Değişim kelimesi içinde pek çok anlamı barındırır ve bu anlam insanlarda farklı duygulara neden olur. Değişim aslında tam sözlük anlamıyla bir nesne ya da durumun zaman içinde aynı kalmama özelliğidir. Değişimin birçok anlamı vardır; hareket, yer değiştirme ya da bir durumdan diğerine geçme, gelişme, büyüme ve kalkınma, geleneksel, kalıplaşmış düşünce sistemlerinden uzaklaşma, daha yüksek verimlilik ve etkenlik sağlayacak yöntemler geliştirme gibi. Değişim olumsuz olan bir durumdan daha iyi olan bir duruma geçmeyi ifade eder. Ya da değişim daha önceden var olan bir nesnenin ya da durumun ortadan kaldırarak yerine yenisinin geçirilmesidir...
Değişim, bazen zorlamayla bazen de ihtiyaçla ortaya çıkar.
Nasıl ortaya çıkarsa çıksın, insanların çoğu değişime direnç gösterme eğilimindedirler. Çünkü değişim, alışık olunan güvenli limanlardan ayrılmak anlamına gelir.
Sonucunun iyi olacağını bilsek bile, başlangıçta farklılık bizi biraz tedirgin eder. Ne de olsa alışmadığımız yeni bir yola girmek üzereyizdir.
Hiç şüphesiz içimizde, bir yandan yeniye karşı bir istek duyarken diğer yandan bırakacak olduğumuz şeylerin hüznünü yaşarız.
Bu da bizde burukluk yaratır.
Oysa ki değiştikçe gelişiriz, değiştikçe hayatın farklı tatlarını yaşarız. Farklı bakış açılarıyla görmeye başlarız yaşadığımız her olayı. Yine de içimizde bir şeyler bu yeniye karşı koymak, kabul etmemek ister içten içe…
Değişim yolculuğumuz sırasında atmış olduğumuz adımlarla tabii ki engellerimiz olacak. “Niye hala aynı şeyleri yaşıyorum” diyeceğiz belki de. Belki de; “Ben yapamıyorum hiçbir şey değişmiyor” diyeceğiz .
İçimizde bizi engelleyen bu sesler duyulduğunda ona karşılık,
‘Şimdi değişim zamanı’ diyebiliyorsak değişimi ve gelişmeyi istiyoruz demektir.
Ben diyorum ki; Şimdi değişim ve değişime güvenme zamanı.
Şimdi kendimize sahip çıkma‚ kendimiz olma zamanı.
Gücümüze değerimize yaşamımıza sahip çıkma zamanı.
Mutlu olma hakkımıza sahip çıkma zamanı.
Özgürce sevgimizi vermek‚ sevgiyi yaşamak zamanı. Hayatı sevgiyle paylaşmak zamanı.