Pazartesiden başlıyorum. Ezelle ihtiras ve intikam peşindeyim, sonra aşkın ve cezanın birbiri arasındaki farkını samanyolunda arıyorum. Sonra bir bakıyorum etrafımda yaprak dökümü ve canım ailem var. En büyük ihtirası da aşk-ı memnuda yaşıyorum, kurtlar vadisinin pususuna düşüyorum. Ah bir de şu hanımın müthiş çiftliği, sonrasında başımda kavak yelleri.
Esiyorsa essin. Adam sende keyfimiz yerinde…
Her günümüz bir dizi olmuş biz farkında değiliz. Evimize tıkanmışız her şeyi unutarak, bu ülkede işsizlik mi var? Açlık sınırında insanlar mı var? Ekonomi ne durumda? Dışarıda kıyamet kopsa farkına varmayacağız. Misafir gelmemesi için dua eder olduk artık.
N’olduk biz n’olduk?
Bu konuya niye geldim diye merak ediyorsunuzur. Malum bizim siyasi partiler birbirlerine her hafta yeni bir olay bulup sataşır dururlar. Sen şunu yaptın ben bunu yapmadım, sen kimsin sen ne biçim adamsın.. Siyaset tarzlarında artık ne saygı kaldı ne seviye.
Siyaset şimdilerde dizi filmler üzerinden yapılıyor artık.
Baykal Arınç’a yapılan suikast iddialarıyla ilgili şunları söyledi: “Başbakan yardımcısına suikast var dediler. Arkasından yeni bir heyecan daha. Sanki Aşk-ı Memnu dizisi. Her hafta millete nasıl bir senaryo sunalım. Haydi çocuklar çalışın daha da yüksek heyecan ve gerilim yaşatın deniyor. Her hafta yeni bir senaryo. Birileri bir yerde yazıyor.”
Sonra Başbakan şu cevabı verdi : “Koltuk kavgası değildir bu, kişisel ikbal mücadelesi değildir. Sayın Baykal'ın tavrı tarihe kara bir leke olarak kazınacak, asla unutulmayacak siyaset derslerine konu olacak tavırdır. Skandal, fiyasko, safsata, tuzak, pusu, intikam operasyonu, cumhuriyetle hesaplaşma, abuk subuk işler, deli saçması, masal bunlar, geri zekalıların bile inanmayacağı şeyler aşkı memnu dizisi. Bu sıfatlar darbe iddiaları için kullanılıyor. Bunlar Baykal'ın kullandığı tanımlamalar.”
Sayın Başbakan ile Sayın Baykal demek ki Aşk-ı Memnu dizisinin müdavimlerinden.
Dizi herkesin çok iyi bildiği gibi amcasının eşiyle yasak aşk yaşayan yeğenin tekrar amcasının kızıyla nişanlandığı, kimin eli kimin cebinde kim kimin koynunda belli olmayan bir dizi.
Bizim ülkemiz bu dizinin akışıyla yönetiliyor ve muhalif olunuyorsa, vay bizim halimize..
Tekel işçisi ağlıyor, her gün çocuklar kaçırılıyor, ekonomi gerçekten dibe vurmak üzere, ülkede işsizlik her geçen gün artıyor, analarımız ağlıyor ama ülkemizin yöneticileri her şeyi unutmuş aşk-ı memnu siyaseti yapıyor.
Yazık gerçekten yazık..