Yazının başlığını gören herkes bu ne saçmalık, anlamı ne? Diye düşündü biliyorum. Bende ilk duyduğumda hadi canım dedim ama işin iç yüzünü öğrendikçe işin doğruluğu da ilginçliği de iyiden iyiye artmaya başladı. AKP'nin yeni planı olduğu iddia edilen ithal komutanların 2011 seçimlerinden sonra transfer edilmeye başlayacağı da sızan haberler arasında yer alıyor. AKP kulislerinde zirveye yakın biryerlerde duranlar bu konunun konuşulduğunu çok iyi biliyor. Bu kararın altında AKP'nin Osmanlı hayranlığı milletvekillerinin de padişah olma saltanatlarını sürdürme merakı olduğunu da hatırlatmak isterim. 1.Dünya Savaşı öncesi Osmanlı Ordusu Alman etkisi altına girmişti. Yani 1877-1878 Osmanlı-Rus harbinden hemen sonraki dönemin ardından yapılan askeri ıslahat çalışmalarının başladığı döneme indiğinizde Osmanlı ordusunun Alman subayların emrinde savaştığını görmek mümkündür. Osmanlı Avrupanın yükselen askeri gücü olan Alman teşkilat ve taktiğine yönelerek, Almanya'dan bir askeri ıslah heyeti için talepte bulunmuştur. Bu talebe karşılık ilk Alman heyeti bir suvari subayı olan General Köhler komutasında, 1882 yılında İstanbul'a gelmiştir. Köhler'in ölümünün ardından heyetin başına Kurmay Yarbay Von der Goltz geçmiştir. Osmanlının Almanları getirme nedeni ise Ordu içinde terfilerde torpil ve keyfi bir tutumun söz konusu olmasıydı. Ordudadaki ıslıhat çalışmaları 1911 yılı Eylül ayına kadar sürdü. Yine de ordu hala tatmin edici bir duruma gelememişti. Ordu fazlasıyla siyasete bulaşmıştı, bu da ordunun birlik ve beraberliğini bozuyordu. Bu dönemde çıkarılan yaş haddi kanunu ile alaylı subayların büyük bir kısmı tam 7500 subay emekliye ayrılmıştı. Emeklilerin dışında da ordudan tahliyeler olunca sayı 10.189'u bulmuştu. Ancak kadro ihtiyacı hesap edilmeden bu denli büyük bir tasfiye hareketinin zararlı olacağı akıllara getirilmemişti. Ordunun ıslahı ve düzeni için kullanılacak yol yine Alman heyetinin Türkiye'ye gelmesiydi. Alman heyeti geldi olmadı Fransızlar geldi yine olmadı, İngilizler geldi sonunda Osmanlı Hükümdarlığı askeriyede kuramadığı düzenden dolayı çöktü, gitti.
ALMANLARIN YERİNİ ABDLİLER ALACAK
Bu tarihi bilginin günümüzle çok büyük benzerlik taşıyan noktaları var aslında. Osmanlı döneminde ordu içindeki siyaset Osmanlının yanlış yolda gittiğinin düşünülmesinde dolayı başlamıştı. Yani ordu mensupları Osmanlının Avrupa hayranlığını ve siyasi diyaloglarının ülkeyi uçuruma sürüklüyordu. Ordu mensupları da mecburiyetten siyasete karışmak zorunda kalıyordu. Ancak ne zaman tam uyarı gücünü eline geçirmek istese Almanya'dan bir komutan geliyor, emir komutayı eline geçiriyor ve Osmanlı saltanat mensuplarının istediği şekilde olayların gelişmesini sağlıyordu. Bugünde aynıyız arkadaşlar, ordu mecburiyetten siyasetin içinde çünkü siyasetçiler güven vermiyor. Bütün hepsi çıkar peşinde ve Amerikalı cemaatler aracılığı ile Abd'nin elinde oyuncak olmuş durumdalar. Bir bölüm siyasetçi de arap aşığı rolünü çok güzel oynayarak orta doğu da ABD'nin hayalini kurduğu büyük orta doğu projesi için canla başla çalışıyor. Tabi durum böyle olunca da asker ve siyasiler karşı, karşıya geliyor. Osmanlı döneminde olduğu gibi asker sivil yöneticilere uyarı yapmak hatta ülkesi üzerinde oynanan oyunlardan dolayı hesap sormak istiyor. Siyasetçiler de bu durumdan rahatsız oluyor. Şimdi ise sıra siyasilerin hamlesinde ilk hamle yapıldı. Koskoca Türkiye'nin Kara Kuvvetleri Komutanı atanamıyor. Evet Dünya'nın korktuğu kara gücümüz şuanda başsız. Çünkü Akp hiçbir bir Türk paşaya güvenmiyor. Ortaya atılan isimlerin hepsi 2011 yılında yapılacak olan genel seçimlere kadar görev yapacak. Çünkü zamanında Osmanlının Almanlardan yardım istediği gibi AKP'de şimdi ABD'den yardım istiyor. ABD'de yoğun bir askeri heyet hazırlığı var. AKP yakında ordunun çizgisinin bozulduğuna ve içinin temizlenmesi gerektiğine yönelik kampanya başlatılacak. Artık ordunun Türkiye'deki komutanlarla düzelemeyeceğine dair başka bir kampanya daha başlayacak. Sonuçta da 1800'lü yıllarda Almanlar nasıl Türk askerine komutanlık yaptıysa ABD'nin adamları da gelip gurur timsali ordumuzun başına geçecek. Sonuçta ne olacak biliyormusunuz. Yine bir Atatürk çıkacak. Ülkeyi satanların elinden Türkiye'yi kurtaracak yada Türkiye Cumhuriyeti ABD'nin esiri olmuş bir halde ezik ve sümsük bir şekilde yaşamını devam ettirecek. Bakın bu yazdıklarımın hepsi şuanda iddiadan ibaret ancak kesinlikle bir senaryo değil. Yani ben bunları kafamdan uydurmuyorum. Bunlar Ankara kulislerinde dillenmeye başlandı. AKP'nin orduyu başarısız göstermesi, Taraf gibi ABD'li ajanların emrinde çalışan bir gazetenin ordunun içindeki yanlışları sürekli manşetlere taşıması, hatta ergenekon davası bile ordunun Amerika'ya teslim edileceği bir çalışmanın ürünü olarak karşımıza çıkmaktadır. Eğer özerk kürt devleti hayaline sokağa dökülerek müdahale ettiğimiz gibi TSK hakkındaki gerçekleri de öğrenip tepki göstermezsek sonunda mehmetçiklerimizin başına SAM AMCALAR gelecek bizde o günleri görünce kafamızı taşlara vurmak zorunda kalacağız. Kafamızı taşlara vurmadan, şehitlerimizin kemikleri sızlatmadan olaylara müdahil olalım ve vatanımıza sahip çıkalım. Yeni anayasanın da Amerikalı komutanların yolunu açacağını sakın unutmayın. EVET yada HAYIR derken içine çekildiğimiz projeleri iyice bir düşünün.
ÇÜNKÜ; BAŞKA TÜRKİYE YOK!