HDP'li Yüksekdağ'dan Meclis Başkanı Kahraman'a 'Laiklik' Eleştirisi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, 'Dindar bir Anayasa'dan bahsediyor. Bu vurguların her birisi aslında din temelli, inanç ayrımcılığı temelli saldırıların, savaşların, çatışmaların cehennemine dönüşmüş bu coğrafyada din temelli ayrımcılığı, inkarcılığı, katliamcılığı davet etmek demektir' dedi.

HDP'li Yüksekdağ'dan Meclis Başkanı Kahraman'a 'Laiklik' Eleştirisi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, 'Dindar bir Anayasa'dan bahsediyor. Bu vurguların her birisi aslında din temelli, inanç ayrımcılığı temelli saldırıların, savaşların, çatışmaların cehennemine dönüşmüş bu coğrafyada din temelli ayrımcılığı, inkarcılığı, katliamcılığı davet etmek demektir' dedi.

26 Nisan 2016 Salı 14:38
85 Okunma
HDP'li Yüksekdağ'dan Meclis Başkanı Kahraman'a 'Laiklik' Eleştirisi
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, "Dindar bir Anayasa'dan bahsediyor. Bu vurguların her birisi aslında din temelli, inanç ayrımcılığı temelli saldırıların, savaşların, çatışmaların cehennemine dönüşmüş bu coğrafyada din temelli ayrımcılığı, inkarcılığı, katliamcılığı davet etmek demektir' dedi.

HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ TBMM'de Partisi'nin grup toplantısında konuştu. Yüksekdağ, Ermenilerin Türkiye topraklarından sürüldüğünü iddia ederek, Ermenilerin acısını paylaştıklarını belirtti ve Ermeni halkından özür diledi.

Yüksekdağ, TBMM Başkanı Kahraman'ın 'yeni Anayasa'da laiklik olmamalı' sözlerini eleştirerek, "Laikliği bir cümle veya kavram üzerinde dahi olmaması gerektiğini iddia ediyor, Türkiye Cumhuriyeti Büyük Millet Meclisi Başkanı. Dindar bir Anayasa'dan bahsediyor. Bu vurguların her birisi aslında din temelli, inanç ayrımcılığı temelli saldırıların, savaşların, çatışmaların cehennemine dönüşmüş bu coğrafyada din temelli ayrımcılığı, inkarcılığı, katliamcılığı davet etmek demektir. Bakın Ortadoğu, Mezopotamya gerçekliğinin, bakın Türkiye'nin tarihine mezhepçilik, din ayrımı üzerinden geliştirilen, gerçekleştirilen kutuplaştırmalar, 'farklı bir inanç taşıyor' diye 'farklı bir mezhebe aittir' diye gerçekleştirilen katliamlar, bunların hangisi Türkiye topraklarına huzur getirdi, hangisi gerçek anlamda istikrar ve yurt sağladı? Bugün yurt bildiğimiz topraklar, bugün ortak vatan dediğimiz, demek istediğimiz topraklar, geride bıraktığımız tarih ve süreç boyunca din, mezhep savaşlarını, çatışmaların ve bu temeldeki ayrımcılık ve katliamların coğrafyasına dönüştürülmüş durumda. Bugün bu hatadan dönmek, tarihteki bu yanlışı, bu suçu ortadan kaldırmak yerine daha fazla din vurgusu yaparak hakimiyet ve hegemonya kurma peşindeler" diye konuştu.

"Dindar olanlar, samimi ve dürüstlük temelinde dine, İslam'a sahip çıkanlar normal koşullarda Türkiye'de yaşanan sayısız kirliliğe, haksızlığa, yolsuzluğa, tecavüze, tacize, istismara tutum almalıdır" diyen Yüksekdağ, şöyle devam etti:

"Yıllardır, 13 yıl boyunca halkın samimi din duygularını, inanç ve inanç değerlerini kendi siyasetlerinin malzemesi halime getirdiler. Bu Zaman kadar kullandılar ve bir Başkanlık Anayasası'nı referandumdan geçirebilmek için Başkanlık Anayasası'nı masum ve meşru gösterilmesi için dinin kutsallık elbisesini giydiriyorlar."

Yüksekdağ, dokunulmazlık konusunda ise, "Dokunulmazlık fezlekelerini iki gün sonra komisyona getirecekler. Söyledikleri bu sözler sonucunda itiraz eden, kararlı bir şekilde mücadele eden, onların hilafet etmelerine projelerine taş koyan olmasın diye Halkların Demokratik Partisi'ni istemiyorlar. HDP bu Meclis'te olmazsa ırkçı, ayrımcı söylemlerinin alanının genişleyeceğini düşünüyorlar. Ama halkların Demokratik Partisi gücünü, iradesini onların anti-demokratik, despot siyasetini engelleme büyütüldüğünde bu Meclis altında kazanmadı. Halkların Demokratik Partisi Türkiye halklarının demokratik şansı ve güvencesidir. Anayasa'yı, rejimi kendi istedikleri gibi despotik, faşist bir biçimde değiştirmek isteyenlere karşı zulüm. Sömürü iktidarını inşa etmek isteyenlere karşı HDP en güçlü direniştir' şeklinde konuştu.

Dokunulmazlıklara kaldırılmasına 'evet' diyenlerin Anayasa'yı askıya almaya 'evet' diyeceklerini belirten Yüksekdağ, "Dokunulmazlıkların kaldırılmasına 'evet' diyenler, iktidarla aynı cenahta, safta, suça ortak olacaklar. İktidarı, muhalefetiyle bütün milletvekilleri tarihe kara bir leke olarak adlarını yazdıracaklar" diye konuştu.

Dolmabahçe mutabakatına yönelik olarak ise Yüksekdağ, "Bunu bize unutturamazsınız. Sizler karşılıklı oturup, bir mutabakat yaptığınızı hatırlamak istemiyor olabilirsiniz, pişman olabilirsiniz. Ama biz size unutturmayacağız. Bizler 'barış' dediğimiz için pişman değiliz. Bizler barışı sağlamak, çözümü üretmek için pişman değiliz. Pişman olan sizsiniz' ifadelerini kullandı.

Kilis'e roket düşmesine ilişkin olarak Yüksekdağ, "Kim atmış nerden atmış bunların cevabı yok. Hükümet yetkilileri 'IŞİD atıyor' demediler" şeklinde konuştu.

Amedspor'a yapılan saldırıya karşı ilişkin Yüksekdağ'ın değerlendirmesi ise şöyle oldu:

"Türkiye'de futbol siyasetin doğrudan bir aracı haline gelmiştir. Siyasi iktidarlar tarafından kullanıldı. Bugün de ırkçılık, şovenizm ve nefret suçları futbol sahalarında ve futbol takımlarına taraftarlarına karşı işleniyor. Biz bu ırkçı saldırganlığı karşısında Amedspor'un yanında olduğumuz gibi bugün de yanındayız, yanında olacağız."

Yüksekdağ, konuşmasından önce Amedspor atkısı kürsüye asıldı ve bazı milletvekilleri atkıları boyunlarına taktılar.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.