Vatandaşların Şahin'den Dokunulmazlık Ve İdam İsteği

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, dokunulmazlıkların kaldırılması ile ilgili, 'CHP'den pazartesi veya salı günü cevap gelecek ve olumsuz geleceğini tahmin ediyoruz. Bir anayasa değişikliği ile bir anda 15 gün içerisinde tüm dosyaları yargıya göndermeyi başaramazsak şuanki usule göre belki birkaç ay zamanımızı alacak ama bu yolu denemek zorundayız. Aksi halde bunu böyle tutamayız. İş artık zıvanadan çıktı' dedi.

Vatandaşların Şahin'den Dokunulmazlık Ve İdam İsteği

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, dokunulmazlıkların kaldırılması ile ilgili, 'CHP'den pazartesi veya salı günü cevap gelecek ve olumsuz geleceğini tahmin ediyoruz. Bir anayasa değişikliği ile bir anda 15 gün içerisinde tüm dosyaları yargıya göndermeyi başaramazsak şuanki usule göre belki birkaç ay zamanımızı alacak ama bu yolu denemek zorundayız. Aksi halde bunu böyle tutamayız. İş artık zıvanadan çıktı' dedi.

03 Nisan 2016 Pazar 15:21
88 Okunma
Vatandaşların Şahin'den Dokunulmazlık Ve İdam İsteği

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, dokunulmazlıkların kaldırılması ile ilgili, "CHP'den pazartesi veya salı günü cevap gelecek ve olumsuz geleceğini tahmin ediyoruz. Bir anayasa değişikliği ile bir anda 15 gün içerisinde tüm dosyaları yargıya göndermeyi başaramazsak şuanki usule göre belki birkaç ay zamanımızı alacak ama bu yolu denemek zorundayız. Aksi halde bunu böyle tutamayız. İş artık zıvanadan çıktı" dedi.

Kurtuluş Mahallesi'nde vatandaşlarla bir araya gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'e, Yavuz İpek ve Mustafa Çakır isimli vatandaşlar HDP'li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılıp, idam cezasının yeniden çıkarılması taleplerini iletti. Şahin, farklı düşüncelere sahip olan bir takım insanların olabileceğini belirterek, "Bu insanların kurduğu siyasi partilerde olabilir. Demokrasi vatandaşların siyasi partiler yoluyla düşüncelerini iktidara taşımaları yoludur. Şimdi HDP diye bir siyasi partinin kurulmasından, seçimlere girmesinden ve parlamentoya milletvekili sokmasından biz rahatsızlık duymayız. Ancak bu siyasi parti düşüncelerini demokratik yolla parlamento zemininde çalışarak, kanun teklifleri vererek, bunu Meclis'ten yasalaştırıp geçirerek, partinin projelerini uygulamayı bir tarafa bırakarak, silahlı terör örgütünün siyasi uzantısı izlenimi verirse, polisimizi, jandarmamızı şehit eden ve bu ülkeye başkaldıran terör örgütüne destek veren, onların iyi bir iş yaptıklarını söyleyen bir siyasi parti haline gelirlerse, bu siyasi parti ve milletvekilleri meşrutiyetlerini kaybederler. Bir siyasi parti silahı savunamaz, silahlı mücadeleyi savunamaz ve silahlı mücadele yapan örgütlerin arkasında duramaz. Bu durumda iki şey yapılabilir, geçmişte yapıldı. Bu tür teröre destek veren ve verdiğine dair güçlü emareler veren siyasi partiler hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu partinin kapatılması için Anayasa Mahkemesi'ne dava açabilir. Geçmişte o kadar çok siyasi parti kapatıldı ki, bir parti kapatılıp başka bir isimle başka bir parti kuruldu. Biz AK Parti olarak siyasi partilerin kapatılması yoluyla bir netice alınacağı kanaatinde değiliz. O nedenle suç işleyen milletvekilleri ile ilgili işlem yapmak gerekir. Dokunulmazlık konusu bu nedenle geldi. Bunun çaresi suç işlediğine inandığımız bu milletvekilini yargının önüne getirmektir. Milletvekili seçildiği an yargılanması ile ilgili Meclis'in kararı gerekiyor. Şuanda HDP'li vekillerin 400'e yakın dokunulmazlıkları ile ilgili dosyası var. Bunları kaldıralım dedik. Şimdi sadece bunları kaldıralım dediler ama başka dokunulmazlık dosyaları da var. Biz hepsini kaldıralım dedik. Bizim de 22 milletvekilimiz hakkında da farklı iddialar sebebiyle dosyalar var, onlar da kaldırılsın. Bunu kaldırmak için komisyonun iki ay, hatta 3 ay çalışması gerekiyor. Parlamentoda günlerce, aylarca çalışmak gerekiyor. Her bir milletvekili en az bir saat kendini savunacak. 20016 yılında bu dosyaları kaldıralım dersek bu yılı bununla geçirmemiz gerekiyor. Bunun için anayasaya geçici bir madde ekleyelim. Şuanda parlamentoya gelmiş, Bakanlığa ve Başbakanlığa gelmiş tüm dokunulmazlık dosyaları ilgili geçici bir madde ile 'başka hiçbir işleme gerek kalmadan dokunulmazlığı kaldırılmıştır' diye anayasaya bir hüküm koyup yargıya gönderelim dedik. Bu konuda teklifimizi hazırladık, CHP'ye getirdik. Diğer siyasi partiler bu konuda maalesef bize destek veren tavır içerisine girmedi. CHP'den cevap bekliyoruz. Bence CHP destek vermeyecek, çünkü genel başkanlarının 37 tane dosyası var. Kılıçdaroğlu'nun sadece kendisinin 37 tane dosyası var ve bizim böyle bir şey yapacağımızı beklemiyorlar. Tüm dokunulmazlıkların kaldırılması için bizden böylesine bir adım atacağımızı beklemiyorlardı ve şok etkisi yaptı. Bu önerimize destek vermeyeceklerdir. Bunun içinde bizde partimizin yetkili organlarındaki arkadaşlarımızla değerlendiriyoruz. Şu anki anayasa ve iç tüzüğe göre biz derhal karma komisyonu toplansın ve bu dosyalarla ilgili hazırlık komisyonlarını kursun, cumartesi ve pazar da dâhil gece gündüz çalışarak bu milletvekilleri ile ilgili dokunmazlıkları işleme alarak biran önce kaldıralım. Bu anayasa değişikliği zaman alacak, zaten destek vermiyorlar. Bu yönde vatandaşımızın beklentisi var" dedi.

