Çocuğa 'Hayır Bana Dokunma' Demesi Öğretilmeli

Psikolog Şengül Demirsoy Böcü, 'Çocuğunuza, kötü dokunmaya maruz kaldığında, 'hayır bana dokunma' diyebilmesini, gerektiğinde çevresinden yardım istemesini, bağırmasını ya da kötü dokunan kişiyi itip kaçmasını söyleyebilirsiniz' dedi.

Çocuğa 'Hayır Bana Dokunma' Demesi Öğretilmeli

Psikolog Şengül Demirsoy Böcü, 'Çocuğunuza, kötü dokunmaya maruz kaldığında, 'hayır bana dokunma' diyebilmesini, gerektiğinde çevresinden yardım istemesini, bağırmasını ya da kötü dokunan kişiyi itip kaçmasını söyleyebilirsiniz' dedi.

09 Nisan 2016 Cumartesi 12:24
100 Okunma
Çocuğa 'Hayır Bana Dokunma' Demesi Öğretilmeli

Psikolog Şengül Demirsoy Böcü, "Çocuğunuza, kötü dokunmaya maruz kaldığında, 'hayır bana dokunma' diyebilmesini, gerektiğinde çevresinden yardım istemesini, bağırmasını ya da kötü dokunan kişiyi itip kaçmasını söyleyebilirsiniz" dedi.

Son zamanlarda yaşanan olaylar, cinsel istismar konusunda daha duyarlı ve bilgili olunması gerektiğini belirten Özel FBM Tıp Merkezi Uzman Psikologu Şengül Demirsoy Böcü, "Ne yazık ki günümüzde her 5 çocuktan 1'i cinsel istismar ve şiddetin bir türüne maruz kalmaktadır. Ayrıca bu durum her yaştan, her dinden ya da her milletten çocuğun başına gelebilmektedir. Cinsel istismar konusunda, ne kişinin dini inançları, ne eğitim düzeyi, ne de sosyoekonomik düzeyi ayırt edici bir faktör değildir. Cinsel istismara hemen her türlü ailede rastlanabilmektedir" ifadelerini kullandı.

ÇOCUKLAR CİNSEL İSTİSMAR KONUSUNDA YALAN SÖYLEMEZLER

İstismarcıların tanınan ve bilinen kişilerden oluştuğunu ifade eden Böcü, "Çocuğu istismar eden kişilerin büyük çoğunluğu yani yüzde 80'i genellikle çocuğun tanıdık ve yakın çevresinden biri olmaktadır. Bu kişi bazen çocuğun arkadaşı ya da diğer bir çocuk da olabilmektedir. İstismarcılar genellikle sıradan, tanınan, bilinen ve güvenilir kişiler olduğundan şüpheli görünmezler. Bu nedenle aileler çocuklarını bu kişilere rahatlıkla emanet edebilir ya da çocuklarını bu kişilerin yanında rahatlıkla bırakabilirler. Anne baba olarak çocuğumuzun başına böyle bir olayın gelmemesi için dikkatli ve bu konuda bilgili olmamız şarttır. Bunun için öncelikle çocuğunuzla iyi ve güvenilir bir iletişim kurmanız gerekmektedir. İyi bir iletişim açık, güvenilir ve dürüst olmayı, kararlılıkla hareket etmeyi, iyi bir dinleyici olmayı, sevgiyle ve dostça yaklaşımı gerektirir. Çocukların cinsel istismar konusunda genellikle yalan söylemezler. Bu konuda yalan söyleme oldukça nadirdir ve ancak bir uzman görüşmesinde anlaşılabilir. Dolayısıyla böyle bir konuda çocuğa güvenmek ve inanmak çok önemlidir. Cinsel istismarın en çok parklarda, genel tuvaletlerde, karanlık, ıssız yerlerde ya da sokaklarda, boş inşaat alanlarında olacağını düşünerek bu gibi yerlerden korksak da, ne yazık ki cinsel istismara en çok evde, okulda ya da ev ile okul arasında kalan yol ve çocuğun çevresindeki alanlarda rastlanmaktadır" diye konuştu.

