Her zaman düşünmüşümdür..
Bir insan neden intihar eder?
Neden canına kıyar?
Bu sorunun cevabını vermekte, gereğini yapmakta çok zordur..
Çünkü can tatlıdır..
Allah’ın verdiği canı almak kul tarafından gerçekleştirilmemelidir.
Ancak insan öyle bir an yaşıyor, öyle sıkıntılar içine giriyor ki..
Bazen çıkmazların içinde bunalıyor..
Bunun sebebi değişik- değişik nedenler olabilir..
Aile içi geçimsizlik olabilir..
İşsizlik olabilir..
Ekonomik sıkıntı olabilir..
Zengindir ama borcu çoktur..Sebep borç olabilir..
Gençtir, birini sevmiştir, sevdiğini vermezler ya da sevdiği tarafından reddedilir, veya sevdiğinden ayrılır. Bu da intihar sebebi olabilir.
Doğu illerimizde, sevmediği kişiye zorla verilerek evlendirilme durumları olabilir..
Velhasılı bir insan neden intihar eder..
Bu saydığımız nedenler veya bunların yanına eklenecek yüzlerce sebepten dolayı canına kıyabilir..
Hele günümüzde işsizlik, geçim sıkıntısı, parasızlık ön plana çıkan nedenlerin başındadır..
Bunları düşününce bu konuda insanların psikolojik olarak ihtiyacı olan bilgileri ve güzel sözleri duyması gerek..
Peki ne yapmalı?
İnsanları bunalımdan çıkarıp rahatlatacak, yaşama sevinci aşılayacak konferanslar yapılmalı, söyleşiler düzenlenmeli..
Geçen yıl kentimizde artan intihar vakaları sonrasında Medya mensuplarının da öncülüğünde Kaymakamlıkça "İntihar"konulu bir konferans düzenlenmişti.
O toplantıda hatırladığım kadarıyla Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd.Doç. Dr. Ayşe Başterzi intiharın insanın bilinçli ve kasıtlı olarak canına kıymasının düşündürücü olduğunu anlatmıştı.
Gelişmiş ülkelerde trafik kazalarından sonra intihar vaklarının geldiğini belirten Başterzi, "İntihara meyilli olan kişiler zaman zaman ölümü dile getirmektedir. Sonunda ise intihar etmektedir.
Ergen insanlar öfkeyle düşünmeden intihar etmektedir. Sosyal faaliyetleri yoğun olmayan insanlarda intihar girişimleri daha fazla olmaktadır. Göç, anne baba geçimsizliği,aile içi şiddet,mükemmelliyetçi kişilik yapısı, işsizlik, ekonomik zorluklar,eş kaybı yaşayanlar, alkol bağımlılığı, depresyon ile ruhsal hastalıklar intihara neden olabiliyor" diyerek konunun özünü anlatmıştı.
Tarsus Emniyet Müdürü Yaşar Aksoy da 2008 yılında 2 bin 15 kişi,2009 yılında ise 243 kişinin Tarsus'ta intihara teşebbüste bulunduğunu belirterek,"İntihara teşebbüste bulunanların yüzde 80'nini bayanlar oluşturuyor. Erkekler asarak ve silahla, bayanlar ise ilaç içerek teşebbüste bulunuyor. Toplum olarak gençlerin sorunlarıyla yakından ilgilenmeliyiz.
Gençlerimizin bu psikolojik ve duygusal sorunlarına aile içerisinde anlayışla karşılayarak intihara teşebbüsleri önleyebiliriz. Sıkıntılı gençlere ailelerin sevgi ve ilgi göstermesi gerekli. 2008 yılında 215,2009 da 243 intihara teşebbüs vakası olmuştur. Bunlardan 2008 de 9’u erkek, 3"ü kadın 12 kişi,2009 da da 4’ü erkek, ikisi bayan olmak üzere 6 kişinin intihar sonucu hayatını kaybetmiştir” demişti.
İşin birde dini yönü var tabi... Tarsus Müftüsü Abdulkerim Akbaba ise intiharın çok günah bir iş olduğunu belirterek " Allahın verdiği canı kul almamalı. Bunalıma girenlere yardımcı olmalıyız" diyerek insanların dini yönünü de düşünerek bu kötü işi işlememelerini tembihlemişti.
İnsan olarak beden ve ruh sağlığına ihtiyacımız vardır.. Dinimiz güzel mümini tarif ederken dostluk Kuran-ı tarif etmiştir. Sağlam inancı olan kimse intihar etmez. Çünkü bu dünyada imtihandayız. Sorunlarımızla sıkıntılarımızla başetmeliyiz, sabretmeliyiz.
Aileler gençlere ilgi gösterip sorunlarını paylaşmalı, çözüm yolları bulmalı.
İntihar edenlerin yüzde 80’inin 16-30 yaş arası bayanların oluşturduğunu istatistikler söylese de erkeklerde zaman zaman intiharı seçmektedir.
Dün kentimizde üzüntü verici bir intihar olayı cereyan ettiği için bugün bu konuyu sizlerle paylaşmak istedim.
Aramızdan uçup giden nice canlar vardır ki, bir anlık üzüntü, buhran veya sıkıntı nedeniyle terki diyar eylemektedir.
Ama sonuç ne olursa olsun..
İnsanlar en sıkıntılı anlarında bile ölümü seçmemeli..
Sıkıntılarını, üzüntülerini en güvendikleri, en sevdikleriyle paylaşıp çözüm yollarını da birlikte arayabilmeli.. O zaman inanıyorum ki, kimse canına kıymayacaktır.