Ulusal Kanser Haftası Sempozyumu Başladı

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, kanser hastalığında erken teşhisin önemine dikkat çekerek, 'Erken teşhisle tedavi kısmına geçmeden hadisenin yüzde 70'ini çözebiliyoruz. O nedenle Sağlık Bakanlığı olarak son yıllarda artık biz 'Sağlıklı Yaşam Kültürünün Teşviki' diye bir başlık koyduk. Biz bireye her yaş grubunda algısına göre bireye sağlıklı yaşam kültürünü mal edebilirsek, bu her geçen gün insanlığın da korkuyla baktığı bulaşıcı olmayan hastalıklardan da korkmaktan kurtulabiliriz' dedi.

Ulusal Kanser Haftası Sempozyumu Başladı

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, kanser hastalığında erken teşhisin önemine dikkat çekerek, 'Erken teşhisle tedavi kısmına geçmeden hadisenin yüzde 70'ini çözebiliyoruz. O nedenle Sağlık Bakanlığı olarak son yıllarda artık biz 'Sağlıklı Yaşam Kültürünün Teşviki' diye bir başlık koyduk. Biz bireye her yaş grubunda algısına göre bireye sağlıklı yaşam kültürünü mal edebilirsek, bu her geçen gün insanlığın da korkuyla baktığı bulaşıcı olmayan hastalıklardan da korkmaktan kurtulabiliriz' dedi.

06 Nisan 2016 Çarşamba 12:20
69 Okunma
Ulusal Kanser Haftası Sempozyumu Başladı

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, kanser hastalığında erken teşhisin önemine dikkat çekerek, "Erken teşhisle tedavi kısmına geçmeden hadisenin yüzde 70'ini çözebiliyoruz. O nedenle Sağlık Bakanlığı olarak son yıllarda artık biz 'Sağlıklı Yaşam Kültürünün Teşviki' diye bir başlık koyduk. Biz bireye her yaş grubunda algısına göre bireye sağlıklı yaşam kültürünü mal edebilirsek, bu her geçen gün insanlığın da korkuyla baktığı bulaşıcı olmayan hastalıklardan da korkmaktan kurtulabiliriz" dedi.

Sağlık Bakanı Mehmet Müsezzinoğlu, Kanser haftası dolayısıyla Türkiye Halk Sağlığı Kurumu ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı'nın (TÜSEB) ortaklaşa hazırladığı 3 gün sürecek olan "Ulusal Kanser Haftası" sempozyumuna katıldı. Bakan Müezzinoğlu, yaptığı konuşmada kanserin önemli bir başlık olduğunun altını çizerek, "Herhalde kendini farkeden 8-10 yaşındaki bir çocuktan tutunuz hangi yaşa gelirse gelsin en çok korktuğu hastalık kanser. Önümüzdeki beşli, onlu yıllarda da tıp camiamızın ve insanlık camiasının en önemli konu başlığı olmaya devam edecektir. İnşallah en kısa zamanda bilimsel gelişmeler ve insanlığın bilinçli duyarlılığı bu anlamdaki sorunu ikinci, üçüncü plana itebilecek, hatta gündemimizden kaldıracak sürece katkı sağlayabilir. Onun için iki temel başlık var. Bunlardan biri bilimsel gelişmeler ama diğeri de insanlığın ve insanımızın bu anlamdaki bilinci ve duyarlılığıdır" şeklinde konuştu.

"Bugün kanserin etkenleri arasında çevresel nedenler yüzde 90, genetik neden yüzde 10'larda" diyen Müezzinoğlu şöyle devam etti:

"Peki çevresel nedenleri çözebilme bu yüzde 90'daki büyük çoğunluğu bireyin elinde. O zaman bize düşen elinde olan bu imkanı bireye mal edebilmek. Yüzde 90'ı çevresel etkenlerle olan kansere baktığımızda üçte bir engellenebilir. Erken teşhisle tedavi kısmına geçmeden hadisenin yüzde 70'ini çözebiliyoruz. O nedenle Sağlık Bakanlığı olarak son yıllarda artık biz 'Sağlıklı Yaşam Kültürünün Teşviki' diye bir başlık koyduk. Biz bireye her yaş grubunda algısına göre bireye sağlıklı yaşam kültürünü mal edebilirsek bu her geçen gün insanlığın da korkuyla baktığı bulaşıcı olmayan hastalıklardan da korkmaktan kurtulabiliriz."

