Flaş Haber
Kapat

Yrd. Doç. Dr. Görmez: 'Hiperaktivite Bozukluğu, Zeka Azlığı Ve Ebeveyn Yetersizliği İle Alakalı Değil'

Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi'nde 'Çocuklarda Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite Bozukluğu ve Davranış Sorunları' etkinliği düzenlendi. BVU Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Vahdet Görmez, hiperaktivite bozukluğunun, zeka azlığı veya ebeveyn yetersizliği ile alakalı olmadığını söyledi.

Yrd. Doç. Dr. Görmez: 'Hiperaktivite Bozukluğu, Zeka Azlığı Ve Ebeveyn Yetersizliği İle Alakalı Değil'

Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi'nde 'Çocuklarda Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite Bozukluğu ve Davranış Sorunları' etkinliği düzenlendi. BVU Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Vahdet Görmez, hiperaktivite bozukluğunun, zeka azlığı veya ebeveyn yetersizliği ile alakalı olmadığını söyledi.

22 Mart 2016 Salı 14:27
Yrd. Doç. Dr. Görmez: 'Hiperaktivite Bozukluğu, Zeka Azlığı Ve Ebeveyn Yetersizliği İle Alakalı Değil'

Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi'nde 'Çocuklarda Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite Bozukluğu ve Davranış Sorunları' etkinliği düzenlendi. BVU Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Vahdet Görmez, hiperaktivite bozukluğunun, zeka azlığı veya ebeveyn yetersizliği ile alakalı olmadığını söyledi.

Üniversite'nin Dekanlık Konferans Salonu'nda düzenlenen etkinlikte, BVU Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Vahdet Görmez konuyla ilgili önemli ayrıntılara dikkat çekti. Dikkat eksikliği yaşayan çocukların bu durumu kasıtlı olarak yapmadığına dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Vahdet Görmez, "Dikkat eksikliği olan çocuklarda sorunlardan biri bu durumun elinde olmamasıdır. Bu beynin ön kısmındaki lobun sorunlu olmasıdır. Yani yeni beyin olgunlaşmamıştır. Bu tembel bir ön beyindir ve olgunlaşacaktır. Dolayısıyla bu çocuğun elinde olan bir şey değildir. Çocuğun çok konuşması hemen sıkılması gibi sebepler elinde olan sebepler değildir. Bu çocuk yaramaz olduğu için değil, elinde olmadığı için böyle davranıyordur. Davranışlar kontrol edilemez. Bir şey yapmadan önce düşünme yetisi yeterince çalışmıyordur" dedi.

DEHB'de tanı koymak için birçok yöntemi dikkate aldıklarını belirten Yrd. Doç. Dr. Görmez, "DEHB'de tanıyı dikkatli öykü alma ve klinik değerlendirme ile koyarız. Anneden bilgi alırız fakat bunun yanı sıra semptomlar iki farklı alanda görülmeli. Dolayısıyla biz bunu da göz önüne alırız. Bu olay aynı zamanda nörogelişimsel bir hastalıktır. Beynin ön kısmının en son olgunlaşması durumudur. Çocuklarda geç olgunlaşır. Bu durum büyük çoğunluğunda sürekli değildir" şeklinde konuştu.

"HASTALIK ZEKA AZLIĞI VE EBEVEYN YETERSİZLİĞİ İLE ALAKALI DEĞİL"

Hastalığın zekâ azlığı ve ebeveyn yetersizliğiyle alakalı olmadığına dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Görmez, "Bu hastalık zeka azlığı, motivasyon azlığı, yetersiz ebeveynlik gibi durumlarla ilişkili değildir. Davranışsal, Bilişsel, Sosyal ve Duygusal bir sorundur. Bu durum günlük hayatı da etkiler. Gerginlik huzursuzluk olur, uyku problemi yaşanır, aşırı inat ve zıtlaşma olur. Faaliyetlerden çabuk sıkılır. Biraz daha yetişkinlerde sosyal ilişki alanlarında ve akademik alanda başarısızlıklar yaşanır" ifadelerini kullandı.

Toplumda hastalığın genelde yüzde 3 ila 5 oranında olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Görmez, buna karşın Çocuk ve Ergen Psikiyatrisine gelenlerde ise oranın yüzde 30-35'e çıktığını ifade etti. Görmez ayrıca, hastalıkta tanı koyulması için en az iki farklı ortamda semptomların bozulma göstermesi gerektiğini söyledi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.