Cilt Lekeleri Kaderiniz Olmasın

DR Plus Klinikleri Ankara Şubesi Medikal Direktörü Dermatolog Dr. Yelda Terzioğlu, teknolojinin ve bilimin getirdiği imkanlar ışığında 'lazerle leke tedavisi' uygulamalarını anlattı.

Cilt Lekeleri Kaderiniz Olmasın

DR Plus Klinikleri Ankara Şubesi Medikal Direktörü Dermatolog Dr. Yelda Terzioğlu, teknolojinin ve bilimin getirdiği imkanlar ışığında 'lazerle leke tedavisi' uygulamalarını anlattı.

25 Mart 2016 Cuma 08:01
49 Okunma
Cilt Lekeleri Kaderiniz Olmasın

DR Plus Klinikleri Ankara Şubesi Medikal Direktörü Dermatolog Dr. Yelda Terzioğlu, teknolojinin ve bilimin getirdiği imkanlar ışığında "lazerle leke tedavisi" uygulamalarını anlattı.

Ankara'da ve İstanbul'da güzellik yolculuğuna çıkan hemen her kadının yolunun düştüğü DR Plus Klinikleri'nin Ankara Şubesi Medikal Direktörü Dermatolog Dr. Yelda Terzioğlu, "Cildimize rengini veren maddeler, melanin olarak adlandırılan pigmentlerdir. Ciltte görülen lekeler, bu melanin pigmentlerinin belirli bölgelerde artmasıyla ortaya çıkar. Melaninin toplandığı bu noktalar doğuştan var olabildiği gibi birtakım dış faktörler sebebiyle de ortaya çıkabilmektedir. Temel dış etkenleri de güneş ve ilerleyen yaş olarak belirtebiliriz. Bunların dışında sistemik birtakım hastalıklar, gebelik gibi hormonal değişimlere sebep olan durumlar ya da çeşitli ilaçların kullanımı da ciltte leke oluşumuna neden olabilir" dedi.

Hem oluşma sebepleri hem de yapıları itibariyle bakıldığında çok farklı leke tipi olduğunu söyleyen Dr. Terzioğlu, "Doğumdan gelen lekeler, güneş kaynaklı lekeler, çiller ve enflamasyon sonrası oluşan lekeler vardır. Solar lentigo olarak adlandırılan leke tipi, özellikle yüz, kol ve ellerde güneşe maruz kalan kısımlarda oluşabilen lekelerdir. Solar lentigo oluşumunda temel etken güneş olmakla beraber ilerleyen yaş da etkileyici bir faktör olabilmektedir. Melazma şeklinde isimlendirilen lekeler ise yüzde görülen, erkeklerde de genetik cilt tipi nedeni ile yatkınlıkla görülebildiği gibi özellikle kadınlarda gebelik ve doğum kontrol hapı kullanımı gibi hormonal kaynaklı ortaya çıkabilen lekelerdir. Güneş kaynaklı olarak da oluşabilir veya güneş maruziyetiyle artabilirler. Bu lekeler çoğunlukla kadınlarda görülür" diye konuştu.

Genellikle açık tenli insanlarda yüzde ve vücutta küçük, çok sayıda görülebilen bir başka leke çeşidinin de çiller olduğunu söyleyen Dr. Terzioğlu, şunları kaydetti:

"Çil oluşumunda güneş ışığıyla temas bir faktördür. Ota nevüs, ıto nevüs gibi isimlerle adlandırılan lekeler doğumdan gelen lekelerdir. Ota nevüs, yüzde çoğunlukla tek taraflı oluşan kahverengi, mavi-siyah renklerde görülebilir. Ito nevüs ise sırt ve omuz bölgelerinde bulunabilen mavi-siyah renklerde lekelerdir."

