Flaş Haber
Kapat

Doğum Kontrol Hapı Meme Kanseri İlişkisi

Koru Ankara Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Ömer Cengiz, 'Doğum kontrol haplarının etkisinin tartışmalı olmakla birlikte meme kanseri riskini artırmadığı görüşü kabul görüyor' dedi.

Doğum Kontrol Hapı Meme Kanseri İlişkisi

Koru Ankara Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Ömer Cengiz, 'Doğum kontrol haplarının etkisinin tartışmalı olmakla birlikte meme kanseri riskini artırmadığı görüşü kabul görüyor' dedi.

22 Nisan 2016 Cuma 11:43
Doğum Kontrol Hapı Meme Kanseri İlişkisi
Koru Ankara Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Ömer Cengiz, "Doğum kontrol haplarının etkisinin tartışmalı olmakla birlikte meme kanseri riskini artırmadığı görüşü kabul görüyor" dedi.

Meme kanserinin süt bezleri veya sütü meme başına taşıyan kanalları döşeyen hücrelerde gelişen ve kadınlarda en sık görülen kanser tipi olduğunu belirten Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Ömer Cengiz, "Kadınlardaki kanserlerin yüzde 24'ünden ve kanserle ilişkili ölümlerin yüzde 14'ünden sorumludur" dedi.

Dr. Cengiz, meme kanserine Japonya hariç gelişmiş ülkelerde gelişmekte olan ülkelere göre daha sık rastlanıldığını söyledi. Meme kanseri için en önemli riskin kadın olmak olduğunu ifade eden Cengiz, erkeklere göre kadınlarda 100 kat daha sık görüldüğünü belirtti. Dr. Ömer Cengiz, "İlk adet yaşının erken (12 yaştan önce), menopoza giriş yaşının geç (55 yaştan sonra) olması ve özellikle 50 yaştan sonra menopozda hormon kullanımı meme kanseri riskini artırmaktadır" diye konuştu.

Doğum kontrol haplarının etkisinin tartışmalı olmakla birlikte meme kanseri riskini artırmadığı görüşünün kabul gördüğünü söyleyen Dr. Ömer Cengiz, özellikle 30 yaş öncesi doğum yapmak ve emzirmenin meme kanseri oluşma riskini azalttığına vurgu yaptı. Dr. Cengiz, 30 yaş öncesi göğüs bölgesine yapılan radyasyonun, günde 1-2 kadeh alkol alımının ve sigara içiminin meme kanserini artıran önemli etkenler olduğunun altını çizdi. Türkiye'de kansere yakalanma oranının gelişmiş ülkeler ile benzerlik gösterdiğini anlatan Dr. Ömer Cengiz, "Buna karşın doğu bölgelerimizde meme kanserine yakalanma oranı batı bölgelerimize göre daha düşük oranlardadır. Batı bölgelerimizde her 100 bin kadından 50'si meme kanserine yakalanırken, bu oran doğu bölgelerimizde 100 binde 20'dir. Yine Sağlık Bakanlığı ve Meme Hastalıkları Federasyonu verilerine göre ülkemizde görülen meme kanserlerinin yüzde 48'i 50 yaşın altında, yüzde 17'si ise 40 yaş altındadır. Bu sonuçlar ülkemizde meme kanserinin dünya ülkelerine göre daha genç yaşlarda görüldüğünün göstergesidir" diye konuştu.

Ailede kanser öyküsünün olması ve bazı genetik bozuklukların da meme kanseri riskini artıran çok önemli etkenler olduğunu vurgulayan Dr. Ömer Cengiz, "Bir adet birinci derece akrabada meme kanseri varlığı riski 1.8 kat artırırken, iki adet birinci derece akrabada meme kanseri varlığı riski 2.9 kat artırır. BRCA1 ve BRCA2 genlerini taşıyan kadınların yaklaşık yüzde 85'inde meme kanseri gelişecektir" dedi.

Dr. Ömer Cengiz, memede veya koltuk altında ele gelen kitlelerin, meme başından gelen akıntının, meme başının içeri çekilmesinin, meme cildinde çukurlaşmanın, meme cildinde veya meme başında yaranın, meme cildinin portakal kabuğu gibi olmasının önemli meme kanseri belirtileri olduğunu söyledi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.