Tuğçe
Tuğçe
11 Aralık 2016 Pazar 22:31
70 bin meleğin okuduğu ve amin dediği dua

70 bin meleğin okuduğu dua kandil gecesinde okunacak olan duaların başında geliyor.
 
‎70 BİN MELEĞİN SİZE DUA ETMESİNİ İSTER MİSİNİZ?
 
Her kim sabahladığında üç kere: “Eûzu billahis semiyyil aliymi mineşşeytanirracim (Kovulmuş şeytanın şerrinden hakkıyla işiten ve her şeyi bilen Allah’a sığınırım).” Dedikten sonra Haşr suresinin sonundan üç ayet okursa, Allahü Teâlâ o kişiye akşama kadar duâ etmek üzere yetmiş bin melek görevlendirir. O gün ölürse, şehit olarak ölür. Akşamladığında bunları okuyana da aynı derece vardır.
 
Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5/26.
 
Haşr suresinin son üç ayeti:
 
Huvallahulleziy la ilahe illa huve ‘alimulğaybi veşşehadeti huverrahmanurrahıymu.
 
Huvallahulleziy la ilahe illa huve elmelikulkuddususselamul mu’minul muheyminul ‘aziyzul cebbarul mutekebbiru subhanallahi ‘amma yuşrikune.
 
Huvallahul halikul – bariy-ulmusavviru lehul’esma ulhusna yusebbihu lehu ma fiyssemavati vel’ardı. Ve huvel’aziyzulhakiymu.
 
Meali:
 
O, kendisinden başka hiçbir ilah olmayan Allah’tır. Gaybı da, görünen âlemi de bilendir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.
 
O, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayan Allah’tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağıi, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah’tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.
 
O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir
 
70 Bin Meleğin Duası
 
Meşguliyetlerin artması, hayatın yoğunlaşması gibi sebepler hasta ziyaretlerini aksatmanın mazereti olmamalı. Efendimiz s.a.v.’in hayatını ve onca yoğunluğu arasında sürekli ziyaretlerde bulunduğunu hatırlamamız bize güç verecektir.
“Hasta ziyareti mi yapıyorsun, yoksa normal bir ziyaret mi?”
 
Birisi size böyle bir soru sorsa eminim şaşırırsınız. “Ziyaret ziyarettir, hasta ziyareti ile normal ziyaret arasında ne fark var?” diye düşünürsünüz. Ama bu soruyu Hz. Ali r.a. soruyorsa, fikrinizi değiştirirsiniz sanırım.
 
Peygamber Efendimiz s.a.v.’in torunu Hz. Hasan r.a. hastalanmıştı. Babası Hz. Ali r.a., Ebu Fahite isminde bir ahbabını elinden tutarak:
– Gel Hasan’a gidelim, hastadır, ziyaret edelim, dedi. Hz. Hasan’ın yanına vardıklarında, sahabilerden Ebu Musa r.a.’ı da orada buldular. Hz. Ali, Ebu Musa’ya bu soruyu sordu:
– Hasta ziyareti mi yapıyorsun, yoksa normal bir ziyaret mi?
Ebu Musa r.a. cevap verdi:
– Tabii ki hasta ziyareti yapıyorum.

Bunun üzerine Hz. Ali r.a., Resul-i Ekrem s.a.v. Efendimiz’in şu mübarek sözünü nakletti:
 
– “Bir müslümanı hasta olduğu için sabah vaktinde ziyaret eden hiç bir müslüman olmaz ki, akşama kadar yetmiş bin melek ona dua edip, affını dilemesin. Yine hastayı akşamleyin ziyaret eden hiç bir müslüman olmaz ki, sabaha kadar yetmiş bin melek ona dua edip, affını dilemesin. Ayrıca onun cennette bir meyveliği de olur.” (Tirmizî, Ebu Davud)
 
Mükâfatı büyük ziyaret
 
Efendimiz s.a.v. hasta ziyareti konusunda şunları da ifade buyurmuştur:
– “Bir müslüman, bir müslüman kardeşini hasta olduğu için ziyaret ettiği zaman, o sürede cennet yemişleri içerisinde bulunmuş olur.” (Tirmizî, Müslim)
– “Kim abdest alır, abdestini de güzel bir şekilde tamamlar ve sırf Allah için bir müslüman kardeşini hastalığı dolayısıyla ziyaret ederse, cehennemden yetmiş yıl uzaklaştırılır.” (Ebu Davud)
 
Bir müslümanın din kardeşini mutat olduğu üzere ziyaret etmesi tabii ki çok faziletli bir iştir. Hatta Allah için bir kardeşini ziyaret eden kişi hakkındaki: “Sen o kardeşini Allah için sevdiğin gibi Allah da seni seviyor” şeklinde ilâhi bir müjdenin varlığı, normal ziyaretlerin de ne kadar faziletli olduğunu gösterir. Zaten Allah için yapılan bütün ziyaretlerin hepsinde bir ibadet yönü mutlaka vardır.
 
