Hicrî yıl, Şaban ayının 15. gecesi olan Berâat gecesi bu sene, 26 Temmuz 2010 Pazartesi gününün gecesidir.
Berâ’e kelimesinin çoğulu olan beraat; bir zorluktan veya borçlardan kurtarmak, suçtan temize çıkmak ve kurtulmak, berî olmak ve suçsuzluğu kendisine bildirilmek" anlamlarına gelir.
Istılahta (sözlük manasından çıkarak, Hadis İlminde kazandığı hususi manada) ise bu kelime; günahlardan arınmak, Allah’ın rahmet ve affına kavuşmak, Allah katında beraat etmek ve temize çıkmak demektir.
Ayrıca; rütbe, nişan, imtiyaz ve taltif anlamlarına da gelir.
Bu geceye, bereketli ve feyizli bir gece olması sebebiyle mübarek gece.
Günahların affı ve kulların temize çıkarılması sebebiyle Beraat gecesi.
Ve kulların ihsana kavuşmaları nedeniyle de, Rahmet gecesi gibi adlar da verilmiştir.
Beraat gecesi; Kur'an-ı Kerim'in Levh-i Mahfuzdan dünya semasına, tamamının indirildiği gecedir. Buna inzal denir.
Kadir gecesinde ise Hz. Peygambere (sav.) ilk kez ve parça-parça indirilmeye başlanmıştır. Buna da tenzil denir. Her ikisi hakkında da ayrı-ayrı âyetler vardır…
İnzâl hakkında, Kur’ân-ı Kerimde Allah (c.c.) “Ap-açık bildiren kitaba yemin olsun ki, Biz onu mübarek bir gecede indirdik. Biz daima insanları uyarmışızdır. O, öyle bir gecedir ki, her hikmetli iş, tarafımızdan bir emir ile o zaman yazılıp belirlenir. Rabbinden bir rahmet olarak hep resuller göndermekteyiz. Muhakkak ki O, (Allah c.c.) her şeyi hakkıyla işitir ve bilir.” (Duhan sûresi, 2.-6. Âyetler.)
Bu gece; pek çok iyilik ve güzelliğin yanında, aynı zamanda bir hüküm gecesidir.
Bir yıl içinde doğacak ve öleceklerin mana âlemindeki kayıtları bu gece yapılır.
Kulların her türlü işleri bu gece ilâhî huzûra arz olunur.
İşte bu nedenlerle, bu gecede ibadet ve iyiliklerin fazileti büyüktür. Bu gece işledikleri günahların farkına vararak tövbe ve istiğfarda bulunan kimselerin beraatları verilir.
· Zaten her mübarek gece; Merhameti sınırsız olan yüce Rabbimizin, biz günahkâr kullarının af edilmesi için ve (menkûl değer, yatırım veya kontör anlamındaki), âhirette geçerli olacak SEVAP’LARIMIZI çok-çok kazanma fırsatlarıdır…
· Aklı selim her Müslüman, bu câzip fırsatları çok iyi değerlendirmelidir…
Bir hadis-i Şerif: "Şaban ayının on beşinci gecesi olduğu zaman, gecesinde ibadete kalkınız. Ve o gecenin gündüzünde (sonraki gün) oruç tutunuz. Çünkü o gece güneş batınca Allah Teâlâ o andan fecir oluncaya kadar: 'Benden mağfiret dileyen yok mu, onu mağfiret edeyim. Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım. Bir belâ ile müptelâ olan yok mu, ona kurtuluş vereyim' buyurur." (Kaynak: İbn Mâce)
Bir Berat Gecesi'nde uyanıp da Resulullah'ı (a.s.m.) yanında bulamayan Hz. Âişe vâlidemiz kalkar, Efendimizi aramaya başlar. Sonunda Cennetü'l-Bakî mezarlığında başını semaya kaldırmış halde bulur.
Peygamberimiz S.A.V. o mübarek hanımına Berat Gecesi'nin faziletini şöyle anlatır:
-"Muhakkak ki, Allah Teâlâ Şaban'ın on beşinci gecesinde, dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve Benî Kelb Kabilesi'nin koyunlarının kılları sayısınca insanları, af ve mağfiret eder..."
Diğer mübarek gecelerde olduğu gibi; bu gece de bol-bol Salât-ü selâm okunmalı ve bol-bol tövbe-i istiğfar edilmelidir.
Bu gece; namaz kılarak ve Kur’ân ile meşgul olunarak (Kur’ân okuyarak, dinleyerek, meal ve tefsirlerle ilâhi mesajları irdeleyerek veya okumayı öğrenmeye ve geliştirmeye çalışarak) ihyâ edilmelidir. (Kaza namazı olanlar bu borçlarını kılsınlar. Kaza namazı olmayanlar ise nafile namazlar ve hâcet namazı kılabilirler.) Asker, polis v.b. gibi mukaddes görevlerde nöbetçi olanlar, ulvî bir niyet ile (yani “nöbette olmasaydım, bu ve şu ibadetleri mutlaka yapardım” düşüncesiyle) bu gecedeki çalışmalarını ve nöbetlerini, ibadet hükmüne geçirebilirler.
· Bazı hâlis niyetler, amellerden daha değerli olabilir. Çünkü, hâlis niyetlere riyâ karışamaz…
Hasbelbeşer, bazı günahlara müptelâ olanlar da, bu mübarek gecede mutlaka onları terk etmelidirler. Bu gayretleri, saygıları ve pişmanlık duyguları bile onlara, çok büyük bir avantaj sağlayacaktır.
Yüce Allah, hepimizin YÂR ve yardımcısı olsun. Âmin…
Bilvesile; Mübarek Berâat Gecenizi Tebrik Ve Tes’îd Eder, Tüm İnsanlık Adına Ebedî Saadetlere Vesile Olmasını, Cenabu Haktan Niyaz Ederim... A.R.Ö.