Yine başladı Eurovision koşuşturmacası… Bu yıl 55. Eurovision şarkı yarışmasında ülkemizi Manga temsil edecek…
Tabi bu isim öncelikle tartışılması gereken bir isim… Bu konuya geleceğim ama bundan daha önemlisi yarışmaya katılacak olan ismi TRT’nin belirlediği…
Tabi burada mesele Manga değil erkek sanatçı…
Bu yıl neden özellikle erkek sanatçı-grup tercih edildi?
Geçtiğimiz yıl, hatırlayacaksınız, “Hadise” ülkemizi temsil etmişti ve bir kıyafet krizi yaşanmıştı…
Dolayısıyla TRT bu yıl tekrar bir kıyafet krizi yaşamamak adına hiç düşünmeden kesinlikle bir erkek sanatçı ya da grubun yarışmaya katılmasını uygun gördü..
Bu kararı verirken de Manga’nın “Eurovision için teklif gelirse seve seve ülkemizi temsil ederiz” açıklaması ve başta MTV olmak üzere birçok yerden aldığı ödüller etkili oldu..
Aslında Eurovision’a katılmak isteyen sanatçılar her yıl bir mesaj gönderirler TRT’ye.. “Teklif gelirse neden olmasın” diyerek…
Bu yıl piyango Murat Boz ya da Emre Aydın’a değil de Manga’ya çıktı… Emre Aydın zaten teklif gelirse kabul etmeyeceğini söylemişti…
Manga’da karar kılınmasında halkın oyları da etkili oldu ancak halktan önce TRT’nin düşüncesinin ön planda olduğunu tahmin edebiliyoruz.
Bundan ziyade asıl mesele grubun yarışmaya yabancı bir şarkıyla katılması… Geçtiğimiz yıllarda da bu konu hep tartışıldı…
“Türkiye yarışmaya yabancı müzik ile katılmalı” dedi kimileri, kimleri de “katılmamalı dedi.
Aslını sorarsanız ben de yabancı müzikle yarışmaya katılması taraftarı değilim… Çünkü Eurovision şarkı yarışmasında ülke sanatçıları kendi ülkeleri için yarışırlar ve dolayısıyla kendi ülkelerini temsil ederler… Bunu da kendi dillerinde yapmaları gerektiği kanaatindeyim…
Kendi ülkemizi kendi dilimizde Türkçe olarak temsil edemeyeceksek yani bu cesaret yoksa, ki görünen o, bu Türkiye için cesaret işi, o yarışmaya katılmanın hiçbir anlamı yok…
“Türkçe şarkıyla kazanamayız kiiiii” diye yorum yapanlar da oluyor tabi… Ama Türkçemize de saygısızlık olmuyor mu, Türk milletine hakaret olmuyor mu?
Olsun, kazanamayalım… Ama dilimizi tüm dünya duysun ve bilsin…
Ancak şunu kabul etmeliyiz ki biz istediğimiz kadar “Türkçe müzik” diyelim bu Ak parti ve dolayısıyla da TRT’nin değişmek bilmeyen politikası…
Bu arada şarkının çalıntı olduğu yönünde iddialar da var.. Bu da her yıl “Türkçe mi yabancı mı” tartışmasıyla birlikte ortaya çıkan bir polemiktir…
Önce Türkçe-Yabancı tartışması yapılır, bu kriz biter ve daha sonra “şarkı çalıntı” tartışmaları başlar… Böylelikle Eurovision da adından sıkça söz ettirir…
Hemen hemen her akşam Eurovision ile ilgili bir haber izlemeniz olasıdır ana haber bültenlerinde…
Neyse…
Manga’nın yarışmaya katılacağı "We Could Be The Same” isimli şarkısının İlhan İrem’in 1988’de Eurovision’a katıldığı “Yurtta barış dünyada barış” şarkısı ile benzerlik taşıdığı söyleniyor…
Her iki şarkıyı da dinledim… Bunda şaşılacak ya da eleştirilecek birşey artık yok… Her iki şarkının nakarat kısmı gerçekten de benziyor… Ama notalar artık tükenmiş olsa gerek şarkılardaki benzerlikler her zaman olan birşey… Müzikle yakından ilgilenenler bilirler… Benzerlik sadece bu şarkı için geçerli değil…
Şarkının benzerliğinden öte biraz abartıya kaçması da itiyor dinleyiciyi… “Kazanacağız” diye de bu kadar batı’ya özenilmez.. Bağıra bağıra “biz özentiyiz” demememiz lazım…Kısacası şarkı biraz ortalama…
Şimdi az bir zaman kaldı Eurovision’a. Tüm eleştirilerimizle birlikte kalbimiz ve dualarımız seninle Manga…