"İŞ ARTIK ZIVANADAN ÇIKTI"

CHP'den pazartesi veya salı günü gelecek cevabın olumsuz olacağını tahmin ettiğini kaydeden Şahin, " Anayasa değişikliği ile bir anda 15 gün içerisinde tüm dosyaları yargıya göndermeyi başaramazsak şu anki usule göre belki birkaç ay zamanımızı alacak ama bu yolu denemek zorundayız. Aksi halde bunu böyle tutamayız. Olmadı bu dosyalar dönem sonuna kalsın diyemeyiz. İş artık zıvanadan çıktı. O bakımdan yapmamız gerekenin bu olduğunu düşünüyoruz" ifadesinde bulundu.

"TÜRKİYE'NİN İÇİNDE BULUNDUĞU ULUSLARARASI TAAHHÜTLERİ, İDAMI KALDIRACAK BİR ADIM ATMAYA MÜSAADE ETMEZ"

Vatandaşın idamın yeniden çıkarılması yönündeki taleplerine de cevap veren Şahin, "İdamın kaldırılması ile ilgili milletvekili olarak kalksın mı, kalkmasın mı diye sorusuna cevap verecek beyanda bulunmayayım. Ancak Avrupa Birliği sürecinde bizim müzakere tarihi almamız, yasalarımızda yapmış olduğumuz bazı değişikliklerle mümkün oldu. Bunların bir tanesi de anayasadan ve yasadan idam cezasını kaldırma sonucunda AB ile müzakere sürecini başlattık. Avrupa Birliği içerisinde ekonomik ve demokratik standartlarını Türkiye'ye getirme bakımından, AB sürecinin Türkiye'ye yararlı olacağını düşünüyoruz. Zaten 60 yıla yakın bir süredir Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin hedefi AB üyesi olma hedefidir. Bu sadece bizim değil, bizden önceki hükümetlerin de düşünceleriydi. O bakımdan idam kalksın diye bir anayasa değişikliği yaparak, ceza kanunundan idamı kaldırarak bir adım attığımızda bazı şeylerde sorunlar ve sıkıntılarla karşılaşacağımızı bilmemiz lazım. İdam geldi diye silahları bırakalım diyeceğini düşünmüyorum teröristlerin. Bir kişi canlı bomba olup hem kendini hem de orada bulunanları öldürmeyi göze almışsa idamı getirseniz de bir şey fark etmez. Şuanda Türkiye'nin içinde bulunduğu uluslararası taahhütleri idamı kaldıracak bir adım atmaya müsaade etmez. Dokunulmazlıklarla ilgili diğer partiler destek vermezlerse biz kendi adımımızı kendimiz atacağız" diye konuştu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.