Son günlerde ülke genelinde bir tedirginlik ve bıkkınlık hakim oldu. 

Daha doğrusu toplumu korkutan, sindiren, endişeye sevk eden  terör olayları  fevkalade menfi sonuçlara sebep oldu.

Piyasa bozuk. 

İşler durgun.

Kimse geleceğe yönelik sağlıklı ve tatminkar bir planlama yapamıyor.

Özetle tam bir tırsma sözkonusu.

Bunun sebebini iyi tahlil etmek ve ona göre davranmak gerekiyor.

Özellikle devlet  toplumu olumlu bir biçimde yönkendirmenin ve rahatlatmanın yolunu bulmalıdır.

Yani bir " Devlet rehabilitasyonu" na ihtiyaç var.

Denilebilir ki, toplum kendi kendine aklıselim ile meseleleri değerlendiremiyor ve olumsuz bir kanaat hali ortaya koyuyorsa, bu sosyolojik kopuşun tedavisi hayli zaman alabilir...

Doğrudur.

Her yıkımın bir telafi ve tedavi yolu bulunabilir.Ne var ki, toplumda bir güven bunalımı da husule gelmiş ise, tedavi ve telafi süreci hayli uzayacaktır.

Temelde siyasi güvensizliğe giden ve bu günkü Türkiye gerçeği ile asla uyuşmayan bir durum varsa, tehlikeli olan da budur.

Zira Türkiye'de güçlü bir iktidar var. Muhalefet ise iki ayrı kanat şeklinde siyaset yapıyor.

Denilebilir ki, Milliyetçiler bir noktada birleşiyor, muhalefetin diğer kanadı olan sol kesim hem güçsüz ve hem de ülke meselelerine hayli anlaşılması zor bir karşı stratejiyle siyaset yapıyor.

İktidardan yana değil, muhalefetten yana bir sıkıntı Türkiye'nin enerjisini tüketmeye devam ediyor.

Durum böyle olunca sıkıntı da büyüyor.

Toplum katmanları ve siyasi kesimler arasında konsensüsün  asgari ölçüde bulunamamsı sıkıntının da asıl kaynağını oluşturuyor.

Olan millete oluyor.

Türkiye demokrasiyi iyi anlayamayan ve milli meseleler konusunda bile bir uzlaşma sağlanamayan ülke olma kaderini yaşıyor maalesef.

Burada görevin sağlıklı olarak yapan tek kesim ise halktır.

Türk halkı kabız muhalefetin ve bu muhalefetle mücedele etme zorunluğunda olan iktidarın sıkıntılarını da belirgin bir biçimde yaşıyor.

Oysa sorumlu bir muhalefetle  saygılı bir iktidarın ülkeyi rahatlatacak bir beklenti olduğunu da kimse inkar etmiyor.

Ülkede ve ülke dışında yaşanan olağanüstü sorunların ve sıkıntıların siyaset kesiminin yeni bir birliktelik stratejisini oluşturmadan sona ermesini beklemek ise beyhude bir ümit bekleyişi oluyor.

Bu sıkıntıların da geçeceğine inanmak ise vatandaşa düşüyor.

Hayırlısı olsun demek en doğrusudur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.