CİLT LEKELERİNİN TEDAVİSİ

Cilt lekelerinin tedavisini planlarken lekenin çeşidi, boyutu ve derinliği gibi faktörleri göz önünde bulundurduklarını ifade eden Dr. Terzioğlu, "Bu noktada lazer, peeling ve medikal yaklaşımlar, PRP, mezoterapi gibi yöntemler izlenebilir ya da bu yöntemler kombine edilebilir. Medikal ve kimyasal yaklaşımlar, cilde çeşitli lokal ilaçların kullanılmasıyla gerçekleştirilir" dedi.

Dermatolog Dr. Yelda Terzioğlu, lazerle leke tedavisi konusunda ise şunları söyledi:

"Q-Switched Nd:YAG lazerler leke tedavisinde özellikle de güneş, hormon ve ilaç kaynaklı lekelerin tedavisinde en çok tercih edilen sistemlerdir. Bazı durumlarda fraksiyonel karbondiyoksit lazer ve IPL teknolojileri de kullanılabilmektedir. Doğru dalga boyundaki lazer ışınlarının lekenin bulunduğu deri bölgelerine gönderilerek bu noktalarda sıklaşmış melanin pigmentlerinin parçalanması amaçlanır. Melanin yapıları parçalanmasıyla beraber bölgede lazerin yarattığı hasarla beraber ciltte bir iyileşme ve yenilenme başlar. Bu hasarlanmış cilt bölgesinde özellikle kollajen sentezlenmesi hızlandırılır ve hücre yapımı artar. Bu noktada hem cildin yenilenmesi sağlanırken hem de küçük parçalara ayrılan melanin yapılarının yok edilmesi sağlanır. Melanin parçalarının ortadan kaldırılmasıyla lekede renkte açılma gözlemlenir."

LAZERLE LEKE TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?

Lazerle leke tedavisinin nasıl yapıldığını anlatan Dr. Terzioğlu, "Öncelikle bize leke problemiyle başvuran hastayı muayene ettikten sonra hangi tedavi yöntemlerinin izlenebileceğini belirleriz. Ayrı ayrı seçenekler ve kombine yaklaşımlar bu noktada iyice değerlendirilir. Lazer sistemlerinin tedavi için en iyi seçenek olduğu belirlendikten sonra işlem, lazer ışınlarının cihazın başlığı yardımıyla lekenin üzerine uygulanması şeklinde yapılır. Uygulamanın kaç seans yapılacağı, lekenin durumuna bağlıdır. Ancak ortalama bir sayı vermek gerekirse 5-10 seans kadar yapılabilmektedir. Seans aralıklarının da 1-2 hafta kadar olabileceğini söyleyebiliriz" diye konuştu.

Leke tedavilerinde hem tedavinin başarısı hem de kalıcılığını etkileyen pek çok faktör olduğunu ifade eden Dr. Terzioğlu, "Ancak, tedavi yapılmasa bile lekeye yatkınlığı olan kişilerin güneşe maruziyetten kendisini koruması çok önemlidir. Leke problemi olan kişilerin özellikle bilmesi gereken nokta, tedavinin kişiden kişiye farklılıklar gösterebileceğidir. Hem lekenin yapısı hem kişinin cilt yapısı sonuçları ve kalıcılığı etkileyebilir. Genel olarak baktığımızda tedavi başarılı olan hastalarda uzun süreli bir kalıcılıktan bahsedebiliriz. Hastaların bilmesi gereken bir diğer önemli husus da, tedavi sonrasında tam iyileşme görülmese bile eskiye göre cildin daha iyi bir görünüme kavuşacağı ve lekenin renginde bir açılmanın görüleceğidir" dedi.

Lazerle leke tedavisi yaptırmak isteyenlerin nelere dikkat etmesi gerektiğini anlatan Dr. Terzioğlu, "Öncelikle her tedavide olduğu gibi işlemin yaptırılacağı koşullar oldukça önemlidir. Hijyenik ve tıbbi altyapısı uygun merkezlerde uygulamanın yaptırılması birçok risk olasılığının giderilmesini sağlar. Ayrıca tedavinin uzman bir doktor tarafından planlanması ve yapılması da sonuçların başarısı açısından oldukça mühimdir" şeklinde konuştu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.