Her yaştan çocuğun istismara maruz kalabileceğini belirten Böcü, "Dolayısıyla her çocuğa küçük yaşlardan itibaren iç çamaşırı kuralı öğretilmelidir. Çocuklarınıza vücutlarının kendilerine ait olduğunu ve hiç kimsenin, kendi izinleri olmadan, vücutlarına dokunamayacağını öğretmelisiniz. Onlara şu kuralı hatırlatmalısınız: Başkaları çocukların iç çamaşırlarına ve çamaşırın iç kısmındaki bedenlerine dokunamazlar. Çocuklar da aynı şekilde başkalarının bu yerlerine dokunmamalıdır. Doktorlar, anne-baba ya da bakıcılar gerekli durumlarda ayrıcalıklı olabilirler. Yine de en ufak bir rahatsızlık hissettiklerinde 'hayır' demeleri gerektiğini çocuğunuza açıklamalı ve gerektiğinde 'hayır bana dokunma' demeye teşvik etmelisiniz. Çocuğunuza sır tutmanın, iyi ve kötü sırların ne olduğunu da öğretmelisiniz. İyi sırlar mutluluk verir, kötü sırlarsa mutsuzluk verir. İstismarcılar, sıklıkla 'bu bir sır, aramızda kalsın, sakın kimseye söyleme' derler. Eğer çocuğunuza, kötü sırları saklamaması gerektiğini öğretmediyseniz, istismara uğradığı takdirde, 'sır tutmak her zaman iyidir' düşüncesi ve yanılgısıyla bunu size söylemeyebilir. Çünkü çocukların kural algısı yetişkinlere göre daha katı olabilmektedir. Bir kural koyduğunuzda, o kuralı bozabileceği istisna durumlarını ona öğretmezseniz, çocuklar ne pahasına olursa olsun o kurala bağlı kalabilirler. Benzer biçimde, 'başkalarına bağırmak, başkasını itmek' sıradan koşullarda çocuğunuzun yapmasını istemediğiniz davranışlardır ve ona öğrettiğiniz kurallardandır. Ancak bu kuralları, kendisine yaklaşılmasından rahatsızlık duyduğu, hoşlanmadığı bazı durumlarda bozabileceğini ona açıkça anlatarak öğretmelisiniz. Çocuğunuza iyi ve kötü dokunmaların neler olduğunu da öğretmelisiniz. İyi dokunmalar ailemizin, arkadaşlarımızın ve diğer tanıdık çevremizin bizi önemsediğini hissettirir. Kötü dokunmalar ise bize kendimizi kötü hissettirir. Kötü bir dokunma sezdiğimizde kendimizi öfkeli ve kirlenmiş hissederiz. Çocuğunuza, kötü dokunmaya maruz kaldığında, 'dokunma' diyebilmesini, gerektiğinde çevresinden yardım istemesini, bağırmasını ya da kötü dokunan kişiyi itip kaçmasını söyleyebilirsiniz" şeklinde konuştu.

"ÇOCUKLARINIZI DUDAKLARINDAN KESİNLİKLE ÖPMEMELİ"

Çocuklara mutlaka cinsel eğitimin verilmesi gerektiğini ifade eden Böcü şunları söyledi: "Cinsellik hakkında yaşına göre bilmesi gerekenden daha az bilgiye sahip olması çocuğunuzun cinsel istismara maruz kalma riskini de arttırır. Çocuğun olası tacizlere karşı kendini koruyabilmesi için sağlıklı bir cinsel bilgiye ihtiyacı vardır. Örneğin, çocuğunuz size 'ben nasıl doğdum?' sorusunu sorduğunda ona 'seni leylekler getirdi' demek doğru olmayan ve faydasız bir açıklamadır. Bunun yerine, çocuğun yaşına göre bir açıklama yapmak en doğrusudur. Örneğin, çocuğunuz küçükse 'biz annenle veya babanla birbirimizi sevdik, evlendik. Daha çok sevdiğimizdeyse sen oldun' denilebilir. Eğer çocuğunuzun yaşı bu açıklamadan tatmin olmayacak kadar büyükse açıklamayı yapan ebeveyne göre 'annenin yumurtalarıyla benim tohumlarım birleşti ve bu birleşmeden yaklaşık 9 ay sonra sen doğdun' denilebilir. Eğer çocuğunuzun yaşı daha büyükse, artık cinsel birleşmenin ne olduğunu, bu konuda yazılmış ve görsellik içeren kitaplardan yararlanarak onunla birlikte okumalı ve ona gerekli açıklamaları yapmalısınız. Unutmayın, çocuğunuza zamanında ve doğru bilgiler içeren cinsel eğitim vermek, çocuğunuzu cinsel istismardan korur, yetişkinlik döneminde daha sağlıklı bir cinsel hayatı olmasına da katkıda bulunur. Doğru bilgiye dayanan ve çocuğun yaşına göre cinsel eğitim vermek aynı zamanda her anne ve babanın annelik ve babalık görevidir. Çocuğunuz yaklaşık 2 yaşına geldiğinde yatağını ayırmalısınız. Bunun için gerekirse bir uzmandan bu konuda destek de alabilirsiniz. Çocuğunuzun özel yani mahrem alanı olduğunu ona öğretmeli ve o alana öncelikle siz girmemelisiniz. Çocuğunuz fiziksel yeterliğe ulaştığında genital bölgelerini, artık kendisinin temizleyebileceğini ona öğretmelisiniz. Özellikle erkek çocuklarının cinsel organını uygun olmayan yerlerde bir başkasına göstermesi için asla talepte bulunmamalısınız. Bunun için ısrar etmemeli ve çocuğunuzu kesinlikle zorlamamalısınız. Kız çocuğunun da erkek çocuğunun da genital bölgelerinin aynı derecede özel olduğunu unutmayın. Çocuklarınızı dudaklarından kesinlikle öpmemeli ve iyi niyetle ya da oyun amacıyla da olsa kimsenin onu öpmesine izin vermemelisiniz. 'Bana bir öpücük verirsen sana şeker veririm' gibi yanlış diyaloglarda duruma müdahale edip hemen düzeltmeli ve çocuğunuz istemediği takdirde kendisini öptürmesi için ısrar etmemelisiniz. Çocuk istemediği takdirde, hiç bir arkadaşınızın, komşunuzun ya da bir yakınınızın çocuğunuzu öpmesine asla izin vermemelisiniz. Özel alan ve özel bölge kavramlarını edinen çocuklar cinsel istismara karşı daha iyi korunmuş olacaklardır."

Anahtar Kelimeler:
Aramızda KalsınAli Boz
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.