Flaş Haber
Kapat

İç Hastalıklar Ve Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Atilla Bektaş:

Prof. Dr. Karatay'ın sözlerinin tam aksine otların şişmanlatmadığını tam tersine zayıflamak için yapılan protein diyetlerinin şişmanlattığını belirten Dr. Atilla Bektaş, 'Koyunlar ot yiyor, buna rağmen yağlı oluyorlar' şekildeki algının yanlış olduğunu söyledi.

İç Hastalıklar Ve Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Atilla Bektaş:

Prof. Dr. Karatay'ın sözlerinin tam aksine otların şişmanlatmadığını tam tersine zayıflamak için yapılan protein diyetlerinin şişmanlattığını belirten Dr. Atilla Bektaş, 'Koyunlar ot yiyor, buna rağmen yağlı oluyorlar' şekildeki algının yanlış olduğunu söyledi.

13 Haziran 2016 Pazartesi 13:49
İç Hastalıklar Ve Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Atilla Bektaş:

Prof. Dr. Karatay'ın sözlerinin tam aksine otların şişmanlatmadığını tam tersine zayıflamak için yapılan protein diyetlerinin şişmanlattığını belirten Dr. Atilla Bektaş, "Koyunlar ot yiyor, buna rağmen yağlı oluyorlar' şekildeki algının yanlış olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Canan Karatay'ın koyunların ot yediği için yağlı olduğunu ve otların zayıflatmadığını aksine yağ yaptığını açıklaması üzerine, İç Hastalıklar ve Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Atilla Bektaş'tan konuya ilişkin yanıt geldi.

Vücudun mineral, vitamin ihtiyacının karşılanması ve lif içerikleri açısından otların son derece önemli olduğuna dikkat çeken Bektaş, "Canlıların temel enerji kaynağı karbonhidratlardır(KH). Bitkilerde iki tür KH bulunur. Bunlar; yapısal KH 'selüloz' ve depo KH 'nişasta'dır. Ot ve taze yeşilliklerde çok miktarda selüloz bulunurken, çok az miktarda früktoz, depo KH vardır. Selüloz (Yapısal KH), koyun ya da ineklerde olduğu gibi insanlarda sindirilemez. O nedenle de insanlara enerji sağlamaz ve yağ yapıp kilo aldırmaz. Ot oburlar ise selülozu bağırsakta bulunan bakteriler yardımıyla sindirerek kullanabilirler.Nişasta (Depo KH), bitkilerin meyve, kök, gövdelerinde ve tohumlarında bulunur. İnsanlar ve hayvanlar, nişastayı (depo KH) enerji kaynağı olarak kullanabilmektedir" diye konuştu.

Karbonhidratların insan ve hayvanlarda temel enerji kaynağı olduğunu vurgulayan Bektaş, "KH'lar glukoza dönüştürülerek vücudun enerji ihtiyacı için kullanılır. Günlük en az 150 gram KH alımı metabolizmanın sağlıklı işleyişi için elzemdir. Fazla glukoz ise glikojen olarak kas ve karaciğerde depolanır. KH'ların gereğinden fazla alınmaları durumunda vücutta yağ olarak depolanıp insanın kilo almasına neden olurlar. Aslında hiç KH'ın alınmadığı, yüksek protein içeren diyetlerinde de fazla protein, vücutta yine yağa dönüşür. Üstelik proteinlerin enerji için karbonhidratlar yerine kullanılması sonucunda ortaya çıkan artık cisimcikler (metobolitler) bulantıya yorgunluğa, kas kramplarına neden olur. Diğer taraftan vücut KH alınmadığı durumlarda 'glikoneojenez' yoluyla protein ve yağlardan enerji elde etmek için, KH (Glukoz) oluşturur. Ama bu vücut için daha fazla enerji harcamak ve daha çok metabolit üretmek demektir. KH'lar; vücudun enerji ihtiyacı için kullanıldıklarında karbondioksit ve suya kadar parçalanır. Bu sayede vücutta metabolit bırakmazlar. Sonuç olarak zayıflamak için yapılan karbonhidrat içermeyen, proteine dayanan "protein diyetleri" anlamsız ve zararlı olabilecek diyetlerdir" açıklamasında bulundu.

Anahtar Kelimeler:
Karatay
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.