Kılıçdaroğlu'ndan Eleştirilere Cevap

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Deyimler sözlüğüne baktım. Önüne yatmak iki anlama geliyor. Bir, bir kimsenin önüne boylu boyunca uzanmak. İki, bir kişi veya kurumu korumak amacıyla elindeki imkanları kullanmak. Bunu alıp da cinsel bir alana çekmek, onların kafalarının arkasında neleri düşündüklerini gösteriyor aslında. Tam bir ahlaksızlık örneği' dedi.

Kılıçdaroğlu'ndan Eleştirilere Cevap

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Deyimler sözlüğüne baktım. Önüne yatmak iki anlama geliyor. Bir, bir kimsenin önüne boylu boyunca uzanmak. İki, bir kişi veya kurumu korumak amacıyla elindeki imkanları kullanmak. Bunu alıp da cinsel bir alana çekmek, onların kafalarının arkasında neleri düşündüklerini gösteriyor aslında. Tam bir ahlaksızlık örneği' dedi.

07 Nisan 2016 Perşembe 10:53
Kılıçdaroğlu'ndan Eleştirilere Cevap

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Deyimler sözlüğüne baktım. Önüne yatmak iki anlama geliyor. Bir, bir kimsenin önüne boylu boyunca uzanmak. İki, bir kişi veya kurumu korumak amacıyla elindeki imkanları kullanmak. Bunu alıp da cinsel bir alana çekmek, onların kafalarının arkasında neleri düşündüklerini gösteriyor aslında. Tam bir ahlaksızlık örneği" dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Türk Tabipler Birliği Genel Merkezi'ni ziyaretinde gazetecilerin sorularını cevapladı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu'na yönelik sözlerinin ardından gelen tepkilerle ilgili konuşan Kılıçdaroğlu, "Ben Bakan hakkında demişim ki, 'Birilerinin önüne yatıyor, Ensar Vakfı'nın önüne yatıyor.' Deyimler sözlüğüne baktım, önüne dikilmek, önüne düşmek, önüne geçmek, önüne gelen, önüne katmak, önüne yatmak deyimleri var. Önüne yatmak iki anlama geliyor. Bir, bir kimsenin önüne boylu boyunca uzanmak. İki, bir kişi veya kurumu korumak amacıyla elindeki imkanları kullanmak. Bunu alıp da cinsel bir alana çekmek, onların kafalarının arkasında neleri düşündüklerini gösteriyor aslında. Tam bir ahlaksızlık örneği. Ensar Vakfı'nın önüne yatıyorsun. Evet bir daha söylüyorum, çocuklar tecavüze uğruyor, sen bakansın, çocukları koruyacağın yerde kalkıp vakfı koruyorsun. Bu benim ağrıma gidiyor. Ensar Vakfı'na o yurtları kim açtırdı? Kim görmezden geldi o yurtları? Kaldı ki önüne yatmayı bizim siyasette kullanan kişi de kendi bakanları. Sadece Aile Bakanı değil, Milli Eğitim Bakanı da Ensar'ın önüne yatmış vaziyette. El birliğiyle savunuyorlar. Çocukları savunan yok" dedi.

"BİZ HAKLIYIZ, BİZ NAMUSLUYUZ, BİZ ÇOCUKLARIMIZI KORURUZ"

"Ben o diktatör bozuntusuna da seslenmek istiyorum" ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, "Çocuklar Karaman'da tecavüze uğrarken sen konuştun mu? Ağzından bir cümle çıktı mı? Kalkmışsın bir de bize saldırıyorsun. Sen hiçbir şey yapamazsın. Cürümün olsa oturduğun yer kadardır. Yakacağın yer o kadardır. Biz haklıyız, biz namusluyuz. Biz çocuklarımızı koruruz. AK Partisi'nin parlamentoda olan kadınlarına da sesleniyorum, sizin bakanlarınız KAİMDER'in, Ensar'ın önünde yatarken onları canhıraç bir şekilde savunurken siz hiç o çocukları, ailelerini, çektikleri acılarını düşündünüz mü? Bir anne çocuğunu sinek ısırsa yüreği dağlanır. Bunlarda nasıl bir ahlak, vicdan var? Beni protesto ediyorlar, başımın üstüne her türlü protestoyu yapabilirsiniz. Ben sizden sadece bir şey bekliyorum. O çocuklara niye sahip çıkmıyorsunuz? Sorumluluk üstlenmesi gereken kişiler sorumluluk üstlenmiyorlar. Bütün sorumluluk CHP'deymiş. Emin olun çok üzgünüm" diye konuştu.

"DERHAL DAVAYI AÇINIZ"

Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Sayın Bakan dedi ki, 'Ben Kılıçdaroğlu'nu mahkemeye vereceğim.' Kendisinden istirham ediyorum, derhal davayı açınız. Açınız ki bütün pislikleri o mahkemeye getirelim. Bekliyorum. Sayın Bakan'a bir soru sormak istiyorum. 'Ensar Vakfı'nda bir kere oldu diye vakıf mı kötülenir' diye cümle kullandı. Bu bir kere bir annenin yüreğini nasıl sızlatmaz. Ben merak ediyorum. Bu nasıl bir insani boyuttur. Bunu anlamakta zorluk çekiyorum. Bu konuda da bir açıklama yaparsa çok mutlu olurum. Gençlik kolları, diğerleri eleştirebilirler. Hepsini bizde yargıya götüreceğiz, bize yapılan haksızlıklar konusunda. Bir çağrım daha diktatör bozuntusunu, burada kullandığım ifadeler dolayısıyla dava açmasını bekliyorum. Çünkü dava açmalı ki ben namus ve şerefin ne anlama geldiğini ona mahkemede öğreteceğim. Bekliyorum dava açsın."

"GEÇİCİ BİR DÜZENLEME DEĞİL, SÜREKLİ BİR DÜZENLEME İSTİYORUZ"

Dokunulmazlıklarla ilgili soruya ise Kılıçdaroğlu, "Dokunulmazlıklar konusunda biz görüşlerimizi AK Parti'ye bildirdik. Biz kürsü dokunulmazlığı hariç kalkmasını istiyoruz. Geçici bir düzenleme değil, sürekli bir düzenleme istiyoruz. 83. maddenin değiştirilmesini istiyoruz. Bakanlar iktidar partisinin getirdiği model içinde dokunulmazlığın dışında tutuluyor. Oysa asıl yolsuzluğu yapanlar bakanlar, onların da bu sistemin içerisinde olması gerekiyor" yanıtını verdi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.