Dr. Yalın: 'Her Bayılma Epilepsi Değildir'

Özel Konya Hospital Nöroloji Uzmanı Dr. Öner Yalın, epilepsi hastalığının başka hastalıklarla karıştırılabileceğini belirterek, her bayılma olayının epilepsi olmadığını söyledi.

Dr. Yalın: 'Her Bayılma Epilepsi Değildir'

Özel Konya Hospital Nöroloji Uzmanı Dr. Öner Yalın, epilepsi hastalığının başka hastalıklarla karıştırılabileceğini belirterek, her bayılma olayının epilepsi olmadığını söyledi.

29 Mayıs 2016 Pazar 12:31
61 Okunma
Dr. Yalın: 'Her Bayılma Epilepsi Değildir'

Özel Konya Hospital Nöroloji Uzmanı Dr. Öner Yalın, epilepsi hastalığının başka hastalıklarla karıştırılabileceğini belirterek, her bayılma olayının epilepsi olmadığını söyledi.

Nöroloji Uzmanı Dr. Önel Yalın, toplumda sara hastalığı olarak bilinen epilepsi hastalığının aslında beyindeki nöronların ani ve istem dışı elektriksel boşalmalarının bir sonucu olarak ortaya çıktığını ifade etti.

Epilepsi (sara) hastalığının farklı birçok nedeninin olduğunu belirten Dr. Öner Yalın, şöyle konuştu:

"Başta idiopatik dediğimiz genetik nedenler aileden kaynaklanan nedenler olabilir. Çocuk anne karnındayken maruz kaldığı bazı hastalıklar, annenin kullanmış olduğu bazı maddeler; alkol, sigara, bağımlılık yapıcı maddeler, çocuğun doğum esnasındayken oksijensiz kalması yine doğumdan gelen bazı rahatsızlıklar veya B6 ile B12 vitamini eksiklikleri, kalsiyum eksiklikleri gibi. İlerleyen dönemlerde kafa travmaları beyin tümörleri beyindeki damarsal hastalıklar, damarların tıkanması ya da damarların yumaklaşması ya da damarların kanaması beyin enfeksiyonları, menenjit, tümör, siroz gibi beyni etkileyen enfeksiyonlar, vücudun yaygın enfeksiyonları, metabolik rahatsızlık, tiroit fonksiyon bozuklukları, sodyum eksik ya da fazlalıkları, kalsiyum eksik ya da fazlalıkları, beyindeki nöronların ani elektriksel boşalmalarına neden olabilmektedir."

"TOPLUMDA TEŞHİS EDİLEMEYEN BİRÇOK HASTA VAR"

Toplumda teşhis edilemeyen birçok epileptik hasta olduğuna dikkat çeken Dr. Yalın, epilepsinin toplum içerisinde, hastanın tamamen şuurunu kaybetmesi, bayılması ya da ağzından köpük gelmesi demek olmadığını ifade ederek, "Parmaktaki bir kasılma, ellerdeki bir uyuşma, hastanın unutkan olması, çevreyi farklı algılaması daha önce bildiği toplumu ya da ortamı bilememesi epileptik bir nöbet olabilir. Deja vu dediğimiz jameis vu dediğimiz durumlar, hastanın zaman zaman gelen unutkanlıkları, anormal davranışları, ağız şapırdatmaları, yutkunmaları, uyku bozuklukları, bazı baş ağrıları, baş dönmeleri, epileptik yine bir nöbet olabilmektedir" dedi.

ELEKTROANSEFALOGRAFİ İLE YÜZDE 70 TEŞHİS

Kişinin epileptik nöbetinin olup olmadığını anlamak için bazı testlerin yapıldığını vurgulayan Dr. Yalın, "Bunun içinde hastalarımızın mutlaka bir nöroloji doktoruna gelmesi ve buna ait bazı testlerin yapılması gerekiyor. Epilepsi hastalığı olan vakalara mutlaka Elektroansefalografi (EEG) çekip epilepsiyi destekleyebiliyoruz. Bu EEG ile yüzde 70 teşhisimizi koyabiliyoruz. Epilepsi teşhisi konulan hastalarda mutlaka beyin tomografisi ya da MR gibi tam kan tahlillerinin nedene yönelik yapılması gerekmektedir" diye konuştu.

Epilepsi teşhisi konan hastalarda epileptik nöbetin türüne göre mutlaka tedaviye başlanmasının gerekli olduğunu kaydeden Dr. Yalın, şunları söyledi:

"Tedaviye nöbetine ve cinsine göre ilk bir ilaçla başlıyoruz. Özel ilaçları var. İlaçların dozunu kontrollerde mutlaka kan sayımları ilaç düzeyleri yapılarak artırıyoruz. Nöbetleri kontrol altına alırsak, ilacın dozunu arttırmıyoruz. Alamazsak ilaç dozunu arttırıp, ikinci bir ilaca geçebiliyoruz, hatta üçüncü bir ilaca. Lakin tek bir ilaçla nöbetlerin kontrolü yüzde 60 ya da yüzde 70 sağlanabiliyor. Yüzde 20 vakıa da ise ne kadar ilaç kullanırsak kullanalım nöbetleri kontrol altına alamıyoruz. Bu tür durumlarda da özel kliniklerde özel uzmanların elinde epileptik cerrahi dediğimiz uygulama var. Bunları tedavide uyguluyoruz."

"EPİLEPTİK NÖBETLERDE KESİNLİKLE SOĞAN KOKLATMAYIN"

Epileptik hastalarda en çok korktukları şeyin hastanın nöbet geçirmesi ve o nöbetin çok uzun sürmesi olduğunu aktaran Yalın, şunları söyledi:

"Vatandaşlarımız bir epileptik nöbeti, ya da bir epilepsi bir hastanın nöbet geçirdiğini gördüklerinde yapmamaları gereken, kesinlikle ve kesinlikle toplumda olan yanlışlardan bir tanesi, soğan koklatalım, kolonya koklatalım, sarımsak koklatalım. Böyle şeyler yapılmasın. Ayrıca mümkün olduğu kadar hastanın ağzına elimizi sokup dilini dışarı çıkaralım. Vatandaşların hastanın çenesini açalım bu gibi zorlamalara girmemeleri gerekmektedir. Çünkü kendi parmakları kopabilir. Burada yapılacak iş hastanın kafasını desteklemek, etrafta hastanın vücudu kasılırken sağa sola çarpıp da yaralanmasını engelleyecek eşya varsa etraftan uzaklaştırılması gerekmektedir. Nöbet çok uzun sürerse 112 Acil Servis aranmalı. Nöbet sonrasında da mutlaka acil servis aranmalı. Nöbet sonrasında da hasta mutlaka acil servise ya da nöroloji polikliniğine getirilmelidir."

"HER BAYILMA EPİLEPSİ DEĞİLDİR"

Epilepsi hastalığının başka hastalıklarla karıştırılabileceğini hatırlatan Dr. Yalın, "Her bayılma epilepsi değildir. Bayılma hastanın sinirsel sıkıntılarından, psikolojik sıkıntılarından kaynaklanabileceği gibi kalpten kardiyolojik sebeplerden, tansiyon, ortostatik hipotansiyon gibi nedenlerden kaynaklanabilir. Damarlarda tıkanıp açılma epilepsiyle karışabilir. Migren hastalıkları vertigo migren hastalıkları, bunlar epilepsi ile karışabilir. Bunun için ayrıca tanının yapılması ve bir nöroloji polikliniğine başvurması gerekmektedir" diye konuştu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.