Hablemitoğlu kitabının önsözünde Fetullahçıları "Şeyhleri ABD'de yaşayan, ancak kendi ülkesinde DGM'de yargılanan; CIA, MI6 ve BND gibi yabancı ülke istihbarat örgütlerine taşeronluk yapan bir cemaat" diye nitelemişti.
xxx
“Farklı istihbarat birimlerine sızmış olan fethullahçılar, öncelikle "hasım"larını izlemekte, atacakları her adımı önceden saptamak suretiyle önlem almak yoluna gitmektedirler. Devletin gücünü, devlet savunucularına karşı kullanma aşamasına gelmiş olan fethullahçıların, operasyonel anlamda kayda değer başarıları mevcuttur. Operasyonlarında, amaca ulaşmada her yolu mübah sayan ve her türlü sınır tanımaz fırsatçılık, ahlâksızlık, takiyye unsurlarını içeren bir konsept çerçevesinde hareket eden fethullahçı istihbaratçıların kullandıkları yöntemler şöyledir:
Telefon dinleme, tehdit, sahte belge üretimi ve montaj, çarpıtılmış bilgiye yönelik kampanyalar, hırsızlık, kundakçılık, şantaj amaçlı kadın pazarlama ve görüntü kaydı, her türlü illegal kayıt kullanımı (böcek, gizli kamera vb.), rüşvet, gasp, darp, bilgisayar sahtekârlıkları, ev ve işyeri kurşunlama, emniyeti suistimal, "hâkim kiralama" ve diğerleri...”
Yukarıdaki sözler yurtsever aydın Necip Hablemitoğlu’nun KÖTEBEK adlı kitabından alınmıştır. Yıl 2002.
Dikkatinizi çekerim; yıl 2002 ve kısa bir zaman sonrada 18 aralık 2002 de öldürüldü.
Şimdi de salya sümük Fethullah Gülen’nin özel cemaatine çok gizili tutulmak kaydıyla verdiği vaazdan özetle birkaç alıntı yapalım.
“Bu kutsal koşu uzun bir maratondur. Kıvama ulaşmadan kıyama (ayağa) kalkmayalım. Devletin tüm kurum ve kuruluşlarını ele geçirmeden yapılan her vuruş erken vuruştur. Kuluçkadan erken kalkılırsa yumurtalar bozulur. Adliye ve mülkiyedeki arkadaşlar bizim gelecek için teminatımızdır! Oralara nüfus edin ve ele geçirin! Mühim olan Karşınızdakini mahkum ettirmektir. Bir kazanacağınız yerde gerekirse bin harcayın. Avukat tutun, hakim ve savcıları kiralayın!....!”
Benzerliğin farkında mısınız?
Bugün uygulanan yöntem bu salya sümük Feto’nun söyledikleriyle birebir örtüşmüyormu?
Adı üstünde emperyalizme taraf, Taraf gazetesinin fikri-zikri belli bazı yazarları(Utah’lı Komiser Emrullah Uslu “Emre ismini kulanır” ve Önder Aytaç) Polis Akademisinde öğretim üyesi. Bu akademiden çıkan polisler yaşasın Tayyip diye kep fırlatıyorlar!
Ve bunlar gibi bir çokları kamusal kuruluşların içersine yerleşti-yerleştirildi! Ve bir taraftan da çeşitli yandaş yalaka basın kuruluşlarının içinde AKEPE ve Feto propagandası yapmaktalar.
Karşı duranları da teşhir ederek (kendi yöntemleriyle) hedef göstermekteler.
Şimdi basit bir soru Hablemitoğlu ve diğer 1. Cumhuriyet’çi şehitlerin ölümünden kim çıkar sağlar?
Ve bu şehitlerin hepside emperyalist dinci ve Kürt’çü örgütlenmeye karşı araştırmaları ve yazılarıyla tanınan kişilerdi.
Günümüzde bu cinayetlerin sorumluluğunu uydurma belgelerle, uydurma bir örgüte, Ergenekon’a ve dolayısıyla TSK’ya yüklemeye çalışmaktalar.
Fettulah’çı örgütlenme silahsız (özellikle dikkat ediyorlar) bir örgütlenme gibi görüne bilir. Ancak polis teşkilatını el geçirerek bu açığı kapatıyorlar ve de kapatacaklar!
Kısaca devlet içinde yasal kılıfa uydurulmuş, yasal olmayan ama yasal olmadığı kadar da aleni olan bir örgütlenme var. Ve bu örgütün bağlantıları ABD-AB,İSRAİL VE bunların içerideki taşeronu AKEPE de aranmalı!
Ne var ki, aradan geçen bunca süre içinde, bu yasadışı organizasyonu dağıtmaya yönelik kayda değer resmi soruşturmanın açılmamış olmasının, devlet içindeki ilgili birimlere sızmış fethullahçı kadroların gücü ile doğrudan ilintili olduğu anlaşılmaktadır. Sözkonusu güç, yasadışı yapılanmaya örtülü bir "dokunulmazlık" kazandırırken, hasımlarını da "çok yönlü" etkisizleştirmeye yaramaktadır. Bir başka ifadeyle, sahip oldukları yasal güç, fethullahçı istihbaratçıları, istihbarat birimlerinin dışında, başta üniversiteler, sivil toplum örgütleri olmak üzere hemen her yerde, cemaatlerinin çıkarları doğrultusunda operasyon yürütmelerini sağlamaktadır.
Bu arada izninizle şeytanın avukatlığını yapayım. Anadolu’da bu örgütün himaye ve idaresinde sayısız masum görünümlü kur’an kursu ve din eğitimi veren sözde STK (artık öyle diyorlar) var. Acaba bu evlerde ne saklanıyor olabilir hiç düşündünüz mü?
Mesela Konya’da kaçak bir kur’an kursunda LPG tankı patladı.18 küçük kız çocuğu can verdi. Anında üstü örtbas edildi ve basın uzaklaştırılarak ortalığı temizlediler.
Benim dikkatimi çeken; en basit bir tüp patlamasında yangın çıkar ve itfaiye gider yangını söndürür. Burada koca LPG tankı patladı bir tahta parçası yanmadı!
Ne….. den! Acaba?