Şifremi unuttum | Üye Ol
    GÜNDEM   |  SİYASET   |  SPOR   |  DÜNYA   |  EKONOMİ   |  MAGAZİN   |  MEDYA   |  EĞİTİM   |  SAĞLIK   |  TEKNOLOJİ   |  YEREL HABER   |  FOTO GALERİ 
   
 
 
 
 
Bütün Dünya Bizi İzliyor…
  Naif KARABATAK   naifkarabatak@gmail.com 31 Ağustos 2010 Salı  

Ramazan boyunca çok sıcaktı, oruçtu, susuzluktu.. hepsi vardı ama bu köşede sizleri serinletecek bir yazı çıkmadı. Boşuna “Evet! Evet!” demeyin, biliyorum, farkındayım. Hem evetleri 12 Eylül’e saklayın.

Tamam kabul ediyorum, 12 Eylül’le yatıp, 12 Eylül’le kalkıyoruz. Ama asla bu milletin bugününden daha iyi yaşamasının önüne engel konsun diye de uğraşmıyoruz. Yarın, bugünden daha iyi olmalı, çocuklarımız bizden daha iyi bir ülkede yaşamalı, demokrasi yarın çok daha ileride olmalı diye bir başlangıç olarak kabul edilen anayasa değişikliğinin “siyasi partilere mal edilmeden” yapılması gerektiğini düşünenlerdenim…

Ama bugün gündemimde 12 Eylül yok…

***

Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zafer Ersoy, üç dönem görevde kaldı, şimdi dinleniyor.

Geçen gün iftar sonrası sohbet ettik.

Eski günlerden bahsetti.

Adıyaman için, ülke ekonomisi için düşündüklerinden, çalışmalarından…

Elbette konuşunca referandum sorulmazsa olmaz. Oyunun “Evet” olduğunu söylüyor ve gerekçeleri de çok makbul. CHP’de siyaset yapması, referandumda oyunun rengini de belirlemiyor ya. O, halkın referandumun genel seçim olmadığının bilincine varması gerektiğini söylüyor. Bu tercihle, değişime önemli bir adım atılacağını ekliyor.

Sayın Ersoy, her şeyden önce çok renkli birisi.

Kuru kuruya konuşmaz, hep ciddi durmaz veya hep şakaya vurmaz.

Dozunu koruyarak, “ortama” ayak uydurur, örnekleri uç olsa da katıla katıla gülmekten kendinizi alamazsınız…

Üç dönem ATSO Başkanlığı yaptı, bu uzun bir süre.

Bu nedenle de alanıyla ilgili tüm konulara hâkim bir isim.

Ama “anasının karnında” öğrenmemiş ya, onun da acemi olduğu zamanlar olmuş. Bunu anlatmak bile başlı başına bir özgüvendir. Anlattı, size de anlatayım…

***

ATSO Başkanlığı’na yeni seçilmiş. Henüz koltuğa oturmasının üzerinden bir hafta geçmiş. TRT’den aramışlar, “KOBİ” ile ilgili bir programa davet etmişler…

Bu Kobi ne ola ki?

Küçük ve Orta Boy İşletmeleri tarif eden bir kısaltma olduğunu öğrenmesi için dersini çalışması gerekmiş, o da erinmemiş çalışmış.

O tarihlerde televizyona çıkmak kolay değildi…

Her televizyon kanalına çıkan da “72 milyon bizi izliyor” uyarısıyla karşılaşır, buna inanan, bunu dillendiren bile vardır…

O kadar kanalın, o kadar uğraşının içinde milletin de işi yok sizi izleyecek…

İzleyen vardı elbet…

Zafer Ersoy da görevinin ilk zamanları ve çok önemli bir kanala çıkacak…

Herhalde 72 milyonun tamamı izler…

Ersoy, TRT’de programa katılır KOBİ’yle ilgili soruların altından alnının akıyla kalkar…

Yayın bitmiştir…

Bu işin bir yayın öncesi bir de yayın sonrası vardır…

Yayından önce sizi hiç kimse tanımaz ama yayından sonra 72 milyonun sizi tanıma şansı olabilir…

Olabilir ama olursa…

Stüdyodan çıkan Ersoy, “şöhretler dünyası”na adım atmış, “hey taksi” diyerek çevirdiği taksiyle otele yönelmiş…

Acaba taksici programı izledi mi?