Hasta ziyaretinde ise daha özel bir durum söz konusudur. Yukarıdaki hadisler, hasta ziyaretinin de bir ibadet olduğunu ortaya koyar. Namaza hazırlanır gibi güzel bir şekilde abdest alınmasına, hatta alırken itina gösterilmesine ve hasta ziyaretine niyetin kontrol edilerek gidilmesine, hadislerde özel olarak dikkat çekilmektedir.
İlişkilerde menfaat beklentisi
 
Şimdi bu anlayıştan ne kadar uzağız!.. Birbirine çok yakın bilinen kişilerin arkadaşlıklarında, hediyeleşmelerinde, gidip gelmelerinde bile bir menfaat, gizli bir karşılık aranır hale geldik. “Desinler”, “ne derler”, “ayıp olmasın” gibi ifadeler neredeyse yaşantımızı belirliyor.
 
Günümüz hayatının ufku menfaatlerle sınırlı. Bu çemberi kırmak gerekiyor. Hz. Muhammed s.a.v.’e “benim peygamberim” diyen müslüman için bu çok zor olmamalı. İnsanı üç günlük dünya hayatına indirgeyenlerin fikirlerini elinin tersiyle itmek, Kainatın Efendisi s.a.v.’in aydınlık tavsiyelerine gönül vermek o kadar mı zor?
Ayıp olmasın diye değil, yetmiş bin melek dua ettiği için, cehennemden yetmiş yıl uzaklaştırıldığımız için, ziyaret süresince cennet meyvelikleri arasında dolaştırıldığımız için, bir ibadet olduğu için ve sırf Allah için hasta kardeşimizi ziyaret edeceğiz. Bir damla zehirin bir kazan yemeği çöpe döktürdüğü gibi, Allah rızası dışında en küçük bir düşüncenin bile amelimizi bozacağını kesinkes bilerek ziyaretimizi tamamlayacağız.
 
Meşguliyet mazereti
 
Dost ziyareti, hasta ziyareti deyip geçmemek lazım. Ziyaretleşme, toplumu ayakta tutan insanlar arası münasebetlerin en önemlilerinden sayılmışlardır. Efendimiz s.a.v. buyururlar ki:
“Müslümanın, müslüman üzerindeki hakkı beştir: Selama karşılık vermek, hastayı ziyaret etmek, cenazelere iştirak etmek, davetine icabette bulunmak ve aksırana ‘Allah sana merhamet etsin’ demek.” (Buharî, Müslim)
 
Bir toplum düşünün ki, bu beş vazifeyi birbirlerinden karşılık beklemeden, bir ibadet olarak yapıyor; bu fertler hem dünya hayatında birbirine kenetlenmiş huzurlu bir toplumu oluştururlar, hem de ebedi saadete ulaşırlar.
 
Meşguliyetlerin artması, hayatın yoğunlaşması gibi sebepler hasta ziyaretlerini aksatmanın mazereti olmamalı. Efendimiz s.a.v.’in hayatını ve onca yoğunluğu arasında sürekli ziyaretlerde bulunduğunu hatırlamamız bize güç verecektir. O, bir peygamber, bir devlet başkanı, bir ordu komutanı, bir ev reisi olarak yoğun meşguliyetler içerisinde iken bile, hizmetinde bulunan bir yahudi çocuğunun hastalığını duyunca evlerinin yolunu tutuyor. Bir sahabiyi, gözündeki rahatsızlığı sebebiyle bile ziyarete gidiyor.
 
Hastayı ziyarete giden, ona moral olarak destek verir. Bir de mutlaka dua ederek sağlığın da hastalığın da sahibinden şifa istenir.
 
Hz. Aişe r.a. validemizden rivayet edildiğine göre Efendimiz s.a.v. aile fertlerinden biri hastalanınca, sağ eliyle hastayı sıvazlar ve şöyle dua ederdi:
 
“Bütün insanların Rabbi olan Allahım! Bunun ıstırabını giderip şifa ver. Şifayı veren ancak sensin. Senin şifandan başka şifa yoktur. Hiç bir hastalık izi bırakmayacak şekilde buna şifa ihsan et!” (Buharî, Müslim)
 
Allahım bize de şifa ver, “desinler”den kurtulalım! Arkadaşlarımızı, komşularımızı ve hastalarımızı, sırf senin hoşnutluğun için ziyaret edelim; ziyaret huzurunu bulalım. Ebedi saadete perde aralayalım.
 
Bu Duaya 70 Melek Amin Der
 
Bu duayı okuyan kimseye amin demek için,Cenab-ı Hak,yetmiş melek görevlendirmiştir.
 
“Allahümme inni es’elükel a’fve vel’afiyeh,fiddünya vel’ahireh,Rabbena atina fiddünya haseneten ve fil’ahireti haseneten ve kına azabennar!”
 
Ma’nası:Allah’ım!Beni dünya ve ahiret’de senden aff ve afiyet dilerim.Ey Rabbimiz!Bize dünyada da iyilikler ver!Ahiret’de de iyilikler ver!Ve bizi cehennem azabından koru!…(amin)

Son Güncelleme: 11.12.2016 22:33
Anahtar Kelimeler:
70 Bin MelekDua
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.