Kök Hücre Kanser Hastalarının Umudu

Koru Ankara Hastanesi Hematoloji Kliniği Uzmanı Prof. Dr. Aynur Uğur Bilgin, 'Kök hücre nakli hasta ve yakınları hatta doktor için son derece zorlu ve stresli bir süreçtir. Ancak çok kısa bir süre öncesine kadar çaresiz gözüken, hatta ölümcül olabilen kan kanseri, nükseden lenf bezi kanseri, kemik iliği kanseri gibi birçok hastaya yeni bir yaşam sunarak umut ışığı oluşturmuştur' dedi.

Kök Hücre Kanser Hastalarının Umudu

Koru Ankara Hastanesi Hematoloji Kliniği Uzmanı Prof. Dr. Aynur Uğur Bilgin, 'Kök hücre nakli hasta ve yakınları hatta doktor için son derece zorlu ve stresli bir süreçtir. Ancak çok kısa bir süre öncesine kadar çaresiz gözüken, hatta ölümcül olabilen kan kanseri, nükseden lenf bezi kanseri, kemik iliği kanseri gibi birçok hastaya yeni bir yaşam sunarak umut ışığı oluşturmuştur' dedi.

19 Nisan 2016 Salı 11:21
60 Okunma
Kök Hücre Kanser Hastalarının Umudu
Koru Ankara Hastanesi Hematoloji Kliniği Uzmanı Prof. Dr. Aynur Uğur Bilgin, "Kök hücre nakli hasta ve yakınları hatta doktor için son derece zorlu ve stresli bir süreçtir. Ancak çok kısa bir süre öncesine kadar çaresiz gözüken, hatta ölümcül olabilen kan kanseri, nükseden lenf bezi kanseri, kemik iliği kanseri gibi birçok hastaya yeni bir yaşam sunarak umut ışığı oluşturmuştur" dedi.

Kök hücrelerin özelleşmemiş ya da farklılaşarak birtakım işlevler kazanmamış hücreler olup, sınırsız bölünebilme ve kendini yenileyebilme özelliğine sahip olduğunu söyleyen Prof. Dr. Aynur Uğur Bilgini, "Vücudumuzdaki bütün doku ve organları oluşturan ana hücrelerdir. Hematopoietik kök hücreler kırmızı kan hücreleri (alyuvarlar), beyaz kan hücreleri (akyuvarlar) ve trombositleri üreterek kan dolaşımına veren hücrelerdir. Kemik iliğinde ve göbek kordonunda bol miktarda, daha az oranda çevre kanında bulunmaktadır" dedi.

İyi huylu ya da kötü huylu birtakım hastalıklar nedeniyle zarar görmüş/işlevini kaybetmiş kemik iliği kök hücrelerinin yeniden oluşturulması amacıyla kişiye kendisinden ya da bir başka uyumlu vericiden sağlıklı hematopoietik kök hücrelerin verilmesi işlemine kök hücre nakli denildiğini belirten Prof. Dr. Bilgin, kemik iliğinin kök hücrelerden zengin olduğu için kök hücre nakillerinde ilk kullanılan kaynak olduğunu ifade etti. Günümüzde hem alıcı hem de verici açısından güvenilir, hızlı ve daha az rahatsız edici olması nedeniyle çevre kaynaklı kök hücrelerin tercih edildiğini dile getiren Prof. Dr. Aynur Uğur Bilgin, son yıllarda göbek kordonundan elde edilen kök hücrelerin de nakillerde kullanıldığını belirtti. Kök hücre nakli işlemi öncesinde hastaya kemoterapi veya ilaçlar uygulanarak kemik iliği boşaltıldıktan sonra hastanın kendisinden veya doku uyumlu sağlıklı vericiden alınan kök hücrelerin verildiğini anlatan Bilgin, "Bu işlem sonrasında kök hücreler alıcının iliğine yerleşir, çoğalır ve yeniden hematopoietik hücreler üreterek yeni kan hücrelerini üretmeye ve bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmaya başlar. Hastanın kan değerlerinin düzelmeye başlaması 2-4 hafta içerisinde gerçekleşir. Bu sırada hasta doktoru tarafından yakın takip edilir. Özellikle kan değerlerinin düşük olduğu günlerde bazen her gün kan desteğine ve enfeksiyon durumunda antibiyotik başlanmasına ihtiyaç duyulmaktadır" diye konuştu.