Sormak lazım…

Yakasındaki pudraları silkeleyerek, “programdan geldim” der ama şoför oralı olmaz. Ersoy, şoföre güncel sorular sorarak muhabbeti koyulaştırır ama şoförün “abi sizi televizyonda gördüm” dediğini bir türlü duymaz..

Ne yani şoför izlememiştir. Bu ülkede 71 milyon 999 bin kişi daha var…

Otele gider, resepsiyon, barda arz-ı endam eder ama yok, kimsenin izlemediği bellidir…

Adıyaman’da eşini, dostunu arar; tüh uykuda kalmışlardır, programı kaçırmışlardır…

Yahu bu programı izleyen bir Allah’ın kulu yok mu?

Vardır ama rastlamadı işte…

Şöhret olmamış bir şekilde havaalanına gelir…

İçecek bölümüne girdiğinde görevli bayanın heyecanlı bir şekilde buyur ettiğini görünce “nihayet izleyen birisini buldum” diye düşünür…

Siparişini verir, “programı nasıl buldunuz?” diye sorar. Görevli, hangi programın nasıl olduğunu sorunca, 72 milyondan bir kişi daha düşürür…

Ersoy, bu örneği “ekran heveslileri”ne bir gönderme olarak anlatıyor ve ekliyor “alışırsınız, hatta köşe bucak kaçarsınız da.

Heveslisi var mı, çoook hem de “ekran budalası” olacak kadar…

Daha da ilginçleri var…

Çıktığı bir programla tüm dünyanın düşünmesine katkı sunduğunu sananlar var…

Ben olmazsam bütün dünya cahil kalır diye düşünüp, kanal kanal koşanlar da var…

Bir de “zamanı geldiğinde” ekranlara çıkanlar var…

Öyle görevlendirirler…

Yazılı basında da vardır…

Bizim oğlan bina okur, döner döner kendi okur

Kendi yazar kendi okur ama “bütün dünya beni okur” diye düşünürler…

Sadece düşünürler…

Oysa ortada bir yazı varsa, okuyan da vardır…

Sadece şizofreni takılmaya gerek yok, anlayacağınız…


Bu yazı 425 defa okunmuştur.
 Yorumlar  -   Yorum Ekle

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
 
 
A. Raif Öztürk

Avantajlar sezonu ÜÇ AYLAR başladı.
 
 
 
 
 
Naif KARABATAK

Fenerbahçe Savunması!
 
 
   
 
  HAVA DURUMU

Hava Durumu ISTANBUL
16/9
Şehir Seç »   
 
  DÖVİZ KURLARI
   Alış  Satış  
  USD  1,4570  1,4640  
  EURO  2,1902  2,2008  
  GBP  2,4021  2,4147  
   ÇOK OKUNANLAR
   YAZARLAR
      A. Raif Öztürk
      Naif KARABATAK
      Mehti SARAÇ
      Gündoğdu YILDIRIM
      Fuat TÜRKER
      Fethi AKAR
      Müge ORUÇKAPTAN
      Yakup BONCUK
      Güngör URAS
      Eshabil ÜSTÜNDAĞ
   ÇOK YORUMLANANLAR
   ANKET
Cumartesi Günü Mesaisi'ni destekliyormusunuz?
Destekliyorum
Desteklemiyorum
   ŞANS OYUNLARI
21/04/2012
2-9-14-22-32-38
18/04/2012
4-14-17-18-28-10
 
   GAZETELER

 
 
ANA SAYFA   |   GÜNÜN TÜM HABERLERİ   |   MODA OLANLAR   |   ARŞİV   |   ZİYARETÇİ DEFTERİ   |   KÜNYE   |   REKLAM   |   CANLI YAYIN İZLE  |   İLETİŞİM
 
RSS | Add to Google Haberingundemi.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Haberin Gündemi sorumlu tutulamaz.