'Gebeler ve emziren kadınlar oruç için doktoruna danışmalı'

'Gebeler ve emziren kadınlar oruç için doktoruna danışmalı'

'Gebeler ve emziren kadınlar oruç için doktoruna danışmalı'

'Gebeler ve emziren kadınlar oruç için doktoruna danışmalı'

06 Haziran 2016 Pazartesi 10:27
'Gebeler ve emziren kadınlar oruç için doktoruna danışmalı'

HATİCE ŞENSES - Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi Perinatoloji Kliniği Eğitim Görevlisi Doç. Dr. Oya Demirci, gebe ve emziren kadınların enerji, karbonhidrat, protein, su ve bazı vitaminlerle minerallere daha fazla ihtiyaç duyduğunu belirterek, "Oruç tutmak isteyen gebe ve emziren kadınların doktoruna danışması, gebelik takibi hakkında bilgi alıp, olası riskleri göz önününe alarak oruç tutması gerekmektedir." dedi.

Demirci, AA muhabirine yaptığı açıklamada, gebelik sırasında yeterli, dengeli beslenme ve sıvı alımının bebeğin, hem anne karnındaki gelişimi hem de doğum sonrası dönemdeki sağlığı açısından uzun vadeli etkilerinin olduğunu söyledi.

Bebeğin sadece anne sütüyle beslenmesinin önerildiği ilk 6 ayda süt miktarı ve kalitesi açısından beslenme ve sıvı alımının önemli olduğuna işaret eden Demirci, şöyle devam etti:

"Gebelikte, üç ara öğün ve üç ana öğün şeklinde beslenme önerilmektedir. Gebelerde beslenmenin bebek üzerindeki etkisini değerlendiren çalışmaların yapılması oldukça zordur. Çünkü deneysel olarak gebelere uygulanacak diyet eksikliği etik değildir. Beslenmenin gebelik üzerindeki etkisi, İkinci Dünya Savaşı'nda uzun süre açlığa maruz kalan gebelerde, bebek doğum ağırlıklarının daha düşük olmasıyla görülmüştür. Uzun süreli açlığın gebelik üzerinde etkilerini araştıran çalışmalar, kendi isteğiyle ramazan ayında oruç tutan gebelerden elde edilmiştir. Oruç tutan birçok gebe sorunsuz olarak gebeliğini tamamlamaktadır. Bununla birlikte bu gebelerde, uzun süreli açlık nedeniyle yağ yıkımı sonucu anne kanında biriken keton cisimlerinin bebeğin beyinsel gelişimi üzerinde olumsuz etki yaratıp yaratmadığı tam olarak bilinmemektedir."

- "Sistemik hastalığı olan gebeler oruç tutmamalı"

Demirci, gebelerde açlık nedeniyle kan şekerinde düşme, buna bağlı halsizlik, sinirlilik, baş dönmesi ve baş ağrısı gibi problemlerin görülebileceğini, vücudun sıvı ihtiyacının yeteri kadar karşılanmaması sonucu kan basıncında düşme, kalp çarpıntısı ve annenin damar dolaşımında azalma gibi durumların ortaya çıkabileceğini aktardı.

Kan dolaşımındaki azalmanın plasenta ile anneden bebeğe geçen oksijen ve besin maddelerinde, amniyon sıvısında azalmaya neden olacağını dile getiren Demirci, şöyle devam etti:

"Buna bağlı bebekte gelişim geriliği, düşük doğum ağırlığı gelişebilir. Özellikle yaz aylarında olduğu gibi günün çok uzun ve hava sıcaklığının yüksek olduğu aylarda oruç tutulması durumunda bu bulgular daha sık görülebilecektir. Ayrıca, gebelikte erken doğum riskini artıran idrar yolu enfeksiyonundan korunmak için sıvı alımı önemlidir. Gebelerin mutlak suretle oruç tutmaması gereken durumlar mevcuttur. Şeker hastalığı, hipertansiyon, kalp hastalığı, böbrek hastalığı gibi sistemik hastalıklarda, gastrit, kusma ve gebelik zehirlenmesi gibi yüksek riskli durumlarda gebeler oruç tutmamalıdır. Bu gebelerin oruç tutması hem anne hem de bebek sağlığı açısından risk oluşturacaktır."

- "Kaliteli anne sütü için dengeli beslenmek gerekiyor"

Demirci, bebeklerin ilk 6 aylık süreçte sadece anne sütüyle beslenmesini önerdikleri, yeterli miktar ve kalitedeki anne sütü için de sağlıklı ve dengeli beslenmenin yanı sıra, yeterli sıvı alınması gerektiğine de dikkati çekti.

Oruç tutmanın annenin sıvı kaybetmesine ve süt miktarında azalmaya neden olabileceğini ifade eden Demirci, şunları kaydetti:

"Dolayısıyla oruç tutmak, annenin sıvı kaybetmesi ve süt miktarında azalmaya neden olabilecektir. Sonuç olarak, gebe ve emziren kadınların enerji, karbonhidrat, protein, su ile bazı vitamin ve minerallere daha fazla gereksinimi olduğu bir gerçektir. Oruç tutmak isteyen gebe ve emziren kadınların doktoruna danışması, gebelik takibi hakkında bilgi alıp, olası riskleri göz önününe alarak oruç tutması gerekmektedir. Ayrıca aşırı ter kaybına neden olan tempolu işler yapmaması ve güneşten kaçınması, gün içinde mümkün olduğunca istirahat etmesi ve iftar yemeğinin bölünmüş dozlarda tüketilmesiyle bol sıvı alınması da önerilerimiz arasında yer almaktadır."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.