"BEN SAĞLIKLIYSAMIN GEREKLERİNİ YAPMALIYIZ"

"Sağlık Bakanlığı olarak sağlıklı yaşam kültürünü sağlık camiamızın tüm paydaşlarıyla özellikle aile hekimlerimizle güçlü bir şekilde bireye mal edelim" ifadesini kullanan Bakan Müezzinoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kültür kelimesini seçmemizin bir nedeni var; bir tarz olmalı, bir yaşam felsefesi olmalı. Kendine değer veren insanın en önemli özelliği üretken olmasıdır. Sağlıklıysam faydalı olabilirim, ben sağlıklıysam hayallerimin peşinden koşabilirim, ben sağlıklıysamın gereklerini yapmalıyız; kötü alışkanlıklardan uzak durmak, sağlıklı beslenme, hareketli yaşam ve obeziteyle mücadele. Bunların üçüde her bireyin kendisine saygı adına yapması gerekenlerdir. Özellikle bu organizasyonların inanıyorum ki konunun temel sorununun nerede olduğunu paylaşıyoruz. Bunu toplumla paylaşarak bir bilince ve şuura dönüştürüyoruz. O zaman işte yüzde 30'luk kısmı toplumla, diğer yüzde 30'luk kısmı bizim bu dinamiklerimizle, taramalarımızla, farkındalık oluşturabilme dinamiklerimizle, bunda da ciddi bir başarıyı yakalayacığımıza inanıyorum."

"GÜNEYDOĞUDAKİ ERKEN TARAMA ÇALIŞMALARI AZALMADI AKSİNE ARTTI"

Bakan Müezzinoğlu şunları kaydetti:

"Az önce Murat kardeşime sordum; 'Erken tarama, KETEM'lerdeki dinamikler Güneydoğu Bölgesi'nde 5,6 aydır sıkıntı yaşıyoruz. Burada erken taramalarda sayısal bir azalma var mı?' diye sorduğumda 'Hayır Sayın Bakanım tam aksine rakamlar arttı' dedi. Ondan sonra da bir baktım ki Tunceli ödül aldı. Güneydoğu'da bütün sorunlara ve sıkıntılara rağmen hiçbir aksatma yapmadan bu işlerini yapan arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımıza sağlık dinamiklerine verdiği destek dolayısıyla kendisine teşekkür ediyorum. Bisiklet yolu lansmanını külliyede yaparak buraya geldik. Şimdi her gittiğim ilde belediyelere şunu soracağım; ne kadar bisiklet yolu yaptın? Cumhurbaşkanlığı düzeyinde bir ülkede hareketli yaşamın dinamiklerine sahip çıkma varsa, sivil toplum örgütlerimizle bu sahiplenmeyi çok daha güçlü yapabileceğiz."

23 Nisan, 19 Mayıs, Haziran ve Ekim aylarında MEB ile birlikte özellikle çocuklara ve gençlere 65 bin bisiklet dağıtımının yapılacağını vurgulayan Müezzinoğlu şunları kaydetti:

"Buradaki niyetimiz birilerini bir algı oluşturarak bir kültürün sahibi yapmak. Arzumuz kimyamızı bozan hastalıklardan korkmak yerine direnişimizi yükseltmek. Aile Sağlığı Merkezlerimiz için yeni ve güçlü fiziki alanda çalışmalarımız başladı. Bu yıl inşallah aile hekimliğine en az 3 bin ama hedefimiz 4 bin arkadaşımızı bu camianın kadrosuna katmak."

Konuşma sonrasında Müezzinoğlu, çalışmalarından dolayı sağlık çalışanlarına ödül verdi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.