin teröristi” iyidir, başkasının teröristi kötüdür…

Bütün bunlara karşın, birkaç yıldır Ergenekon soruşturması kapsamında, doğru bildiğimiz her şeyi yeniden gözden geçirmek zorunda kaldık…

İddiaya göre devlet cinayet de işliyordu, darbeye kılıf için her türlü yasadışı işe de el atıyordu…

Operasyon yapıyor, mayın döşüyor, denizaltında çocukların çok olduğu bir zamanda havaya uçurma hayalleri kuruyor, PKK saldırılarını seyrediyor, zayiat çok olduğunda “Heronları düşürün” diyebiliyorlardı…

Fatih Camisinin en kalabalık olduğu saatte “güzel(!)” şeyler düşlüyorlardı…

Milleti kafesliyor, kafasına balyoz indirebiliyorlardı…

Yakalanınca da “seminer notları” diye yüzleri kızarmadan bahsedebiliyorlardı…

Sıradan bir vatandaş, benzer planları hazırlasa, hedefe de karargah, karakol gibi şeyleri koysa deli diye tımarhaneye atabilirlerdi…

Ama onlar “seminer notlarıydı” asla darbe planı değildi…

Zaten bu ülkede hiç darbe yapılmamıştı…

27 Mayıs’ta bir rüya görmüş, bu rüyayı birkaç kez daha zihnimizde canlandırmıştık o kadar.

Ne fişlenen vardı, ne dinlenen, ne takip edilen…

***

Bütün bu varsayımların gerçek olduğunu dillendiren birisi çıktı…

Emekli Koramiral Atilla Kıyat

Kıyat, “1993-1997 yılları arasındaki faili meçhul cinayetlerin devlet politikası olduğunu” söyledi…

Bu sözler hiç kimsede “şok etkisi” yaratmadı…

Malumun ilanı” gibi geldi demek ki…

Kıyat, Habertürk TV’de yayınlanan ‘Sansürsüz’ programında 93-97 yılları arasında işlenen faili meçhul cinayetlerin devlet politikası olduğunu, o dönem yüzbaşı ve üsteğmen olan kişilerin emir üzerine bu cinayetleri işlediklerini ileri sürdü.

Kıyat’ın sözünü ettiği yıllarda (1993-1997) sırasıyla Turgut Özal ve Süleyman Demirel Cumhurbaşkanlığı; Süleyman Demirel, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz, Necmettin Erbakan başbakanlık; Doğan Güreş ve İsmail Hakkı Karadayı da Genelkurmay başkanlığı görevlerini yürüttüler.

Şimdi bunun üzerine yorum yapmak bize düşer mi bilmem ama Ergenekon’a halen “fasa fiso” diyenlerin aynı sözleri bir kez daha okuması gerekir…

Peki gerçekten “Devlet politikası” olarak cinayet işlenebilir mi?

İddia doğruysa işleniyormuş…

Ama bildiğimiz, devlet, suçlu olsa da adam öldüremez…

Bu ülkede suçlulara nasıl davranılacağını, nasıl muamele edileceğini, süreci ve cezasını çekeceği yerler yasalarla belirlenmiştir.

Suçun hafif veya ağır olması bir şeyi değiştirmez. Buna karar verecek savcılardır, hakimlerdir…

Cezayı çekeceği yer ise cezaevleridir…

Milleti korumak için, millet tarafından oluşturulan, yetki verilen, vergileriyle maaşı ödenen, devlet adına görev yapanlar, kendi milletine komplo da kuramaz, silah da doğrultamaz, tankı da üzerine süremez, cinayette işleyemez…

İşlerse ne olur, o devlet olmaktan çıkar, çok daha başka şey olur…

Bugün tartışılan da bu işte…

Anayasa değişikliğinde, demokratik açılımda velvele edenlerin esas yarası da bu…

Onun için 12 Eylül tarihi bir milattır, onun için halkın anayasa değişikliğini onaylaması çok önemlidir…

Evet” derken, nelere “hayır” dediğimiz çok açık değil mi?


Bu yazı 277 defa okunmuştur.
 Yorumlar  -   Yorum Ekle

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
 
 
A. Raif Öztürk

Avantajlar sezonu ÜÇ AYLAR başladı.
 
 
 
 
 
Naif KARABATAK

Fenerbahçe Savunması!
 
 
   
 
  HAVA DURUMU

Hava Durumu ISTANBUL
16/9
Şehir Seç »   
 
  DÖVİZ KURLARI
   Alış  Satış  
  USD  1,4570  1,4640  
  EURO  2,1902  2,2008  
  GBP  2,4021  2,4147  
   ÇOK OKUNANLAR
   YAZARLAR
      A. Raif Öztürk
      Naif KARABATAK
      Mehti SARAÇ
      Gündoğdu YILDIRIM
      Fuat TÜRKER
      Fethi AKAR
      Müge ORUÇKAPTAN
      Yakup BONCUK
      Güngör URAS
      Eshabil ÜSTÜNDAĞ
   ÇOK YORUMLANANLAR
   ANKET
Cumartesi Günü Mesaisi'ni destekliyormusunuz?
Destekliyorum
Desteklemiyorum
   ŞANS OYUNLARI
21/04/2012
2-9-14-22-32-38
18/04/2012
4-14-17-18-28-10
 
   GAZETELER

 
 
ANA SAYFA   |   GÜNÜN TÜM HABERLERİ   |   MODA OLANLAR   |   ARŞİV   |   ZİYARETÇİ DEFTERİ   |   KÜNYE   |   REKLAM   |   CANLI YAYIN İZLE  |   İLETİŞİM
 
RSS | Add to Google Haberingundemi.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Haberin Gündemi sorumlu tutulamaz.