Prof. Dr. Aynur Uğur Bilgin, kök hücre naklinin bazı kötü huylu lösemi-kan kanseri, lenfoma-lenf bezi kanseri, multipl myelom-kemik iliği kanseri vb. kan hastalıkları, aplastik anemi gibi bazı kemik iliği yetmezlikleri ile doğumsal kan hastalıklarının tedavisinde günümüzde başarı ile uygulandığının altını çizdi. Kök hücre nakli amacıyla kullanılan hücrelerin kemik iliği, çevre kanı ve göbek kordonundan elde edildiğini anlatan Prof. Dr. Bilgin, alıcının altta yatan hastalığı, hastalığın evresi ve son durumu, aciliyeti, uyum durumu, verici özellikleri ve tercihinin bu durumlarda belirleyici olduğunu belirtti. Bilgin, çevre kanının günümüzde en çok tercih edilen türü olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Aynur Uğur Bilgin, otolog kök hücre naklinin alıcıya kendi kök hücrelerinin verilmesi ile allogeneik kök hücre naklinin alıcıya tam uyumlu bir başka birisinden kök hücrelerin verilmesi ile haploidentik kök hücre naklinin alıcıya birinci derece yarı uyumlu akrabalarından alınan kök hücrelerin verilmesi ile sinjeneik kök hücre naklininse alıcıya tek yumurta ikizinden alınan kök hücrelerin verilmesiyle gerçekleştirildiğini vurguladı. Bir başka bireyden yapılan nakillerde mümkünse tam uyum arandığını ifade eden Bilgin, "Bu durumda başarı oranlarının daha yüksek olduğu açıktır. Ancak günümüzde teknoloji ve takip yöntemlerinin gelişmesi ile tama yakın, hatta yarı uyumlu nakiller ile de başarı oranları oldukça yüksektir. Göbek bağı kanından yapılan nakillerde ise uyum 6/6, 5/6 veya 4/6 düzeyinde kabul edilebilir oranlardır" dedi.

Otolog kök hücre naklinde yani hastanın kendisinin kök hücreleri kullanılacağı durumlarda öncelikle altta yatan hastalığın birtakım ilaç-kemoterapilerle iyileştirilmesinin gerekli olduğunu belirten Prof. Dr. Aynur Uğur Bilgin, "Daha sonra ise kullanılacak kök hücre yöntemine göre bazı ilaçlar kullanılarak hastadan kök hücreler toplanarak dondurulur ve kök hücre nakli gününde tekrar çözdürülerek hastaya verilir. Allogeneik nakillerde ise yine kullanılacak kök hücre kaynağına göre vericiye bir takım ilaçlar verilerek vericiden kök hücreler toplanır ve alıcıya verilir. Böylece tedavi sırasında hasar gören kemik iliği kök hücrelerinin yeniden yapılanması ve kendini onarması sağlanmış olur" diye konuştu.

Prof. Dr. Aynur Uğur Bilgin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sonuç olarak kök hücre nakli hasta ve yakınları hatta doktor için son derece zorlu ve stresli bir süreçtir. Ancak çok kısa bir süre öncesine kadar çaresiz gözüken, hatta ölümcül olabilen kan kanseri, nükseden lenf bezi kanseri, kemik iliği kanseri gibi birçok hastaya yeni bir yaşam sunarak umut ışığı oluşturmuştur. Deneyimli ve tam donanımlı bir ekip tarafından yönetildiği takdirde yüksek başarı oranları ile bu dönem tamamlanmaktadır."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.